Bağımlılık neydi? Neden bağımlı olurdu insan? En önemlisi de bu şeylerden kurtulmak neden bu kadar zor olurdu?
Bir kahveye olan bağımlılığımızı düşünelim mesela. Günde su içer gibi kahve içerken ister istemez vücudumuz bu duruma karşı çıkardı ya da herhangi bir sosyal medya hesabında takılırken günlük hayattan koptuğumuzda beynimiz uyarı gönderirdi.
Ama bunları umursamazdık.
Günler geçer giderken bunlar alışkanlık halinden çıkar bağımlılık olurlardı. Adeta dönüp duran bir dönme dolapta gibi bir döngünün içine hapsolurdu insanoğlu.
Ama en kötüsü bu döngüden çıkmak konusunda atılan ilk adımlar olurdu.
Bağımlılık sanki boğazlarına geçirilmiş bir urgan gibiyken nasıl olur da ondan kurtulabilirlerdi? Ucunda ölüme kavuşacaklarına bu kadar inanmışken onlar için umut neydi ki? Korkusuzca bağımlılıklarının karşısında durmak değildi bu. Bu tüm çıkışları yok olmuş bir insanın önünü aydınlatacak küçücük bir mum ışığının dahi olmamasıydı. Bunlar gerçekleşmesi kesin bir son için farkına varılması pahalıya patlayan ağır sonuçlar olurdu.
