-

En Mutlu Anım
Sevgili anneciğim, Şimdilerde beni iyice unuttun Arada bir, bir kızım var benim derdin Gelmez oldu Şimdi aklına da mı gelmez oldum anneciğim? Peki ya kalbine Sevgim de tükendi mi sende? Peki şimdi iki yabancı mı olacağız? Bütün bu hayatımız Doğumun Yaşamım Ve ölümümGüzel günler Güneşli Kötü anlar Almanya Ve beni unutman Geçti mi her şey?… Okumaya devam edin
-

Kayboluşa Meyilli Günlük – 2
Müze gezmeyi severim. Gezmeyen sanatçıyı da anlamam. Bencil bir davranıştır bana göre senin gibi olan, dünyanın her yerinden, bambaşka insanların emeklerini görmezden gelmek. Eğer asıldıysa bir resim müzenin duvarına, saatler öteden beni çağırır onu görme arzusu. Tanımadığın birinin elleriyle yaptığı şeye bakıp onu anlamaya çalışmak heyecanlıdır. Kompozisyondan girersin, renklerden çıkarsın. Arkeologlar uğraşadursun, sen sadece gözlerinle… Okumaya devam edin
-

Rüzgar
Siz de tanıyorsunuz onu. Önünüzde şu an, burnunuzun dibinde, içinde, dışında, parmaklarınızın altında, saçlarınızın üstünden geçti, gömleğiniz havalandı. Ve içinize hapsedildi bir nefeste, saliseler sonra yeniden dışarı çıkmak için. Okumaya devam edin
-

Ah Biz Böyle Olmasaydık
Sevgili anneciğim, Ne oldu bize böyle Bizi böyle ayıranAramıza giren bu dünyalar Sana beni unutturan Beni sevmemenin sebebi neydiBir akşam üstü o çocuğu çok sevdim diye mi Ben de bir çocuktum anne Bana sevmeyi sen öğretmiştin anne Beni sevmeyi nasıl unutursun? Yoksa senin içten içe hayatını affedemeyişin miydi bizi bu hale düşüren Kendini hiçbir zaman… Okumaya devam edin
-

Ölümlü Güneş
Yaz yağmurunun ardından Yüz güldüren ölümlü güneş Ağustosun bir ömürlük böcekleri Sersemliğin, uykusuzluğun zamanı Gölgen bile gelmiyor arkandan Takvim yapraklarını eriten güneş Hayali bir karpuz kokusu burnumda Sıcaktan suya atlıyor kuru yapraklar Ölümlü bir huzur bahçede süren Geldi mi bir sabah çıkan rüzgar Peşinden getirdiği kara bulutlar Dansa kalkıyor yerdeki yapraklar Kapıları camları kapatın Hüzün… Okumaya devam edin
-

Kendine Yazar
Her şey internette önüne çıkan kalitesiz bir hikayeyi okumasıyla başlamıştı. “Buna da hikaye mi denir?” diye içinden geçirmişti sonra lise edebiyat hocasının -hani herkesin hayatında bir edebiyat hocası olur ya- sözü aklına gelmişti: Yapılan bir işi beğenmiyor musunuz? Oturun ve daha iyisini yapın ama kendi başınıza yapmayı denemeden önce sakın ha söylenmeye ve kusur bulmaya… Okumaya devam edin
-
Vicdan Meselesi
Hep merak etmişti Ay ile Güneş iyi anlaşırlar mı ki Ne diye kovalarlar birbirlerini Birinin olduğu göğe Öteki giremezmiş gibi Sonra birine zulüm dedi Diğerine vicdan Kimin kim olduğunu söylemedi Alınmalarını istemezdi Fısıldadı gün batarken ‘Vicdan varsa zulüm girmez içeri Zalim kalp vicdan nedir bilmezken Ay kovalar durur Güneşi’
-
Aldatıcı Sosyallik Algısı
Bazen yıldızları çok uzakta aradığımızı düşünüyorum. Gün geçtikçe dünyanın daha sosyal bir yere dönüştüğünü düşünüyoruz. İnsanlar sosyal platformlarda sosyal etkinliklerini paylaşıp tek tuşla – yüz yüze olsa birden ulaşamayacağı kadar çok bireye ulaşıp – etkileşim alıyor. Her şey fazlasıyla ulaşılabilir; hayatımızla ilgili gelişmeler, detaylar, gereksiz ve özel bilgiler… Yani henüz birkaç yıl önce akılsız telefonla,…
-
Adalet Neden Geç Gelir Veya Hiç Gelmez?
İşleneceğini bildiğiniz bir cinayet olsa siz ne yapardınız? Bugün sizlere Marquez’in 1981’de yayımlanan polisiye romanı Kırmızı Pazartesi’den bahsedeceğim. Orijinal dili İspanyolca’da “İşleneceğini Herkesin Bildiği Cinayetin Öyküsü” olarak yayımlanan roman kısaca: cinayeti önceden duyurulmuş, bir iftira üzerine namus cinayetine kurban gidecek Santiago Nasar’ın öleceği günü, kasaba halkının neler yaptığını, neden engel olmadıklarını, cinayetin neden işlendiğini anlatır…
-
Felaketler İçinde Yeşeren Bir Aşk
Sevgili Maria, Nasılsın? Umarım iyisindir. Beni sorma Maria; şimdi sana bu mektubu darağacına gitmeden hemen önce yazıyorum. Bu bizim kısacık hikâyemiz bana hep ümit oldu. Sen akıllanmaz bir serseriden, vatanperver, aşkı için canını verecek bir adam yaptın ve şimdi en azından ailemi gururlandırarak bir amaç uğruna gidiyorum bu dünyadan. Sakın bu ayrılık için kendini hırpalama;…
-
Kendini İmha Butonu
Çocukken izlediğimiz filmlerde robotların kendini imha etme tuşu vardı. Aklıma yatmıyordu, kontrolden çıkmış bir robotu durdurmak isteyen ikinci bir kişinin o kırmızı butona basmasını anlayabilirim, ama robotun veya herhangi bir sistemin kendini nasıl ve neden yok edebileceğine dair bir cevabım yoktu. Şu sıralar ise bazen kendini imha etmeye çalışan robotlar gibi davrandığımı fark ediyorum. İnsan…
-
İcat
“Bitti!” diye bağırdı elindeki objeyi kaldırıp. Üzerinde aylardır çalıştığı ve sonunda bitirdiği, daha önce ne duyulmuş ne görülmüş bir icattı. Bundan kimseye bahsetmek istemiyordu çünkü illegal olması muhtemeldi. Buluşuna isim koyma işini sonraya bırakabilirdi. Bu icat yaklaşık bir telsiz büyüklüğündeydi, tepesinde iki anteni, bir kulaklık girişi ve eski bir ekranı vardı. Hurdacılardan topladığı eşyalarla ancak…
