Ah Biz Böyle Olmasaydık

Sevgili anneciğim, Ne oldu bize böyle Bizi böyle ayıranAramıza giren bu dünyalar Sana beni unutturan Beni sevmemenin sebebi neydiBir akşam üstü o çocuğu çok sevdim diye mi Ben de bir çocuktum anne Bana sevmeyi sen öğretmiştin anne Beni sevmeyi nasıl unutursun? Yoksa senin içten içe hayatını affedemeyişin miydi bizi bu hale düşüren Kendini hiçbir zaman sevememen? Senin sahip olamadığın şeyleri hayatın bana sunması mı, Sen … Okumaya devam et Ah Biz Böyle Olmasaydık

Bahtımızın Döndüğü Gün ve Bir Resim

Muhteşem Süleyman 1529’da Birinci Viyana Kuşatmasını yaptığında Avrupa; özellikle Hıristiyan merkezli ülke ve halklar çok korkmuştu. Gerçi bütün Avrupa’ya hakim olan Roma, Vatikan’daki Katolik Papa’nın; ülkelere, Kayserlere, krallara ve halka hükmetme ve her şeyi yönetme gücü; Reform ve Rönesans hareketleriyle ağır ağır sarsılmaktaydı. Katolik Kilisesi, halkın ve idarecilerin üzerindeydi ve çok ağır bir yozlaşma, yobazlık ve sömürü düzeni kurmuştu. Tarihi belgelerden öğrendiğimize göre pantolon giyen … Okumaya devam et Bahtımızın Döndüğü Gün ve Bir Resim

Bir Köy Öğretmeninin Eseri

Bir köylü veya bir şehirli çocuğunun, kendi açısından artıları da, eksileri de vardır. Doğayı tanımak, hayvanları bilmek ve hatta onlarla iç içe yaşamak, tabiat olaylarına karşı tedbir almak, sınırlı imkânlarla hayatı devam ettirmek konusunda köylü çocukları; şehirli çocuklardan daha ileridedir. İletişim araçları, teknik araçlar, ulaşım, sanat etkinlikleri, gösteri ve kültürel çalışmalar, müzeler, kütüphaneler, pazarlar, sağlık ve eğitim kurumlarından yararlanma konusunda şehirli çocuklar; köylü çocuklarından daha … Okumaya devam et Bir Köy Öğretmeninin Eseri

Şeb-i Yelda Firarisi

Darağacı kurmuşsa gözlerin, Yani beni unutmuşsa, İşte sebebi budur mahkûmiyetin, Sebebi budur firârî gecelerin. Ki ben değilim bir âsi, Meczup deseler de inanma, değilim. b-ı hayât kılınmış sanardım, gözlerin; Ve gayrısı sürgün sayılmış derdim, Ve bir nefeslik mühlet verilmişti gönlüme, Ve sensizlik ölüm cezasına çarptırılmış bilirdim. Bir akşamüstü darağacı kurmuştu, Gözlerin; Aldatıldım, Halbuki onsuz sanki hiç sayıldım. Ve dahi sürgüne mecbur bırakıldım. Artık istemem sevgili. … Okumaya devam et Şeb-i Yelda Firarisi

Özür Dilerim

Sevgili anneciğim, Sana şu aralar çok kızıyorum Daha öncesinde de kızardım Ama kesinkes söylüyorum En çok kızdığım Benden hiçbir zaman özür dilememendir Beni unuttuğun unutmaya benden başladığın için Bana “kızım” demeyeli bu kadar zaman geçtiği Beni ilk aşkımda sevmekten bu kadar korkuttuğun için Sen unuttuğun halde ben hala bu yükü taşıdığım için Babamı hiçbir zaman sevmediğin için Sahi birimizi unutmadan önce sevdin mi anne? Sevmeyi … Okumaya devam et Özür Dilerim

Ben De Seni Anneciğim

Sevgili anneciğim, Adımı duyduğunda aklından ne geçer acaba ? Ben senin adını duyduğumun her seferi En güzel anılarımızı ezberlerim Böyle unutkanlıklar genetik olur dedi doktorlar Beni de unutacaksam eğer Senden evvel kendimi unutmak isterim Ondan seni boyna hatmederim Kışları sırtına hep bir soğuk vurur Camları kapıları ört yine seni bulur Baharda mevsimsel egzama olursun Doktorun dediği gibi de bakmazsın kendine Yazın içini bütünü ile bir … Okumaya devam et Ben De Seni Anneciğim

Şok Tedavisi

Herkesin Anlatılacak Bir Hikayesi Vardır Babam Gönen Köy Enstitüsünde üçüncü sınıfa kadar okumuş. Arkadaşları arasında çıkan bir kavgada, altta kalan arkadaşını kurtaracağım derken; ister istemez kavgaya dahil olmuş. Kavgadan dolayı disiplin kuruluna verilmişler. Kavga içindeki şiddet ve yaralanmalardan dolayı ceza alınca; dedem de, onu, “işim zaten çok” diye okuldan almış. Onun tahta bavulunda köy enstitüsü fotoğraf ve dergilerini sakladığını gördüm. Biraz mektep medrese yüzü görmesine … Okumaya devam et Şok Tedavisi

Son Üç Ay

Sevgili Anneciğim, Bugün bensiz üçüncü ayın Bu üç ay Benden üç ömür götürdü Eskiden sahilde bir yazlığımız vardı Akdeniz’in nefis tuzu kokan Saçıma başıma kum toplar gelirdim Hatırlamazsın sanırım Şimdi tam oralara gitme zamanı yılın Terasta bir akşam üstü Karpuz, beyaz peynir, taze fasulye Zahmetsiz Akdeniz yaz soframız Abim şimdi bütün evi doldurmamış gibi Elinde kovası çıkar gelir Bir dolu deniz kabuğu Yusuf hamakta uyuyakalmış … Okumaya devam et Son Üç Ay

Acı Tatlı Bir Sos

ben şehirden dağlara kaçmadım hiçorada bir yerde köyüm de olmadıdedemin bir bağı vardı imamlık görevini yaptığıgidilirdi bazı yaz akşamları ki yılda iki gece eder buoturma odasında iki duvara monte edilmiş tahta sedirlerpencereden uzandığında dalından ağzına düşen dutlardaha fazlası yoktu.dutlar ve dedem ve Allah ve namaz ve küçücük bir mutfak sonra gidişler, hastalıktan nefessiz kalmalargidişi dedemin bir anda oldu korona zamanındaben ölümü dedemle gördüm belki de … Okumaya devam et Acı Tatlı Bir Sos