Kan ve Koza

Her adımda yankılanır pişmanlıklarım Adını fısıldarken susan nefesim. İhanetin soğuk bıçağı bakışlarında, Eski bir dostun gülüşüyle vurdu beni gizlice. Gözlerim toprak, içim yağmur, Her damla bir yenilgi, bir buruk gurur. Ama yerde uzanmak yetmez bana, Küllerimle savaşırım, sabahında, kanla. Bu yara, bir mühür gibi artık, Beni itekleyen, beni yeniden kuran, Kalbimden sökülen eski bağların, Küllerini savurdum rüzgâra, sonsuzluğa. Geriye kalan ben ve bir avuç kelebek, … Okumaya devam et Kan ve Koza

En Mutlu Anım

Sevgili anneciğim, Şimdilerde beni iyice unuttun Arada bir, bir kızım var benim derdin Gelmez oldu Şimdi aklına da mı gelmez oldum anneciğim? Peki ya kalbine Sevgim de tükendi mi sende? Peki şimdi iki yabancı mı olacağız? Bütün bu hayatımız Doğumun Yaşamım Ve ölümümGüzel günler Güneşli Kötü anlar Almanya Ve beni unutman Geçti mi her şey? Beni sevdiğini unuttun Anlıyorum unutmaya seni en üzen yerden başladın … Okumaya devam et En Mutlu Anım

Kayboluşa Meyilli Günlük – 2

Müze gezmeyi severim. Gezmeyen sanatçıyı da anlamam. Bencil bir davranıştır bana göre senin gibi olan, dünyanın her yerinden, bambaşka insanların emeklerini görmezden gelmek. Eğer asıldıysa bir resim müzenin duvarına, saatler öteden beni çağırır onu görme arzusu. Tanımadığın birinin elleriyle yaptığı şeye bakıp onu anlamaya çalışmak heyecanlıdır. Kompozisyondan girersin, renklerden çıkarsın. Arkeologlar uğraşadursun, sen sadece gözlerinle bir gizemi, bir tarihi, yaşanmışlıkları ortaya çıkarırsın. Komiktir, çünkü bazen … Okumaya devam et Kayboluşa Meyilli Günlük – 2