Sesini duydum, sabahın beşiydi
Annem olsa çamaşırları düşünürdü
Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi
Aklıma geldi değiştiğim
Çünkü eskiden anlamazdım seni
Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur
Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü
Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece
Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın
Acıtmadan, kaçırmadan, sakince
Önümde denizden gelen bir sesti konuşan
Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle
Sana yazan ilk ben değilim
Son da olmayacağım yağmur
Senden bir isteğim var dünden beri
Çok sular biriktirdi gözlerim
Al bunları, yükle bulutlarına götür
Vizeler tutamaz seni
Sınırlar, kapılar, sınır kapıları tutamaz
İstersen dondur, istersen yağdır
Bir kuşa içir, Tuna’dan akıt
Ama kapısına götür
Bahçesindeki portakalı sulasın benimle
Bundan sonra orada yaşayayım
