• Narin

    Narin

    Büyümeden büyük dertleri olur Küçük omuzlarında büyük yükler barındırır Küçüklüklerini büyükler yüzünden yaşayamaz Ülkemin çocukları. Küçük hayalleri olur büyük gönüllerinde Yanakları kızarır dillendirdiklerinde Hayalleri zehrolur lakin büyükler yüzünden Mutlu olamaz bir türlü ülkemin çocukları. Küçük parmakları güçsüz Savaşamaz azgın canavarlarla. Küçük çığlıklarını duymayınca büyükler Büyüyemez oldu ülkemin çocukları… Hpqwkon Okumaya devam edin

  • Mısırlı Bir Tesbih Tanesinde

    Mısırlı Bir Tesbih Tanesinde

    Doğduğum büyüdüğüm yerlerden uzaklaştığımdan beri, Döner kendi içime, sessizce sorardım: “Nerede bulur ruhum asıl yuvasını?” Bir ömrü geçireceğim yeri seçebilseydim, Hangi diyarda, hangi köşede bulurdum o aradığım huzuru? Uzun süre bulamadım bu soruya bir cevap. Ta ki bu gece, teheccüd sonrası, Tesbihimin taneleri arasından kayarken ellerim “La ilahe illallah” diye inleyen bir tanede, Yaşamak istediğimi… Okumaya devam edin

  • Kuzey Atlasta Mercan

    Kuzey Atlasta Mercan

    Sen süzülürken kanatlarını yele bırakıp Akıntıda balık misali Ben suda yansımasına bakar bizim bir şansımız olabilir sanırdım Sen kaptırıp kendini sürüye göç ederken Yansımanla bir okyanuslar aşardım Burada değilse orada ihtimalimiz Varınca anladım ne haddine okyanuslar tatlı su balığının Yüzümü bile dönemem akıntıya Zaten ayıramam da nazarı zülfün telinden Bir kez olsun dönmeyince yüzün bana… Okumaya devam edin

  • Kayboluşa Meyilli Günlük – 3

    Kayboluşa Meyilli Günlük – 3

    Kağıdımla kahve içtik bugün. Birinden gördüğüm bir yöntemle kahveyle resim yaptım. Fena olmadı doğrusu. Umarım resimlerimi bir gün günlüğümle birlikte bulur, ve kahveyle boyamamın sebebinin fırçalarımla benim aramdaki kırk yıllık dostluk olduğunu anlarlar. Yine başladı benim mesai; olmuyor işte, içimdeki bu saçma anlaşılma umudu olmadan resim yapamıyorum. Rotasını kaybetmiş araç gibi saçma sapan yol alıyorum… Okumaya devam edin

  • Minyatür Birleşmiş Milletler

    Minyatür Birleşmiş Milletler

    Ancak ‘Tanrı’nın ülkesine giden yol’ diye Türkçeye çevirebilirdim, eski evimize giden otobüs hattının adını. C2 hattıyla yıllar ve yollar boyu süren yakınlığımızdan sonra aramızda farklı bir bağ oluşmuştu. Artık yollarımızı ayırmış olsak da, kendisini anmak için C2’de tanık olduğum ilginç görüntülerden bahsedeceğim. Bu otobüse binenlerin hedefi ikiye ayrılıyor. Mülteci kampı veya eski askeri lojmanlar. Lojmanlarda… Okumaya devam edin

  • Kan ve Koza

    Kan ve Koza

    Her adımda yankılanır pişmanlıklarım Adını fısıldarken susan nefesim. İhanetin soğuk bıçağı bakışlarında, Eski bir dostun gülüşüyle vurdu beni gizlice. Gözlerim toprak, içim yağmur, Her damla bir yenilgi, bir buruk gurur. Ama yerde uzanmak yetmez bana, Küllerimle savaşırım, sabahında, kanla. Bu yara, bir mühür gibi artık, Beni itekleyen, beni yeniden kuran, Kalbimden sökülen eski bağların, Küllerini… Okumaya devam edin

  • Vicdan Meselesi

    Hep merak etmişti Ay ile Güneş iyi anlaşırlar mı ki Ne diye kovalarlar birbirlerini Birinin olduğu göğe  Öteki giremezmiş gibi Sonra birine zulüm dedi Diğerine vicdan Kimin kim olduğunu söylemedi Alınmalarını istemezdi Fısıldadı gün batarken ‘Vicdan varsa zulüm girmez içeri Zalim kalp vicdan nedir bilmezken Ay kovalar durur Güneşi’

  • Aldatıcı Sosyallik Algısı

    Bazen yıldızları çok uzakta aradığımızı düşünüyorum. Gün geçtikçe dünyanın daha sosyal bir yere dönüştüğünü düşünüyoruz. İnsanlar sosyal platformlarda sosyal etkinliklerini paylaşıp tek tuşla – yüz yüze olsa birden ulaşamayacağı kadar çok bireye ulaşıp – etkileşim alıyor. Her şey fazlasıyla ulaşılabilir; hayatımızla ilgili gelişmeler, detaylar, gereksiz ve özel bilgiler… Yani henüz birkaç yıl önce akılsız telefonla,…

  • Adalet Neden Geç Gelir Veya Hiç Gelmez?

    İşleneceğini bildiğiniz bir cinayet olsa siz ne yapardınız? Bugün sizlere Marquez’in 1981’de yayımlanan polisiye romanı Kırmızı Pazartesi’den bahsedeceğim. Orijinal dili İspanyolca’da “İşleneceğini Herkesin Bildiği Cinayetin Öyküsü” olarak yayımlanan roman kısaca: cinayeti önceden duyurulmuş, bir iftira üzerine namus cinayetine kurban gidecek Santiago Nasar’ın öleceği günü, kasaba halkının neler yaptığını, neden engel olmadıklarını, cinayetin neden işlendiğini anlatır…

  • Felaketler İçinde Yeşeren Bir Aşk

    Sevgili Maria, Nasılsın? Umarım iyisindir. Beni sorma Maria; şimdi sana bu mektubu darağacına gitmeden hemen önce yazıyorum. Bu bizim kısacık hikâyemiz bana hep ümit oldu. Sen akıllanmaz bir serseriden, vatanperver, aşkı için canını verecek bir adam yaptın ve şimdi en azından ailemi gururlandırarak bir amaç uğruna gidiyorum bu dünyadan. Sakın bu ayrılık için kendini hırpalama;…

  • Kendini İmha Butonu

    Çocukken izlediğimiz filmlerde robotların kendini imha etme tuşu vardı. Aklıma yatmıyordu, kontrolden çıkmış bir robotu durdurmak isteyen ikinci bir kişinin o kırmızı butona basmasını anlayabilirim, ama robotun veya herhangi bir sistemin kendini nasıl ve neden yok edebileceğine dair bir cevabım yoktu. Şu sıralar ise bazen kendini imha etmeye çalışan robotlar gibi davrandığımı fark ediyorum. İnsan…

  • İcat

    “Bitti!” diye bağırdı elindeki objeyi kaldırıp. Üzerinde aylardır çalıştığı ve sonunda bitirdiği, daha önce ne duyulmuş ne görülmüş bir icattı. Bundan kimseye bahsetmek istemiyordu çünkü illegal olması muhtemeldi. Buluşuna isim koyma işini sonraya bırakabilirdi.  Bu icat yaklaşık bir telsiz büyüklüğündeydi, tepesinde iki anteni, bir kulaklık girişi ve eski bir ekranı vardı. Hurdacılardan topladığı eşyalarla ancak…