Her Şeyi Saklamalı

Ah işte yine geldiler, apartman boşluğunda yankılanan seslerini duyuyorum. Sinsi adımlarla kapıma doğru yaklaşıyorlar. Çok vaktim yok her şeyi saklamalı. Ne diyordu dün okuduğum kitap; “Her şeyi, her şeyi, bilhassa ruhumu hiç bulunmayacak yerlere saklamalı.”* Bende mi saklasam ruhumu, sahi ben nereye koydum yarım bıraktığım kitabımı. O kitabı bitirmeden saklamak istemiyorum. Ayak sesleri kapıma gelene kadar bitirebilir miyim? Güneş doğuyor. Güneş bugün biraz daha geç … Okumaya devam et Her Şeyi Saklamalı

Papatya Çayı

Kapıdan gelen bir gıcırtı, içeriye dolan taze hava; yeni bir müşteri.  İçeriye mavi elbiseli, sabun kokan genç bir kız girdi. Sanki gözleriyle zarar vermekten korkarcasına hafif bakan gözleri; raflardaki eski kitaplarda, yerdeki halının desenlerinde, yarısı erimiş mumlarda dolaştı. Eskimiş bir ahşaba kazınmış cümleyi okudu: Duygularınıza tercüman oluyoruz.  Dükkanın arka tarafındaki kapıdan yaşlı bir adam çıktı. Beyaz sakalı, kahverengi gömleği, demir çerçeveli gözlüğü ve yarısı dökülmüş … Okumaya devam et Papatya Çayı

Son Ritüel

Danışmada oturuyorum. İlk günümdü stajyer olarak. Bana eşlik edecek çalışanı bekliyorum. Nöbet listesinde adını gördüm, Nalan’mış. Nasıl görünüyordur ki ismi Nalan olan birisi diye düşünürken kapı açıldı. İçeri orta yaşlı bir kadın girdi, “Günaydıın,” danışmaya geldi esneyerek. “Yeni stajyer sizsiniz değil mi?”  “Evet benim. Sen diye de hitap edebilirsiniz.” dedim ama keşke demeseydim. Ben, benden büyüktür diye öyle dedim. Ya yanlış anlarsa ya da kendine … Okumaya devam et Son Ritüel

Hasret Ağaçları

Hasret ağaçları sararmış dökülüyor Ümitsiz bir yaprak dalından düşüyor Akıbeti bir esintiye, bir üfürtüye dönüşüyor Rüzgarın nazıyla süzülüp toprağı öpmekte Hasret dağlarına kar yağmış Toprak umutlarına, toprak bulutlarına dokunmuş Ağaçlar görmüş, dalları donmuş Damla damla hüznünü ifade etmekte   Hasret şekil değiştiriyor Kartalın yuvasında, yılanın deliğinde Dili tutuluyor, inzivaya çekiliyor Baharda yeniden canlanmayı beklemekte Okumaya devam et Hasret Ağaçları

Cevher Balığı

Nereden geliyordu bu serinlik, Kum üstündeki bu hareketlilik İtina ile inceledim Vardı sana karşı endişelerim Parlıyordun bir cevher gibi Belli ettin gölün üstünde kendini Lakin yüzüyordun yanlış sularda  Birçok soru var kafamda Ah şu uçurumdan düşse Davranıyordu kafasına göre  Akıntı seni aldırmasın Sen bambaşka bir diyardasın Aldatan bir dünya Cezbeder seni çokça  Uçta rengarenk bir kayalık Yol ise kısacık Bana kastedilen bir işaret Vardı içimde … Okumaya devam et Cevher Balığı

Kelebek

Gözlerim senin o güzel kahverengi gözlerinle buluştuğunda, Zaman duruyordu adeta. Küçük bir çocuk gibi, Her geçen gün daha çok bağlanıyordum sana. İçimdeki sonsuz sevgiyi, Sen bitirdin ikimizi. Zor oldu ama alışıyorum, Günler geçtikçe öldürüyorum içimdeki seni. Aslında her şey bir oyunmuş, Ben ise bu oyunun başrol karakteri. Bir zamanlar seninle anlam bulan hayatım, Şimdilerde anlamsız bir kurgu. Sen benim için hem ilaçtın, Hem de sonsuz … Okumaya devam et Kelebek