Bülbül sevse de kurur gül

Kızıl güz kapıma dayandı;
Bir güzel; çiçekli fistanlı.
Sormadı; canı verecek misin ?
Ruhsuz bahara erecek misin?

Güzel beklemedi vermemi.
Cebren gezdi bahcemi.
Tüm gölgeleri, kuytuları
Yorgun ustam arandı.

Oysa o bir lahza dinlenmedi,
Ömrü yekpare feda idi.
Ne bir kuytu, ne bir bahçe
Durmak derdine değildi çare!

Ona veda etmek bana zor geldi.
Soldum bir nefeste, gövdem devrild i
Bülbüller sustu pür dikkat,
Susmak naçar gelmişti vakti firkat.

Bir kere değmedi gölgem ona.
Sarılmamıştı dallarım eteği, yoluna.
Ben sussamda güzele ayandı,
Ayrılıkla yüreğim kan ağladı.

Dallarım, damarım boyandı kızıla.
Sandım boyayan kast eder canıma.
Sallar dallarımı ileriye geriye,
Oysa o vuslata erdi kan aglamak niye?

Yazarın notu: “bir bitkinin bakış açısından yazmak” başlıklı bir yazı görevinin sonucu. “Bülbül sevse de kurur gül” Sevgilerimle yetmiyor isimli sevdiğim bir türküde de yer alır.

Yorum bırakın