Düşün bak, dokuz sene, koca bir dokuz sene görmemişsin. İletişiminiz kopmuş. Ne kadar acı da olsa, yolda görsen tanımazsın.
Bir de ergenlikten sonra insan çok değişiyor tabii. Arasan telefona o mu çıktı yoksa başkası mı, onu bile anlamazsın. Sesine kadar değişmiştir çünkü.
Çay içerken aklıma geldi eskilerden birisi. ‘Şimdi ne yapıyor acaba?’nın ardından ‘Yedi yıl önce şu şehre taşındıklarını duymuştum.’ geldi. Sonra durdum, düşündüm. O şehrin depremle sarsılıp neredeyse yok olduğunu bunca zaman fark etmemiştim. ‘Yoksa depremde orada mıydılar?’dan sonra kafamda bir ışık yandı. ‘Hala hayatta mıdır?’ diye soramadım içimden. Çok ağır bir soru gibi geldi. Onun yerine yedi yıldır girmediğim Facebook hesabına girdim.
Yaşayıp yaşamadığını öğrenebilmek için.
Korkunç bir şey değil mi?
Asıl kötü olan, neredeyse on yıldır görmediğin birinin birden aklına ölmüş olma ihtimaliyle gelebilmesi mi, yoksa ondan tek bir haber alabilmek için yapabildiğim tek şeyin internetteki profiline bakmak olması mı, bilmiyorum. Çayla gelen ilhamın sebebini de bilmiyorum. Yaktığım defterler ve kilitlediğim sandıklar nasıl açılıp canlandılar? Eskiye dönmeye ihtimal bile vermiyordum. Masum görünen pembe kabuslardan da çok uzaklaşmıştım. O kadar zaman geçmiş ki… Yine, düşün bak, diyelim ki artık-
Demesek. Demeyelim.
Belki artık hayatta olmayan biri var uzaklarda. Herkesten uzaklarda. Uzaklardaki başka biri de bilmiyor bunu. Fotoğraflarını arayıp buluyor. Bir hafta öncesinden. Görüp mutlu oluyor onun için belki de, artık nefes almadığını bilmeden. Çünkü kim oturup hepsini silme zahmetine katlanacak? Kim onun yaşadığına dair tüm delilleri ortadan kaldıracak? Kim oturup veda mektupları yazacak? Uydudan mı duyacaklar son sözlerini? Ve insanlar sonsuzluğa aldanmasın diye profilini mi kaldıracaklar?
İnsan koptuysa bir defa, ve zihninde yaşatıyorsa birini, resmini kaldırıp o kiralık yaşama son vermek veya endişe ve korkuları görmezden gelmek arasında seçim yapması gerekiyor. Tek yardımcı kaynağı ucuz makaleler oluyor. Güvenilmez fotoğraflar. Eski profiller.
Merak edenler için, hakkında güncel hiçbir şey bulamadım. Kendimi burada buldum. Elimde kalemle. Fotoğraflarda zaman donmuş gibiydi. Her şeyin güzel olacağına inanan paralel bir gelecekte sıkışmıştı fotoğraf. Çıkarmadım.
