Unutulmak Üzere

Cüzdanında saklayıp unuttuğu hissine kapılırsın bazen Hani hep yanında gibisindir ona çok yakın Ama eli gitmez bir türlü sana uzanmaya. Kavuşmak istersin hayallerine Parmaklarına dokunmak… Önemli olmak istersin işte, fark edilmek… Zaman düşmanın olur… Biriktirip durduğun yumak haline gelmiş umut parçalarını, Günlerin senden tek tek kopardığı Bir seremoniye dönüşür çektiğin acı… Uzay boşluğunda kalakalmış Bulunmayı bekleyen gümüş renkli bir gemi gibisindir işte. Ya da sarmaşıkların … Okumaya devam et Unutulmak Üzere

Palmiyeler Üzerine

Yer var, çocukların ömrü kısa kelebeklerinkinden Delinmiş çöp poşeti gibidir günler; Gerçek kumlar ve yalnız palmiyeler, Kaleli limanın sırtındaki gemiler Yer var, sandalye kapmaca oynar bulutlar Baharda açan çiçekler kar altında kalır Palmiye olmuyor, olsa yaz uğrar aslında Orada güneş ister yönetimi, ayaz alır Yer var, gerçek kürklü sahte palmiyeler Aslında gerçeğini bahçeye dikesim var Serilirdim altına tüm düşünceler uçar aklımdan İsterse sokağın ortasında olsun … Okumaya devam et Palmiyeler Üzerine

İki Şair

İki şair, ikisi de veremli Biri evli, biri nedense kederli İkisinin hali de yüzünden belli Öksürükle sarsılıyor bedenleri Yine de yüksek sesle haykırıyorlar şiirleri Gecenin karanlığında inletiyorlar sokakları, evleri Sonra susuyor, önce Muzaffer’in sesi Sonra Rüştü’nün sesi Geriye kalıyor şiirleri, dizeleri, gamları, kederleri Biri 24 diğeri 22… Önce sesleri gitti, sonra nefesleri… Sonra da bedenleri… *Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu anısına* Büşra Yalman – … Okumaya devam et İki Şair

Kelebeğe Mektuplar

Sevgili kelebek, Bugün insanların içlerinin aslında ne kadar da boş olduğunu gördüm. Yapılan onca aktivite, geçirilen onca zamandan sonra bazı şeyleri bir çırpıda silebiliyorlar. Görmezden geliyorlar ve de bu sanki benim suçummuş gibi göstermek için can atıyorlar. Gözlerimi kapatıp ne kadar düşünsem de dayanabileceğimi zannetmiyorum. İşkence gibi geliyor hayat, hergün aynı şeyleri yapıp sürekli aynı duyguları paylaştığını düşünmek ama yolun yarısına bile gelememek… Peki neden … Okumaya devam et Kelebeğe Mektuplar

Unutmayı Hatırlamak

Tamı tamına 43 yıl 3 ay ve 14 gün yaşamıştı ve hayatının ilk 2 yıl 3 ayını saymazsak gördüğü, hissettiği, tattığı, düşündüğü ve hayal ettiği hiçbir şeyi unutmamıştı. Kimse bu gücünü bilmiyordu. Öğrenciyken notları çok iyiydi, “evde çok çalışıyor ve her şeyi ezberliyor” demişlerdi. Bir kere gördüğü insanların isimlerini asla unutmazdı, “isim hafızası güçlü” demişlerdi. Kimsenin doğum günün karıştırmazdı, “vefalı” demişlerdi. Bir kere gittiği yolları … Okumaya devam et Unutmayı Hatırlamak

Merak Ediyorum – Öyleyse Varım

İşte bir güvercin daha geçti. Kaçıncı kuş bu sabahtan beridir geçen? İlk geldiğimde sayma kararı almıştım ama sekizinciden sonra ipin ucunu kaçırdım anlaşılan. Bilmem kaç saattir parkın çimlerinde uzanıyorum. Ne gelen var ne giden. Zaman kavramının ne olduğunu unuttum, böyle çok güzel. Hava da çok güzel. Yaşamak oyun olmuş da zaman durmuş sanki. Çok boş hissediyorum. Ama bu his de güzel. Hafif eserek üşütmeyen rüzgarın … Okumaya devam et Merak Ediyorum – Öyleyse Varım

İçime Kar Yağdırdın

“Bana ateş verir misin?” “Ne!?”“Bana ateş verir misin, lütfen.” Cevap vermeden uzaklaşıyor, ondan öncekiler gibi. Arkasından uzun uzun bakmak istiyorum ama sisin yoğunluğu engel oluyor. Nereye gittiğimi bilemeden, göremeden buna yürümek denirse yürümeye devam ediyorum; bana ateş verebilecek, ısıtabilecek birini arıyorum. Ellerinde mumlarla, meşalelerle, fenerlerle geçen insanlara yaklaşıp bir kıvılcım, sadece tek bir kıvılcım istiyorum. Ellerindeki ateşin sıcaklığına inat buz gibi cevapsız gözlerle bakıyorlar ya … Okumaya devam et İçime Kar Yağdırdın