• Korkmuyorum

    Korkmuyorum

    Ölmekten korkmuyorum, Sadece yaşamam gereken şeyleri yaşamadan ölmekten korkuyorum yada yaşamamam gereken şeyleri yaşayıp ölmekten. Birde öldüğüm zaman evcil hayvanlarıma sahip çıkılmamasından korkuyorum.  Öldüğümde unutulmaktan korkuyorum, mezarıma kimsenin gelmemesinden korkuyorum, mezarıma güzel çiçeklerin dikilmemesinden korkuyorum, ama biliyorum ki zamanı geldiğinde unutulacağım, mezarıma gelen kişiler yavaş yavaş azalacak, mezarıma dikilen çiçekler zamanla solup gidecek. Sonra tekrar… Okumaya devam edin

  • Sürur*

    Sürur*

    Hani sen bana bir gün,Mutlu olduğunu söylemiştin de Çiçekler açmıştı yüzümde Fırtınalar dinmişti o gün. İşte o zaman içimde,Bir çocuk kaybettiği oyuncağını buldu.İki tren doğru peronda durdu. Hani sen bana bir gün,Hayatın iyi gittiğini söylemiştin deÜşüyen alevler sönmüştü içimdeYıldızlar gülmüştü o gün. İşte o zaman içimde,Bir keman kaçırdığı notayı buldu.İki çift göz aynı anda durdu. Hani sen… Okumaya devam edin

  • Kralın Tacı

    Kralın Tacı

    Bugün açan çiçek yok.Mavi gökyüzü de kalmadı.Akan seller varBüyük biraderin camdan baktığı. Raflarda beni bekleyin ütopyalar,Halletmem gereken bir iş varBulmam gereken şey kralın tacıVe bekleyeceğim firavunun böceğini. Bugün akarsular yok.Paslı bir gider borusuyum.En azından bir kimliğim var,Ama vermeyin büyük sözler;Tıkanıyorum! Bugün elimde bir kalem var.Anlaşılmayan kelimeler karalıyorum anlaşılmak için.Ufuktan bir duman yükseliyorVe alev alıyor yüzü… Okumaya devam edin

  • Gölgeye Mektuplar – 3

    Gölgeye Mektuplar – 3

    Sevgili Gölge; Bu sabah bisikletimin sepetine bir demet ortanca bıraktım, sen gelip al diye. Ve sanırım gelip aldın, çünkü işten dönerken tekrar baktığımda sepet boştu.  O ortancaları seçmek için çok uğraştım biliyor musun, çiçekçide uzun süre bekledim. Hangi demetin daha güzel olduğuna karar veremedim. Tam vazgeçip başka bir çiçekçiye gideceğim sırada, rafın en arkasında küçük… Okumaya devam edin

  • Barış

    Barış

    “Başlıyoruz. İçeriden boya kasasını al da gel!” İkinci günümdü. Parmaklarımı katlatarak içeri diyerek kastettiği malzeme odasına girip içi boyalı kavanozlarla dolu olan kasayı aldım. Odanın kapısını dirseğimle kapatıp kasayı onun yanına, çalışma masasının önüne getirdim. Bir boyalara bir de masadaki tekneye baktım, “Bu dün yaptığınızdan daha farklı görünüyor.” “Evet,” diye cevap verdi. “Bu ebru sanatı.… Okumaya devam edin

  • Urgan İpliği

    Urgan İpliği

    Bağımlılık neydi? Neden bağımlı olurdu insan? En önemlisi de bu şeylerden kurtulmak neden bu kadar zor olurdu? Bir kahveye olan bağımlılığımızı düşünelim mesela. Günde su içer gibi kahve içerken ister istemez vücudumuz bu duruma karşı çıkardı ya da herhangi bir sosyal medya hesabında takılırken günlük hayattan koptuğumuzda beynimiz uyarı gönderirdi. Ama bunları umursamazdık. Günler geçer… Okumaya devam edin

  • Başlığı farketmez bir mektup

    Bugün veya dün veyahut yarın, kavurucu bir güneşin altında sizi unutana dek…

  • Kestaneli Pasta

    Soğuktan dolayı, Efsun’un ağzından çıkan duman havaya karıştı. İstanbul sokaklarında dolaşıp duruyor, pastaneyi arıyordu. Sokaklar tabii ki tıklım tıklımdı, etraf insandan geçilmiyordu. Arabaların ve insanların gürültüsü dinmiyor, sokaklar daha da kalabalıklaşıyor, etrafta koşuşturan çoğu insan bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Birkaç saat sonra hem yeni yıla hem de yeni yaşına girecekti Efsun. Sokaklar bu yüzden kalabalıktı:…

  • Yeni Dünya

    Az kaldı Paramparça oldum yeni dünya Biliyor musun Neler oluyor duvarın arkasında Neler olmuyor, olamıyor Çünkü bitti Biliyordum, az kalmıştı Bir tek gerçek vardı bildiğim Gerçekliğinden emin olduğum Şimdi binmiş atına geliyor Ne yaparsın yeni dünya Üç kelime kaldı dilimde Onları çevirip duruyorum Diğerleri evimde Evim neredeyse Geri dönemiyorum Dönsem ne olur Kim tutar rüzgara…

  • Yas Üflenmiş Güller

    “Kral gibi yaşamak benim için kral olmaktan daha iyi.” (Kral Oidipus)  ‘Bir kralın ölüşü sonsuzlukla lanetlenmiş bir yasın doğuşudur.’  Bunu öğrendiğimde henüz yirmili yaşlarımdaydım. Küçük bir demircide çalışıyor, bütün gün karanlığın iz sürdüğü dehlizlerde kızgın demirleri dövüyordum. Ellerim daha nasır tutmamış, sırtım bir dağın tepesi gibi kıvrılmamıştı. Kanım deli akardı ve ben üzerime yüklenen yorgunluğun…

  • Edilmemiş Vedanın Kefareti

    Çok iyi tanıdığım bir yabancıya; Gördün mü bak, yine veda edemedik. İlk veda etmeden ayrılışımızı hatırlıyor musun? Sen çok aramıştın, ben çok kaçmıştım sonra da bir anda bambaşka bir yerde ortaya çıkıvermiştim. Veda etmeden çekip gitmiştim ama geri gelecektim ve ben gittiğim gibi geri geldiğimde aramızdaki herşey aynı kalmış olacaktı. Sanki hiç gitmemiş hep var…

  • İkimiz Kaldık

    Ellerimin titrediğini hissediyorum. Odam buz gibi. Parmak uçlarım bu odada neye dokunsa soğuktan uyuşmaya başlıyor. Aylar önce siyah astar attığım tuval beni izliyor, “Benden başka kimse yok, biliyorsun değil mi?” diyor. Burada başka kimse yok. Dışarıda da yok. İşin aslı, dünyada benden, bu tuvalden ve içimde büyüyen o alevden başka bir şey var mı emin…