-

Kayboluşa Meyilli Günlük – 6
Utanç duygusunu tanımlayamıyorum günlük. İmkanı olsa tutup keseceğim hayatımdan, bedenimden. Ama insanı insan yapıyor utanç duygusu. Şehir gazetesinin son sayfasını okuduğumda vücudumu saran şeydi, utanç duygusu. Yaşadığım şehrin hemen dışında, bir gecekondu kasabasında gerçekleşen yangını yazıyordu gazeteler. Benimse gazete olmasa dışarıda gördüğüm sadece iki itfaiye aracıydı. Burnumun dibindekini görmeyip, resim yapmak, gerçek insanları resmetmek için… Okumaya devam edin
-

Ela Gözlerine Hasret
Sana olan hislerime, Kifayetsiz kaldı kelimeler. Benden uzakta, ela gözlerine hasretim şimdi; Ne zormuş sensiz olmak, Bitmez oldu bu günler. Bir kıvılcımdı bizi buluşturan, Kalpte umut, gözde bahar açtıran. Ve bir alevdi bizi ayıran, Sessizliğe mahkum etti şimdi zaman. Özlemim sonsuz sana, Her nefeste, her duada. Gün gelir de gelirsen eğer yamacıma, Ela gözlerindeki o… Okumaya devam edin
-

Nar Lekesi
Sevgili anneciğim, İşte yine buradayım Uzun zamandır sana yazmadım Çünkü bi an affettim sandım Şimdi bunu duysan Bunun için de kızarsın bana Bir keresinde kaybolmuştum kaybolmaktan değil kızmandan korkmuştum Ve sen korktuğum için kızmıştın Sanırım hiç değişmeyeceksin Bir kere olsun merak etmeyeceksin neler hissettiğimi Aradan yıllar geçse yine sadece kızacaksın Başıma ne geldi sormayacaksın Neden… Okumaya devam edin
-

Rüzgar
İçimde derin bir sıkıntı Ruhumda gizlenmiş hatıralar… Bir rüzgar esse alıp götürse, bütün sıkıntılarımı… İçim yine dalgalı bir karadeniz Kalbimde gizlenmiş umutlar.. Bir rüzgar esse alıp götürse, bütün hayal kırıklıklarımı… Şimdi bir rüzgar esse savursa şansı yollarıma… Sımsıkı tutardım, hiç bırakmazdım Rüzgarın bana hediye ettiği o güzel şansı… Rüzgarla savrulsam ben de, hayal ettiğim o… Okumaya devam edin
-

Bu Kadar Güzel Miydi Dünya?
Doldurdum umut keselerimi Ceplerim şıngır şıngır gidiyorum. Otobüs kesse de sesimi, yüreğim çığlık çığlık Haykıramıyorum sağa sola heyecanımı. Ağaçlar el sallıyor gülümseyen yapraklarıyla Sevinçle sırıtıyor kayalar. Bu kadar mavi miydi deniz diyorum Gökyüzü neden bu kadar güzel? Bulutlar dans ediyor Güneşin şarkıları eşliğinde. Yol kenarında çiçekler Eşlik ediyor hoplayıp zıplayarak. Sormadan edemiyorum kendime Bu kadar… Okumaya devam edin
-

Kayboluşa Meyilli Günlük – 5
Seni sallanarak çirkin bir yazıyla yazıyorum günlük. Yoldayım çünkü. Dönüş yolunda. Sonunda gittim bir kasabaya. Neler gördüm buraya yazsam ne sayfa dayanır ne mürekkep. Yalnız çantalar dolusu resim biriktirdim, bir o kadarını da orada bıraktım. Kendimi önemli bir iş başarmış birisi gibi hissediyorum. Ama hayır, önemli olan ben değilim, önemli ve hazine kadar değerli olan… Okumaya devam edin
-
Vicdan Meselesi
Hep merak etmişti Ay ile Güneş iyi anlaşırlar mı ki Ne diye kovalarlar birbirlerini Birinin olduğu göğe Öteki giremezmiş gibi Sonra birine zulüm dedi Diğerine vicdan Kimin kim olduğunu söylemedi Alınmalarını istemezdi Fısıldadı gün batarken ‘Vicdan varsa zulüm girmez içeri Zalim kalp vicdan nedir bilmezken Ay kovalar durur Güneşi’
-
Aldatıcı Sosyallik Algısı
Bazen yıldızları çok uzakta aradığımızı düşünüyorum. Gün geçtikçe dünyanın daha sosyal bir yere dönüştüğünü düşünüyoruz. İnsanlar sosyal platformlarda sosyal etkinliklerini paylaşıp tek tuşla – yüz yüze olsa birden ulaşamayacağı kadar çok bireye ulaşıp – etkileşim alıyor. Her şey fazlasıyla ulaşılabilir; hayatımızla ilgili gelişmeler, detaylar, gereksiz ve özel bilgiler… Yani henüz birkaç yıl önce akılsız telefonla,…
-
Adalet Neden Geç Gelir Veya Hiç Gelmez?
İşleneceğini bildiğiniz bir cinayet olsa siz ne yapardınız? Bugün sizlere Marquez’in 1981’de yayımlanan polisiye romanı Kırmızı Pazartesi’den bahsedeceğim. Orijinal dili İspanyolca’da “İşleneceğini Herkesin Bildiği Cinayetin Öyküsü” olarak yayımlanan roman kısaca: cinayeti önceden duyurulmuş, bir iftira üzerine namus cinayetine kurban gidecek Santiago Nasar’ın öleceği günü, kasaba halkının neler yaptığını, neden engel olmadıklarını, cinayetin neden işlendiğini anlatır…
-
Felaketler İçinde Yeşeren Bir Aşk
Sevgili Maria, Nasılsın? Umarım iyisindir. Beni sorma Maria; şimdi sana bu mektubu darağacına gitmeden hemen önce yazıyorum. Bu bizim kısacık hikâyemiz bana hep ümit oldu. Sen akıllanmaz bir serseriden, vatanperver, aşkı için canını verecek bir adam yaptın ve şimdi en azından ailemi gururlandırarak bir amaç uğruna gidiyorum bu dünyadan. Sakın bu ayrılık için kendini hırpalama;…
-
Kendini İmha Butonu
Çocukken izlediğimiz filmlerde robotların kendini imha etme tuşu vardı. Aklıma yatmıyordu, kontrolden çıkmış bir robotu durdurmak isteyen ikinci bir kişinin o kırmızı butona basmasını anlayabilirim, ama robotun veya herhangi bir sistemin kendini nasıl ve neden yok edebileceğine dair bir cevabım yoktu. Şu sıralar ise bazen kendini imha etmeye çalışan robotlar gibi davrandığımı fark ediyorum. İnsan…
-
İcat
“Bitti!” diye bağırdı elindeki objeyi kaldırıp. Üzerinde aylardır çalıştığı ve sonunda bitirdiği, daha önce ne duyulmuş ne görülmüş bir icattı. Bundan kimseye bahsetmek istemiyordu çünkü illegal olması muhtemeldi. Buluşuna isim koyma işini sonraya bırakabilirdi. Bu icat yaklaşık bir telsiz büyüklüğündeydi, tepesinde iki anteni, bir kulaklık girişi ve eski bir ekranı vardı. Hurdacılardan topladığı eşyalarla ancak…
