-

Bulutlara Bağlanan Umut Taneleri
Çakıl taşlarının çıkardığı o garip ses kulaklarımızı dolduruyordu. Bakışlarım arabanın dışındaki, uçsuz bucaksız yeşillikteydi. Sıra sıra dizilmiş ağaçları hızla geçerken yolun bitmeyeceğini düşünmekteydim. Kuşlar cıvıldıyor, gökyüzü mavi renginin ona ait olduğunu belli etmek ister gibi ışıl ışıldı. Bulutlar yan yana süzülürken geriye yaslanıp rüzgarın yüzüme esmesine izin verdim. Göz kapaklarım kapanmak için ısrar ederken arabanın… Okumaya devam edin
-

Kovulan Kuşların Yanan Yuvaları
Önce kuşları kovdular, göçmen kuşları. Kimse duymadı, kimse görmedi. Tüm o göçmen kuşlar bulutlarla ve umutlarla beraber kaybolup giderken ufukta, kimse kafasını kaldırıp da gökyüzüne bakmadı. Halbuki o kadar kalabalıktı ki kovulan kuşlar, şehrin sokaklarına gölge olup düştüler. Ne sokaklar ne de sokakları arşınlayanlar gölgeleri fark etmediler. Birer birer silinip giderken gölgeler kuşlardan geriye boş… Okumaya devam edin
-

Zihnimdeki Ayak İzleri
Düşün bak, dokuz sene, koca bir dokuz sene görmemişsin. İletişiminiz kopmuş. Ne kadar acı da olsa, yolda görsen tanımazsın. Bir de ergenlikten sonra insan çok değişiyor tabii. Arasan telefona o mu çıktı yoksa başkası mı, onu bile anlamazsın. Sesine kadar değişmiştir çünkü. Çay içerken aklıma geldi eskilerden birisi. ‘Şimdi ne yapıyor acaba?’nın ardından ‘Yedi yıl… Okumaya devam edin
-

Sana, Yaşama ve Ölüme Dair
Seni seviyorum ve güneşi de; Çünkü sen bana ışık. Seni seviyorum ve göğü de; Çünkü sen bana nefes. Hayatı, güneşi, göğü, Çünkü onları sen bildim. Seni seviyorum ve toprağı da Çünkü ben seni toprak gibi kabul ettim. Ve şimdi Sen de sev; Çünkü sana geldiğimde çok geç olacak Ben hayata hayat için sana Ben ölüme… Okumaya devam edin
-

Sahipsiz Kağıtlar
Kırmızı, beyaz iyi bir kombine miydi? Yoksa mavi ve beyaz mı daha çok yakışırdı? Kesinlikle sarı tek başına hiç güzel değildi. Buna kararım netti ama beyaz… kırmızıya mı yoksa maviye mi aitti? Önümden geçip giden trenleri renklerine göre kafamda farklı sayfalara koyarken kulaklarıma dolan anons sesine dikkat kesildim. Son iki yıldır duymakta olduğum o ses… Okumaya devam edin
-

Söylediğim Sözler
Küçük dünya, büyük dünya, Biraz neşe ve bir sürü bela. Hayal kırıklıkları ile dolu. Sadakatsizlikle. Aşk nadiren hayatta kalır. Nadiren yerine getirilir o dilek, Tıpkı iyi insanların bulunması gibi, Nadiren. Sık düşünürüm Ama pek belli etmem. Kafiye yapmıyorum, niye? Ahenk yok mu kafiye yok diye? Ben bilmiyorum, sen söyle Senin de isteğin cevap vermek mi?… Okumaya devam edin
-
Başlığı farketmez bir mektup
Bugün veya dün veyahut yarın, kavurucu bir güneşin altında sizi unutana dek…
-
Kestaneli Pasta
Soğuktan dolayı, Efsun’un ağzından çıkan duman havaya karıştı. İstanbul sokaklarında dolaşıp duruyor, pastaneyi arıyordu. Sokaklar tabii ki tıklım tıklımdı, etraf insandan geçilmiyordu. Arabaların ve insanların gürültüsü dinmiyor, sokaklar daha da kalabalıklaşıyor, etrafta koşuşturan çoğu insan bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Birkaç saat sonra hem yeni yıla hem de yeni yaşına girecekti Efsun. Sokaklar bu yüzden kalabalıktı:…
-
Yeni Dünya
Az kaldı Paramparça oldum yeni dünya Biliyor musun Neler oluyor duvarın arkasında Neler olmuyor, olamıyor Çünkü bitti Biliyordum, az kalmıştı Bir tek gerçek vardı bildiğim Gerçekliğinden emin olduğum Şimdi binmiş atına geliyor Ne yaparsın yeni dünya Üç kelime kaldı dilimde Onları çevirip duruyorum Diğerleri evimde Evim neredeyse Geri dönemiyorum Dönsem ne olur Kim tutar rüzgara…
-
Yas Üflenmiş Güller
“Kral gibi yaşamak benim için kral olmaktan daha iyi.” (Kral Oidipus) ‘Bir kralın ölüşü sonsuzlukla lanetlenmiş bir yasın doğuşudur.’ Bunu öğrendiğimde henüz yirmili yaşlarımdaydım. Küçük bir demircide çalışıyor, bütün gün karanlığın iz sürdüğü dehlizlerde kızgın demirleri dövüyordum. Ellerim daha nasır tutmamış, sırtım bir dağın tepesi gibi kıvrılmamıştı. Kanım deli akardı ve ben üzerime yüklenen yorgunluğun…
-
Edilmemiş Vedanın Kefareti
Çok iyi tanıdığım bir yabancıya; Gördün mü bak, yine veda edemedik. İlk veda etmeden ayrılışımızı hatırlıyor musun? Sen çok aramıştın, ben çok kaçmıştım sonra da bir anda bambaşka bir yerde ortaya çıkıvermiştim. Veda etmeden çekip gitmiştim ama geri gelecektim ve ben gittiğim gibi geri geldiğimde aramızdaki herşey aynı kalmış olacaktı. Sanki hiç gitmemiş hep var…
-
İkimiz Kaldık
Ellerimin titrediğini hissediyorum. Odam buz gibi. Parmak uçlarım bu odada neye dokunsa soğuktan uyuşmaya başlıyor. Aylar önce siyah astar attığım tuval beni izliyor, “Benden başka kimse yok, biliyorsun değil mi?” diyor. Burada başka kimse yok. Dışarıda da yok. İşin aslı, dünyada benden, bu tuvalden ve içimde büyüyen o alevden başka bir şey var mı emin…
