Çuvaldaki Hikayeler

Çuvalın ağırlığı sırtını acıtıyordu acıtmasına ama bu dik yokuşu çıkarken hiç bu kadar güçlü hissetmemişti. Dükkanların yanından geçti. Önünde kalan esnaf sayısı arkasında bıraktığından daha fazlaydı. Henüz hiç hikaye satamamıştı. Ona göre bu satamayacağı anlamına değil, denemeye devam etmesi gerektiği anlamına geliyordu. Yine bir kapının önünde durdu ve çuvalını kapının eşiğine bıraktı, “Hikayelerim var! İlgilenirseniz içeri getirmek isterim.” Dükkan sahibi genç adam gözlüğünün üstünden bir … Okumaya devam et Çuvaldaki Hikayeler

Son Küre

Günün birinde, şehrin birinde hayallerini kucağında taşıyan bir çocuk varmış. Çocukça heyecanla kurduğu hayallerini kristal kürelere koymuş, kırılmalarından korktuğu için çok dikkatli yürüyormuş.Sokaklarda gezerken her girdiği sokakta yeni hayaller bulmuş. Her girdiği sokaktan kucağı daha dolu çıkmış. Şehrin en kalabalık meydanından geçerken ayağı takılmış, kucağındaki hayalleriyle beraber yere düşmüş. Küreler meydanın tamamına dağılmışlar. Şanslıymış hiçbir küre kırılmamış ama her an ayaklar altında ezilebilirlermiş. Hayallerinin ayaklar … Okumaya devam et Son Küre

Yarım Yamalak

Bir dakika, bir dakika. Bu evde bir terslik var. İçinde hala yaşayanlar var gibi ama kimse yok. Eve aylardır giren olmadığı belli. Ama evde taşınmaya dair hiçbir iz yok. Raflar dolu, yarım bırakılmış kitap yatağın üstünde duruyor, mutfak masasındaki sürahi bile hala dolu. Neler olmuş bu evde? Kendimi bildim bileli evlerin camlarından, balkonlarından, komşular kapı önü muhabbeti yaparken kapının arasından yada banyolardaki küçük havalandırma deliklerinden … Okumaya devam et Yarım Yamalak

Bir Tır Geçti

Bir tır geçti üstümden, Sırtındaki iyi dilekleri okudum.Ayaz esmekteydi penceredenVe ben tavanı unutmuştum.Ağır kar topları doldurdu odamı, Odam beyaza büründü kapattı üstümü.Boşver bedenimi, üşüyen ruhumdu. Bir tır geçti üstümdenGeceler boyuSırtıma kuru yapraklar birikti.Bir ağaç buldum ve seslendim:Nasıl salıveriyorsunuz bu yaprakları?Atıveriyorsunuz sırtınızdan yükü?Bir tır geçti üstümden ve ben yolda kaldım. Çıplak odunların arasında yürürken fark ettim:Ezilip büzülen, kambur gezen bir bendim.Onlar bana sinirlendi, ben yollara.Beyaz örtülü bir yaprak … Okumaya devam et Bir Tır Geçti

Kelebeğe Mektuplar – 2

15 Gün Daha 15 gün olmuştu. Bu şeye hapsolalı daha 15 gün olmuştu. Kalbim kırık bir şekilde her gün aynı yere aynı saatte giderken… Yorulmuştum. Bazen “Artık yeter, bununla da baş etmek zorunda kalmak istemiyorum.” demek istiyordum ama neye yarıyordu ki? Kimse geriye dönüp hatalarının farkına varmak istemezdi sonuçta. Sadece hayatlarını yaşayıp bizleri kendilerine muhtaç bıraktıklarını düşünürlerdi. Ne kadar da komikti.  Bir şeyle, olayla ya … Okumaya devam et Kelebeğe Mektuplar – 2

Hiçbir Yere Varamıyorum

Gerçekler bir kaya gibi Karşımda ama aşamıyorum.Sürekli deniyorum ama Her seferinde başaramıyorum. Sadece yazmak geliyor elimden,Hiçbir faydası olmayan şeyler karalıyorum. Bazen aşk mektupları,Bazen de aşk şiirleri yazıyorum.Sonra her şeyi kilitli bir kapının ardına hapsediyorum. Gecenin alacakaranlığında yürüyorum,Yürüyorum ama hiçbir yere varamıyorum.Önce vazgeçiyorum,Sonra da gidiyorum Geriye bir kırık kalem,Bir veda mektubu,Ve soğuk bir beden bırakıyorum… Büşra Yalman – Hiçbir Yere Varamıyorum Okumaya devam et Hiçbir Yere Varamıyorum

Beni Anlamıyor Bu Dünya Anne

Derin bir acı yaşarken, her kırılışın sonunda akıl sağlığından uzaklaşmanın eşiğine geldiğini hissedersin. Bu hiçbir şekilde yaşadığın/geçirmiş olduğun acı ve travmanın diğerlerinden daha kötü olduğu anlamına gelmez. Tam aksine, insan kendini yardıma ihtiyacın olduğuna, yardım isteyebileceğine bile ikna edemez çünkü acın, çocuklarını savaşta kaybeden bir anne ve babanın acısı kadar; açlık ve yoksulluktan ölen, her türlü savaşta çapraz ateşler arasında kalan çocuklarınki kadar geçerli değildir. … Okumaya devam et Beni Anlamıyor Bu Dünya Anne