Özür Dilerim

Sevgili anneciğim, Sana şu aralar çok kızıyorum Daha öncesinde de kızardım Ama kesinkes söylüyorum En çok kızdığım Benden hiçbir zaman özür dilememendir Beni unuttuğun unutmaya benden başladığın için Bana “kızım” demeyeli bu kadar zaman geçtiği Beni ilk aşkımda sevmekten bu kadar korkuttuğun için Sen unuttuğun halde ben hala bu yükü taşıdığım için Babamı hiçbir zaman sevmediğin için Sahi birimizi unutmadan önce sevdin mi anne? Sevmeyi … Okumaya devam et Özür Dilerim

Yiğit’in Sonbaharında

Gözümün önünde onun hayali canlandığında yatağımda kendimi geriye doğru attım. Bugün yapılacak olan toplu davete o da gelecekti ve ben heyecandan ne yapacağımı bilemiyordum. Elimdeki telefondan onun iki hafta önce çekilmiş olan fotoğrafına bakarken içim içime sığmıyor kalp atışlarım adeta dışarıdan duyuluyordu. Lacivert polo yakasının altına giymiş olduğu ten rengi geniş kesim pantolonu… Daha bir kerecik olsun yüz yüze konuşamadığım bu çocuk için kalbim neden … Okumaya devam et Yiğit’in Sonbaharında

Kahraman

Hep çok korkmuştum bu sorunun cevabından. Korkulası soruymuş hakikaten. Yazarken bile ellerim titriyor ya beni yanlış anlarlar da hızlı bir kararla hapis hayatı yaşamaya başlarsam diye. Aynı Eski Zaman Adamı’na yaptıkları gibi. Ben koydum ona bu ismi. Sebebi sanki eski zamanlardan fırlamış gibi giyinmesi, klas şapkaları ve krem rengi mantosudur. Arkadaşlarla binadan çıkışını izlemeyi çok severdik. Her gün belli bir saati vardı sabah demir kapıdan … Okumaya devam et Kahraman

Tam Kıvamında

Bu beş kişilik ne küçük ne büyük, ne mutlu ne üzgün bir ailenin kahvaltı sofrasının birkaç cümleye indirgenmiş halidir. Ben AnneDünden makarna arttı. Yanına fasulye yapsam Meryem sevmez ama fasulyeyi de artık pişirmeliyiz, çürüyecek yoksa. Sahi Meryem neden bu kadar sessiz bugün. Acele acele yiyor yumurtasını. Şu kızı bir anlayabilsem. Gönlünü birine kaptırdı da bize açık etmiyor gibi geliyor. Neyse çok da üstüne gitmeyeyim kızcağızın. … Okumaya devam et Tam Kıvamında

Mavi Boncuklar – 1

Anılar…Anılar…Anılar… Zihnimde dönüp duran anılar ve yerde yatan ben. Umutsuzluğun açmış olduğu yollar bu sefer farklı kollara ayrılmıştı. Ne yapacaktım bilmiyordum. Sol tarafımda kapısı açık olan balkondan soğuk hava belime vururken içim titredi. Ağlamamak için sıktığım dişlerimi sigara içmek için serbest bıraktığımda gözümden bir damla yaş yanağımdan süzülmüştü. Çaresizliği en derinlerimde hissederken olayların nasıl oldu da bu hale geldiğini düşünüyordum. Ben hangi ara ipleri bu … Okumaya devam et Mavi Boncuklar – 1

Ben De Seni Anneciğim

Sevgili anneciğim, Adımı duyduğunda aklından ne geçer acaba ? Ben senin adını duyduğumun her seferi En güzel anılarımızı ezberlerim Böyle unutkanlıklar genetik olur dedi doktorlar Beni de unutacaksam eğer Senden evvel kendimi unutmak isterim Ondan seni boyna hatmederim Kışları sırtına hep bir soğuk vurur Camları kapıları ört yine seni bulur Baharda mevsimsel egzama olursun Doktorun dediği gibi de bakmazsın kendine Yazın içini bütünü ile bir … Okumaya devam et Ben De Seni Anneciğim

Kelebeğe Mektuplar – 6

Sevgili Köpük, Sana bunları yazarken ellerimin titriyor olmasını görmezden gelemiyorum. Yutkunuyorum, belki boğazımda oluşan yumru gider diye. Ama fayda etmiyor, sessizce devam ediyorum sana yazmaya. Bugün, bu zamana kadar verdiğim savaşta yenildim. Her ne kadar sana iyi olduğumu hissettirmeye çalışıyor olsam da… Bugün kaybettim. Bu hayata devam edebilmek için insanın tutunabilmesi gereken şeyler olurdu demiştim sana bir mektubumda. Ben sana tutunmuştum biliyor musun? Her ne … Okumaya devam et Kelebeğe Mektuplar – 6

Kayıt Altında – 1

Kameranın yanıp sönen kırmızı ışığına takılmamak mümkün değildi. Kafamın içinde zaten bir sürü şey dönüyordu, bir de üstüne bu ışık eklenmişti.  Hah! Gülünçtü.  “Salı günü tam o saat aralıklarında orada olduğunun kanıtı elimizde. Ve sen buna dair tek kelime etmemekte kararlısın. Peki, neden?” Kelepçeli ellerim masanın üzerinde dururken odanın ortasında, başımın tam üzerinde, üflesem sallanacak olan ışık tekrar cızırdamıştı. Karşımda beni buraya getirmek için aylarca … Okumaya devam et Kayıt Altında – 1

Güneş ve Ay

14 yaşındaki bana selamlar… Yine saat dokuza geliyordu. Ay, bu sefer umutluydu çünkü dolunay olarak çıkıyordu herkesin karşısına. Bu sefer başarmak istiyordu. Güneşi yenmek istiyordu. Sıkılmıştı ona bağlı yaşayıp küçük olmaktan.  Yılda sadece iki kere insanlar Ay’a hayranlıkla bakardı. O günlerde de Ay, Güneş ile çıkardı ortaya. Beraber olmaları insanların dikkatini çekerdi. Çünkü iki küs kardeş barışırdı sanki.  Ay sadece o günler mutluydu, yoksa kendi … Okumaya devam et Güneş ve Ay