Sevgili Maria,
Nasılsın? Umarım iyisindir. Beni sorma Maria; şimdi sana bu mektubu darağacına gitmeden hemen önce yazıyorum. Bu bizim kısacık hikâyemiz bana hep ümit oldu. Sen akıllanmaz bir serseriden, vatanperver, aşkı için canını verecek bir adam yaptın ve şimdi en azından ailemi gururlandırarak bir amaç uğruna gidiyorum bu dünyadan. Sakın bu ayrılık için kendini hırpalama; olur da barış günlerini görürsen, beni mutluluk ve huzur içinde unut. Çünkü hatırlamanın sana hiçbir faydası olmayacak, bir tanem. Birini sev; benden daha cesur, daha akıllı, kıymetini bilecek birini çok sev ve beni unut.
Ah benim felaketler içinde yeşeren çiçeğim, cephede doğan güneşim, darağacında duyacağım kuşların ıslığı, sen bana hayatımda birçok sevinç verdin. Şimdi gidiyorum ve gitmeden sana bu mektubu yazmak, yaşadığıma değmesi demek. Ben şimdi hiçbir şey için pişman değilim; hayatımın uzun yıllarını asker olmaya dövünerek geçirsem de bu benim en büyük talihimdi, çünkü seni bana getirdi.
Sana “kaçalım” dediğimde beni dinlemediğin için de pişman değilim. Birtanem, sen de olma lütfen. Çünkü eğer kaçsaydık bir ömür sırtımızda vatan hainliğini taşıyacaktık. Kaçsaydık sen, benim sevdiğim kadın; ben, senin cesaretli aşkın olmayacaktım ve elbet bu ihanetin hançeri seni benden, beni senden koparıp alacaktı.
Şimdi ise darağacına başım dik, elimde sana yazdığım mektubun mürekkebi, yüreğimde vatan ve sen sevgisi ile gidiyorum.
Aslında bu kadar uzun tutmayacaktım; çünkü uzadıkça seni daha çok üzeceğini bilirim. Bu yüzden sadede gelmek gerekirse: ben gidiyorum ama gönlümdeki sevdan da benimle geliyor. Aşkımız bana emanet; yaşam ve mücadelemiz sana.
Kendine çok iyi bak, Maria.
Çok sevgili
Pyotr’undan
Yazarın notu: Bu mektup Puşkin`in yüzbaşının kızı eserinden Pyotr karakterinin perspektifinden Maria karakterine yazılmıştır.
