Sürur*

Hani sen bana bir gün,Mutlu olduğunu söylemiştin de Çiçekler açmıştı yüzümde Fırtınalar dinmişti o gün. İşte o zaman içimde,Bir çocuk kaybettiği oyuncağını buldu.İki tren doğru peronda durdu. Hani sen bana bir gün,Hayatın iyi gittiğini söylemiştin deÜşüyen alevler sönmüştü içimdeYıldızlar gülmüştü o gün. İşte o zaman içimde,Bir keman kaçırdığı notayı buldu.İki çift göz aynı anda durdu. Hani sen mutluydun veHani hayat iyi gidiyordu,İşte ben o zaman mutlu olmayı … Okumaya devam et Sürur*

Gölgeye Mektuplar – 3

Sevgili Gölge; Bu sabah bisikletimin sepetine bir demet ortanca bıraktım, sen gelip al diye. Ve sanırım gelip aldın, çünkü işten dönerken tekrar baktığımda sepet boştu.  O ortancaları seçmek için çok uğraştım biliyor musun, çiçekçide uzun süre bekledim. Hangi demetin daha güzel olduğuna karar veremedim. Tam vazgeçip başka bir çiçekçiye gideceğim sırada, rafın en arkasında küçük bir buket gördüm. Soluk pembe renkli ortancalar ve beyaz bir … Okumaya devam et Gölgeye Mektuplar – 3

B-612’den Çok Uzakta

“Acaba yıldızlar günün birinde herkes kendi yıldızını bulsun diye mi yanıyorlar?” “Belki de yıldızlara kaçıp giden dostlarımızı hatırlamamız içindir.” Yüzümde yılların şaşkınlığının birikmişliği olan karışık bir ifadeyle uzandığım yerden doğruluyorum. Nasıl yani, bu soruya cevap veren insanlar kaldı mı hala? Fil yutmuş boa yılanlarını şapka zanneden ve kutuların içindeki kuzuları göremeyen insanların arasında sıkışıp kaldığımı kabullenmiştim. Her kabulleniş gibi zordu ama bir tilkinin yıldızlara bakmak … Okumaya devam et B-612’den Çok Uzakta

Gölgeye Mektuplar – 2

Yazdığım mektubu aldığını biliyorum artık. Günlerce senden bir işaret, bir yanıt bekledim. Hava hep yağmurlu ve kapalıydı. Belki de gölgeler yağmurlu havaları sevmiyordur. Seninle karşılaştığımız caddeden her geçişte seni bekledim. Şemsiyemi açıp yürürken arkamdan seni hissetmeyi bekledim. Ve bugün cevabını aldım. Mektubumu rüzgara emanet etmiştim, sanırım sen de cevabını rüzgarla gönderdin. Güneş hala ortalıkta yok, sende yoktun. Ama cevabın geldi bugün. Eğer bugün de cevabını … Okumaya devam et Gölgeye Mektuplar – 2

Bulutların Başladığı Yerde

Bu bir rüya, gördüğümde gözlerim kapalı mıydı bilmiyorum.Bu bir masal, uyumadan önce mi dinledim bilmiyorum. Mavi gökyüzüyle yeşil çimenlerin arasında bir yerlerde karşılaşmışız. Bilmediği şehirde yol soran iki kayıpmışız. Biri hayallerini düşürdüğü köşeyi, diğeri kaçacak bir kuytu arayan iki yabancıymışız. Sanki sen buralardanmışsın gibi ben sana yolumu sormuşum. Bilmiyorum, demişsin. Senin sorduğun adresi de ben bilmiyormuşum. Beraber aramaya başlamışız. Bilmediğimiz yollardan, daha önce hiç geçmediğimiz … Okumaya devam et Bulutların Başladığı Yerde

Gölgeye Mektuplar – 1

Sevgili gölge, Bugün sokakta yürürken beni yalnız bırakmadığın için teşekkür etmek istiyorum. Bu mektubu da sana o yüzden yazıyorum. Seni tanımıyorum ama sanırım sen beni tanıyorsun. Beni tanımıyor olsan tüm yol boyunca bana neden eşlik edesin ki?  Benim için zor bir gündü. Tüm gün hoşlanmadığım insanlarla karşılaştım. Tam her şey bitti artık eve dönüyorum derken bisikletimin anahtarını kaybettim. Eve trenle gelmek zorunda kaldım ve en … Okumaya devam et Gölgeye Mektuplar – 1

Gürültü Koptu

Arkasından bir gürültü koptu. İçi parçalandı ama dönüp bakmadı. Korktu arkasına dönmeye. Son bakıştan korktu belki de. Korkuları kovaladı onu, var gücüyle koştu. Korkuları onu karanlık ormanlara kadar takip etti.  Durdu ve gözünü kapattı. Bulutları görmek için gökyüzüne baktı. Yapraklar engelliyordu görüşünü. Bulutlara ulaşamayan gözlerini kapattı ve hep yaptığı şeyi hep yaptığı şekilde yaptı. Gerçeklikten hayal kurarak kaçtı. Masmavi bir gökyüzünün altında çimlere uzanmıştı. Yakınlardaki … Okumaya devam et Gürültü Koptu

Dalgalar Kahramanı

Kıyıda durmuş üstüne doğru gelen dalgalara bakarken kaçmayı düşünmedi bile. Olur da kaçabilse bile sevdiklerini kaçıramazdı. Kendini kurtarsa bile sevdiklerini dalganın kollarında bırakması gerekirdi. O zaman kurtulmuş olmasına nasıl sevinecekti? Kurtulmuş olması neye yarayacaktı?  Kıyıda durup gözlerini kırpmadan dalgalara bakmayı sürdürdü. Büyüyerek, küçülmeden gelmeye devam eden dalgalar… Belgesellerde gördüğü dalgalar gibiydi. Baktığı son şeylerin bu dalgalar olduğunu bilerek bakmayı sürdürdü. Gözlerinin yaşardığını hissetti.Yaptığı ilk kardan … Okumaya devam et Dalgalar Kahramanı

Çöldeki İlk Tohum

Yaşlı kadın etrafında oturan torunlarına baktı; kırmızı bir oyuncak için kavga eden ikizler, daha da küçük olan emziğini emen sarışın kız, bebeğin hayatı anlamaya yeni başlayan abisi, okulda sorunları olan kız, kızın şarkı mırıldanarak camdan dışarıya dalmış ablası, en sessiz torun olan siyah saçlı oğlan. Yedi torunu vardı, hepsini birbirinden çok seviyordu. Torunlarına bırakmak istediği miras; arazi yada ev değildi. Bankada çok parası da yoktu. … Okumaya devam et Çöldeki İlk Tohum

Fırtınada Okuduğun Şiir

Kendimizi öyle bir dalgalı denizin ortasında, öyle bir fırtınanın içinde bulduk ki sona geldiğimizi sandık. Sevdiğimiz, istediğimiz, alıştığımız ve beklediğimiz ne varsa unutmak zorunda kaldığımıza inandık. Sonra öyle bir noktaya geldik ki neye neden inandığımızı da hatırlayamaz olduk. Dalgalar aldı götürdü sanki duygularımızı ve biz sadece izledik. Tuzlu sulara düştü hayallerimiz. Bir zamanlar mutluluk gözyaşlarıyla ıslanan yüzlerimiz yağmurdan ıslandı. Fırçaya, kaleme alışkın ellerimizle yelken halatlarına … Okumaya devam et Fırtınada Okuduğun Şiir