Mavi Boncuklar – 1

Anılar…Anılar…Anılar… Zihnimde dönüp duran anılar ve yerde yatan ben. Umutsuzluğun açmış olduğu yollar bu sefer farklı kollara ayrılmıştı. Ne yapacaktım bilmiyordum. Sol tarafımda kapısı açık olan balkondan soğuk hava belime vururken içim titredi. Ağlamamak için sıktığım dişlerimi sigara içmek için serbest bıraktığımda gözümden bir damla yaş yanağımdan süzülmüştü. Çaresizliği en derinlerimde hissederken olayların nasıl oldu da bu hale geldiğini düşünüyordum. Ben hangi ara ipleri bu … Okumaya devam et Mavi Boncuklar – 1

Kayıt Altında – 1

Kameranın yanıp sönen kırmızı ışığına takılmamak mümkün değildi. Kafamın içinde zaten bir sürü şey dönüyordu, bir de üstüne bu ışık eklenmişti.  Hah! Gülünçtü.  “Salı günü tam o saat aralıklarında orada olduğunun kanıtı elimizde. Ve sen buna dair tek kelime etmemekte kararlısın. Peki, neden?” Kelepçeli ellerim masanın üzerinde dururken odanın ortasında, başımın tam üzerinde, üflesem sallanacak olan ışık tekrar cızırdamıştı. Karşımda beni buraya getirmek için aylarca … Okumaya devam et Kayıt Altında – 1

Güneş ve Ay

14 yaşındaki bana selamlar… Yine saat dokuza geliyordu. Ay, bu sefer umutluydu çünkü dolunay olarak çıkıyordu herkesin karşısına. Bu sefer başarmak istiyordu. Güneşi yenmek istiyordu. Sıkılmıştı ona bağlı yaşayıp küçük olmaktan.  Yılda sadece iki kere insanlar Ay’a hayranlıkla bakardı. O günlerde de Ay, Güneş ile çıkardı ortaya. Beraber olmaları insanların dikkatini çekerdi. Çünkü iki küs kardeş barışırdı sanki.  Ay sadece o günler mutluydu, yoksa kendi … Okumaya devam et Güneş ve Ay

Kayıp Oyuncaklar

Bir avuç çocukla birkaç avuç yetişkinlermiş. Birileri ışıkları kapatmış. Karanlık çökmüş. Göz gözü göremez, birbirine güven veremez olmuş. Birbirine tutunan eller kopmaya başlamış. O karanlığın içinde ne kadar arasalar da birbirlerini tekrar bulamamışlar. Hep başka bir elin, başka bir dostun varlığına alışık olduklarından önce afallamış sonra da çökmüşler. Korkmuşlar anlayacağınız. Çocuklar korkmaya zaten alışıkmış. Korkmaya alışık olduklarından çok önemsememişler. Onları asıl korkutacak şey anne babalarının … Okumaya devam et Kayıp Oyuncaklar

Şok Tedavisi

Herkesin Anlatılacak Bir Hikayesi Vardır Babam Gönen Köy Enstitüsünde üçüncü sınıfa kadar okumuş. Arkadaşları arasında çıkan bir kavgada, altta kalan arkadaşını kurtaracağım derken; ister istemez kavgaya dahil olmuş. Kavgadan dolayı disiplin kuruluna verilmişler. Kavga içindeki şiddet ve yaralanmalardan dolayı ceza alınca; dedem de, onu, “işim zaten çok” diye okuldan almış. Onun tahta bavulunda köy enstitüsü fotoğraf ve dergilerini sakladığını gördüm. Biraz mektep medrese yüzü görmesine … Okumaya devam et Şok Tedavisi

Kabustan Uyanmak – 2

Her şeyin sonu ölüm derler? Peki ben neden şu an buna inanmıyordum? Ölüm gerçekten de bu kadar abartılacak ve korkulacak bir şey miydi? Parmak uçlarım saçlarımın köklerini soyarken elime takılan kırık bir kökü canımın acısını umursamadan çekip kopardım. Kafamın içi gördüğüm kabuslardan dolayı allak bullakken bu dışına da yansımıştı. Sonuç olarak sürekli dökülen saçları ve bunu engellemek yerine onları daha çok yolan bir ben vardım. … Okumaya devam et Kabustan Uyanmak – 2

Günaydın Efendim

Benimle bir sabaha hoş geldiniz efendim. Sırtınızı arkaya yaslayın ve keyfini çıkarın. İyi seyirler! İşte koridorun sonundaki bu oda benim. Çekinmeyin canım, girin içeri, yabancı değilsiniz. Perdeleri geceden açık unuttuğumdan, çoktan gözünüze çarpmıştır zaten, apartman boşluğuna nazır bir odam var. E zaten apartman boşluğuna bakıyor pencere, perdeleri kapatmaman sorun olmaz zaten, gibi masum düşünceler gelebilir aklınıza ama alışkanlık işte… Can çıkmayınca huy çıkmaz diye boşuna … Okumaya devam et Günaydın Efendim

Sonra Kayboldu Müslüme Abla

“Ay yok ya, iyiyim ben.” “Emin misin Müslüme Abla, evde değilmişsin gibi açmıyorsun perdeleri? Geçen manava giderken geçtim camın önünden, güneşlikler kapalıydı hep.” “Temizlik yapıyordum o gün, kurusun diye taktım perdeleri.” “E kendin mi taktın yoksa? Söyleseydin ben oğlanı gönderirdim, beline dikkat edecektin hani ameliyattan sonra?” “Bir şey olmadı canım. Hem pazar pazar işi vardır çocuğun.” “Bak komşular da hiç ses yok senden diyor. Aynur’la … Okumaya devam et Sonra Kayboldu Müslüme Abla

Kefaret

Seni unuttum diye kızdın bana dimi? Ama ne yapayım, işim başımdan aşkın, öyle olunca da aklım hep birkaç karış havada. Seni de gömleğimin cebinde unutuvermişim… Şimdi soracaksın, benim orada ne işim vardı, diye. Hani sen bir gün beni sevmekten vazgeçtin ya, işte o gün sen resmin oldun. Seni resminden sevmeye başladım, daha doğrusu; senin yerine resmini sevmeye başladım. Çünkü nefes alıp verebilen sen, ne beni … Okumaya devam et Kefaret

İntikam Ateşi

Bedenimde yanıp sönen ışıklar… Kafamda çalıp duran ninniler… Hangisine tutunacağıma karar veremezken aşağıya salınan ip tüm dikkatimi dağıtmıştı.  “Elysa! Gitmemiz lazım.” İçine sığındığımız binanın üzerinde gezinen helikopterlerin sesi her şeyi bastırmaya yeterken girdiğim transtan çıkmak düşündüğümden daha zordu. Kolumdaki çipi kontrol edip gösterilen çıkışa ilerlerken yapacaklarımdan emin değildim.  “Bundan emin misin?” diyen arkadaşımın uzattığı bıçağı alırken çıkmış olduğum düzlükteki tüm ışıkları üzerime toplamıştım.  Cevap veremezken … Okumaya devam et İntikam Ateşi