Mavi Boncuklar – 1

Anılar…Anılar…Anılar… Zihnimde dönüp duran anılar ve yerde yatan ben. Umutsuzluğun açmış olduğu yollar bu sefer farklı kollara ayrılmıştı. Ne yapacaktım bilmiyordum. Sol tarafımda kapısı açık olan balkondan soğuk hava belime vururken içim titredi. Ağlamamak için sıktığım dişlerimi sigara içmek için serbest bıraktığımda gözümden bir damla yaş yanağımdan süzülmüştü. Çaresizliği en derinlerimde hissederken olayların nasıl oldu da bu hale geldiğini düşünüyordum. Ben hangi ara ipleri bu … Okumaya devam et Mavi Boncuklar – 1

Ben De Seni Anneciğim

Sevgili anneciğim, Adımı duyduğunda aklından ne geçer acaba ? Ben senin adını duyduğumun her seferi En güzel anılarımızı ezberlerim Böyle unutkanlıklar genetik olur dedi doktorlar Beni de unutacaksam eğer Senden evvel kendimi unutmak isterim Ondan seni boyna hatmederim Kışları sırtına hep bir soğuk vurur Camları kapıları ört yine seni bulur Baharda mevsimsel egzama olursun Doktorun dediği gibi de bakmazsın kendine Yazın içini bütünü ile bir … Okumaya devam et Ben De Seni Anneciğim

Kelebeğe Mektuplar – 6

Sevgili Köpük, Sana bunları yazarken ellerimin titriyor olmasını görmezden gelemiyorum. Yutkunuyorum, belki boğazımda oluşan yumru gider diye. Ama fayda etmiyor, sessizce devam ediyorum sana yazmaya. Bugün, bu zamana kadar verdiğim savaşta yenildim. Her ne kadar sana iyi olduğumu hissettirmeye çalışıyor olsam da… Bugün kaybettim. Bu hayata devam edebilmek için insanın tutunabilmesi gereken şeyler olurdu demiştim sana bir mektubumda. Ben sana tutunmuştum biliyor musun? Her ne … Okumaya devam et Kelebeğe Mektuplar – 6

Kayıt Altında – 1

Kameranın yanıp sönen kırmızı ışığına takılmamak mümkün değildi. Kafamın içinde zaten bir sürü şey dönüyordu, bir de üstüne bu ışık eklenmişti.  Hah! Gülünçtü.  “Salı günü tam o saat aralıklarında orada olduğunun kanıtı elimizde. Ve sen buna dair tek kelime etmemekte kararlısın. Peki, neden?” Kelepçeli ellerim masanın üzerinde dururken odanın ortasında, başımın tam üzerinde, üflesem sallanacak olan ışık tekrar cızırdamıştı. Karşımda beni buraya getirmek için aylarca … Okumaya devam et Kayıt Altında – 1

Güneş ve Ay

14 yaşındaki bana selamlar… Yine saat dokuza geliyordu. Ay, bu sefer umutluydu çünkü dolunay olarak çıkıyordu herkesin karşısına. Bu sefer başarmak istiyordu. Güneşi yenmek istiyordu. Sıkılmıştı ona bağlı yaşayıp küçük olmaktan.  Yılda sadece iki kere insanlar Ay’a hayranlıkla bakardı. O günlerde de Ay, Güneş ile çıkardı ortaya. Beraber olmaları insanların dikkatini çekerdi. Çünkü iki küs kardeş barışırdı sanki.  Ay sadece o günler mutluydu, yoksa kendi … Okumaya devam et Güneş ve Ay

Şok Tedavisi

Herkesin Anlatılacak Bir Hikayesi Vardır Babam Gönen Köy Enstitüsünde üçüncü sınıfa kadar okumuş. Arkadaşları arasında çıkan bir kavgada, altta kalan arkadaşını kurtaracağım derken; ister istemez kavgaya dahil olmuş. Kavgadan dolayı disiplin kuruluna verilmişler. Kavga içindeki şiddet ve yaralanmalardan dolayı ceza alınca; dedem de, onu, “işim zaten çok” diye okuldan almış. Onun tahta bavulunda köy enstitüsü fotoğraf ve dergilerini sakladığını gördüm. Biraz mektep medrese yüzü görmesine … Okumaya devam et Şok Tedavisi

Kayıp Oyuncaklar

Bir avuç çocukla birkaç avuç yetişkinlermiş. Birileri ışıkları kapatmış. Karanlık çökmüş. Göz gözü göremez, birbirine güven veremez olmuş. Birbirine tutunan eller kopmaya başlamış. O karanlığın içinde ne kadar arasalar da birbirlerini tekrar bulamamışlar. Hep başka bir elin, başka bir dostun varlığına alışık olduklarından önce afallamış sonra da çökmüşler. Korkmuşlar anlayacağınız. Çocuklar korkmaya zaten alışıkmış. Korkmaya alışık olduklarından çok önemsememişler. Onları asıl korkutacak şey anne babalarının … Okumaya devam et Kayıp Oyuncaklar

Nedimeden Hallice

Dünya evine giren Senin canından canmış Sana düşen rol Nedimeden halliceymiş Gidemeyen olmak sana düşmüş Sen hayallerinle beraber düşmüşsün Gerçek hayatta ve hatta rüyada Olmak üzere üçer defa Defalarca düştüğün ve kaçtığın günün Hikayesine hiç girmeyeceğim Zira biz seni kovaladık Haftalarca sen kaçtın biz kovaladık Sonra bir çay bardağına takıldık kaldık Ben mutfakta çayın demini akıtırken Sen içini boşaltmışsın Bardak ve kaşık bağırmaya başlamış Benim … Okumaya devam et Nedimeden Hallice

[Da]yanmak

Yeri ıslatan damlalar gibi Kayıp yapraklardan Beyaz kumaşa konulmuş acıları Kayıp insanların Kayıp fısıltıları dökülen çadırlardan “Durun, bir vedam kalmıştı.” İçime atıp beklettiğim vedam Hareketlenirse batar kemik kırıkları “Duracak toprak kalmadı, Yürüyün!” çocuk ve adam Tek gözünü açmak dipsiz bir karanlığa Pis kokulu bir kabusa uyanmak Dayanmak kuru bir ağaca Durmadan Molozlardan bir bakışı anmak İçten dışa yanmak Sadece yanmak Okumaya devam et [Da]yanmak