Mavisini Yitirmiş Yaşamak

‘Hiç yaşamadan ölenler olacak bir gün.” ve bundan korkmalı insan. Yürüyorum zannedip hiç yürümeden, bir şiiri duyarak okumadan, bir şehre ait olmadan, bir kere dahi mektup yazmadan, zamanı duymadan ölüp gitmekten korkmalı insan. Mavisini Yitirmiş Yaşamak, Ali Çolak’ın 90’ların sonunda yazdığı ama sanki daha dün yazılmış gibi gelip bizi bulan, zamana meydan okuyan kitabı. Kitap okuyucuyla bağ kurmakla kalmıyor, insana neleri özlediğini hatırlatıyor, hayatı yaşamanın … Okumaya devam et Mavisini Yitirmiş Yaşamak

Ela Gözlerine Hasret

Sana olan hislerime, Kifayetsiz kaldı kelimeler. Benden uzakta, ela gözlerine hasretim şimdi; Ne zormuş sensiz olmak, Bitmez oldu bu günler. Bir kıvılcımdı bizi buluşturan, Kalpte umut, gözde bahar açtıran. Ve bir alevdi bizi ayıran, Sessizliğe mahkum etti şimdi zaman. Özlemim sonsuz sana, Her nefeste, her duada. Gün gelir de gelirsen eğer yamacıma, Ela gözlerindeki o ışık solmasın, Gözyaşlarımız şahit olsun kavuşmamıza. Bu sevda Rüzgârda savrulmaz … Okumaya devam et Ela Gözlerine Hasret

Nar Lekesi

Sevgili anneciğim, İşte yine buradayım Uzun zamandır sana yazmadım Çünkü bi an affettim sandım Şimdi bunu duysan Bunun için de kızarsın bana Bir keresinde kaybolmuştum kaybolmaktan değil kızmandan korkmuştum Ve sen korktuğum için kızmıştın Sanırım hiç değişmeyeceksin Bir kere olsun merak etmeyeceksin neler hissettiğimi Aradan yıllar geçse yine sadece kızacaksın Başıma ne geldi sormayacaksın Neden geç kaldığımı Biz bütün bir kıta değiştirip göç etsek alışabildin … Okumaya devam et Nar Lekesi

Rüzgar

İçimde derin bir sıkıntı Ruhumda gizlenmiş hatıralar… Bir rüzgar esse alıp götürse, bütün sıkıntılarımı… İçim yine dalgalı bir karadeniz Kalbimde gizlenmiş umutlar.. Bir rüzgar esse alıp götürse, bütün hayal kırıklıklarımı… Şimdi bir rüzgar esse savursa şansı yollarıma… Sımsıkı tutardım, hiç bırakmazdım Rüzgarın bana hediye ettiği o güzel şansı… Rüzgarla savrulsam ben de, hayal ettiğim o diyarlara… Nilgün Kurnaz – Rüzgar Okumaya devam et Rüzgar

Bu Kadar Güzel Miydi Dünya?

Doldurdum umut keselerimi Ceplerim şıngır şıngır gidiyorum. Otobüs kesse de sesimi, yüreğim çığlık çığlık Haykıramıyorum sağa sola heyecanımı. Ağaçlar el sallıyor gülümseyen yapraklarıyla Sevinçle sırıtıyor kayalar. Bu kadar mavi miydi deniz diyorum Gökyüzü neden bu kadar güzel? Bulutlar dans ediyor Güneşin şarkıları eşliğinde. Yol kenarında çiçekler Eşlik ediyor hoplayıp zıplayarak. Sormadan edemiyorum kendime Bu kadar güzel miydi dünya? Hpqwkon – Bu Kadar Güzel Miydi Dünya? Okumaya devam et Bu Kadar Güzel Miydi Dünya?

Kayboluşa Meyilli Günlük – 5

Seni sallanarak çirkin bir yazıyla yazıyorum günlük. Yoldayım çünkü. Dönüş yolunda. Sonunda gittim bir kasabaya. Neler gördüm buraya yazsam ne sayfa dayanır ne mürekkep. Yalnız çantalar dolusu resim biriktirdim, bir o kadarını da orada bıraktım. Kendimi önemli bir iş başarmış birisi gibi hissediyorum. Ama hayır, önemli olan ben değilim, önemli ve hazine kadar değerli olan kağıt ve tuvallerin üstündekiler. Ben sadece bir makineyim gördüğümü kağıda … Okumaya devam et Kayboluşa Meyilli Günlük – 5

Bulutlara Bağlanan Umut Taneleri

Çakıl taşlarının çıkardığı o garip ses kulaklarımızı dolduruyordu. Bakışlarım arabanın dışındaki, uçsuz bucaksız yeşillikteydi. Sıra sıra dizilmiş ağaçları hızla geçerken yolun bitmeyeceğini düşünmekteydim.  Kuşlar cıvıldıyor, gökyüzü mavi renginin ona ait olduğunu belli etmek ister gibi ışıl ışıldı. Bulutlar yan yana süzülürken geriye yaslanıp rüzgarın yüzüme esmesine izin verdim. Göz kapaklarım kapanmak için ısrar ederken arabanın durması ile bakışlarım odağını değiştirmişti.  Böylesine güzel bir yere yapılmış … Okumaya devam et Bulutlara Bağlanan Umut Taneleri

Kovulan Kuşların Yanan Yuvaları

Önce kuşları kovdular, göçmen kuşları. Kimse duymadı, kimse görmedi. Tüm o göçmen kuşlar bulutlarla ve umutlarla beraber kaybolup giderken ufukta, kimse kafasını kaldırıp da gökyüzüne bakmadı. Halbuki o kadar kalabalıktı ki kovulan kuşlar, şehrin sokaklarına gölge olup düştüler. Ne sokaklar ne de sokakları arşınlayanlar gölgeleri fark etmediler. Birer birer silinip giderken gölgeler kuşlardan geriye boş ve sessiz yuvaları kaldı, onları da talan ettiler. Dişi kuşların … Okumaya devam et Kovulan Kuşların Yanan Yuvaları

Zihnimdeki Ayak İzleri

Düşün bak, dokuz sene, koca bir dokuz sene görmemişsin. İletişiminiz kopmuş. Ne kadar acı da olsa, yolda görsen tanımazsın. Bir de ergenlikten sonra insan çok değişiyor tabii. Arasan telefona o mu çıktı yoksa başkası mı, onu bile anlamazsın. Sesine kadar değişmiştir çünkü. Çay içerken aklıma geldi eskilerden birisi. ‘Şimdi ne yapıyor acaba?’nın ardından ‘Yedi yıl önce şu şehre taşındıklarını duymuştum.’ geldi. Sonra durdum, düşündüm. O … Okumaya devam et Zihnimdeki Ayak İzleri

Sana, Yaşama ve Ölüme Dair

Seni seviyorum ve güneşi de; Çünkü sen bana ışık. Seni seviyorum ve göğü de; Çünkü sen bana nefes. Hayatı, güneşi, göğü, Çünkü onları sen bildim. Seni seviyorum ve toprağı da Çünkü ben seni toprak gibi kabul ettim. Ve şimdi Sen de sev; Çünkü sana geldiğimde çok geç olacak Ben hayata hayat için sana Ben ölüme ölüm için toprağa Birini sevin çok geç olmadan sevin Toprak … Okumaya devam et Sana, Yaşama ve Ölüme Dair