Sevgili anneciğim,
İşte yine buradayım
Uzun zamandır sana yazmadım
Çünkü bi an affettim sandım
Şimdi bunu duysan
Bunun için de kızarsın bana
Bir keresinde kaybolmuştum
kaybolmaktan değil kızmandan korkmuştum
Ve sen korktuğum için kızmıştın
Sanırım hiç değişmeyeceksin
Bir kere olsun merak etmeyeceksin
neler hissettiğimi
Aradan yıllar geçse yine sadece kızacaksın
Başıma ne geldi sormayacaksın
Neden geç kaldığımı
Biz bütün bir kıta değiştirip göç etsek
alışabildin mi demeyeceksin
zaten alışmamı istemeyeceksin
Ben kaç gece seni beklerken ağlasam
Üstümü örtmüş müyüm diye düşünmeyeceksin
telefonda mıyım diye geleceksin
Kaç yaşına gelsem endişenden değil
Kontrolcülüğünden soracaksın
“Nerede, kiminle olacaksın?”
Bize bir ömür daha, hatta bir ömür daha verseler
Kendin için soracaksın “yarın işin var mı?”
Senin bana vaktin var mı ?
O sonsuz mutsuzluğun annenden olduğunu bile bile
İtiraf etmeyeceksin
Zaten annenden de hiç değişmeyeceksin
Zamanla daha çok benzeyeceksin
Daha az gülen, daha az konuşan
Camdan dışarı daha az bakan
Gökyüzünün ve gözlerimin rengini
Unutacak kadar benzeyeceksin ona
Sahi hatırlıyor musun ki göğün mavisi
Ve gözlerimin çaresizliğini
Şimdi sen bütün her şeyden kurtuldun beni affettin ve o geceyi de. Bense seni affettiğimi sanmış olmamı bile affedemedim.

Çok etkilendim bu yazidan, farkli bir jenerasyon olsa da annemle aramdaki iliskiyi animsatti.Kucukken bir oyunda tam avumun icine gecen pasli civinin acisindan degil kizmasidan korktugum geldi aklima. Ve daha bir cok ani…😏
BeğenBeğen