Kan ve Koza
Her adımda yankılanır pişmanlıklarım Adını fısıldarken susan nefesim. İhanetin soğuk bıçağı bakışlarında, Eski bir dostun gülüşüyle vurdu beni gizlice. Gözlerim toprak, içim yağmur, Her damla bir yenilgi, bir buruk gurur. Ama yerde uzanmak yetmez bana, Küllerimle savaşırım, sabahında, kanla. Bu yara, bir mühür gibi artık, Beni itekleyen, beni yeniden kuran, Kalbimden sökülen eski bağların, Küllerini savurdum rüzgâra, sonsuzluğa. Geriye kalan ben ve bir avuç kelebek, … Okumaya devam et Kan ve Koza
