Yaz yağmurunun ardından
Yüz güldüren ölümlü güneş
Ağustosun bir ömürlük böcekleri
Sersemliğin, uykusuzluğun zamanı
Gölgen bile gelmiyor arkandan
Takvim yapraklarını eriten güneş
Hayali bir karpuz kokusu burnumda
Sıcaktan suya atlıyor kuru yapraklar
Ölümlü bir huzur bahçede süren
Geldi mi bir sabah çıkan rüzgar
Peşinden getirdiği kara bulutlar
Dansa kalkıyor yerdeki yapraklar
Kapıları camları kapatın
Hüzün içeri giriyor
Huzur güneşle kayboldu
Kaygı her köşeyi fethetti
Akıl fırtınada, kalp ağustosta kaldı
Ama kış yenilir, dayanamaz bu kadar kaygıya
Bir gün yine kapalı camdan
El sallar sıcak ışık
Bir varmış bir yokmuş ölümlü güneş.
