Bugün yine gözlerimden bir damla yaş aktı sevgili kelebek. İnsanların düşündükleri beni o kadar bunalttı ki en sonunda dayanamayıp yatağımda ağladım. Ufacık hissettim kocaman bedenimi birden bire. Birisi gelse beni görmeyip fark edemeyecek zannettim. Kendimi o kadar soyutlanmış hissettim ki bu dünyadan kendi varlığımın gerçekliğini sorgulamak bile zor geldi. Perdeleri kapalı karanlık odamın içinde sessizce yatarken düşüncelerim canımı yakıyordu. Eskiden olduğum kişi benimle aynı ruhu paylaşmak istemiyor gibiydi.
Sevgili kelebek, küçüklük hallerimiz büyüdüğümüzde bizimle gurur duyarlardı değil mi? Peki benim küçüklüğüm neden bana acıyarak beni izliyordu. 10 yaşımın gözlerindeki o üzüntü nedendi? Arkadaşsız kalmamdan mı yoksa kendimi sevmememden mi kaynaklanıyordu?
Daha fazla ağlamak istemiştim biliyor musun normalde. Ama buna cesaret edememiştim, evet kimse görmüyordu beni. Belki de sıkıntı buydu: yalnızdım. Yanımda ağlarken bana sarılacak birisi yoktu. Olsa da belki bir işe yaramazdı ya. Sonuçta o kişi bile beni istemeyebilirdi.
Çok acıyordu canım…çok.
Ama en kötüsü bunun sona ermeyecek olmasıydı. Başka bir zaman yine birdenbire gözlerimden damlalar akmaya başlayacak ve belki de hiç durmayacaklardı. Bilemiyordum. Tek bildiğim bu acının asla dinmeyeceğiydi.
