Bırakıp gitmiş miydi ardından onu umutla bekleyen düşlerini? Yaşananların ağırlığından kaçmak bu kadar kolay mı gelmişti gözüne?
Kalbimdeki rahatsızlığa kulak vermek istemezcesine, sesimi duyurmaya çalışırken neden gitmiştin ki? Oysa dememiş miydin bunları beraber aşacağız diye?
Yaşayamadığım çocukluğum için bana pamuk şeker alırken, serçe parmağını uzatmıştın bana.
”Söz veriyorum.” demiştin.
“Söz veriyorum yaşayamadıkları yaşatacağım sana.”
Hepsi mi yalandı?
Bir seferinde de sımsıkı sarılmıştın bana yağan yağmurun altında. Ellerim üşümesin diye ceplerine koyarken dudaklarını alnıma bastırmıştın.
“Mutlu ol.” demiştin hani.
“Çünkü ben seninle mutluyum.”
Mutluysan neden gittin ki?
Tutamayacağın sözü neden verdin ki?
