Botlarımın yerle buluşup çıkardığı garip ses, gecenin bu vaktinde yankılanıyordu. Yağmakta olan karın havayı yumuşatması gerekirken öylesine üşüyordum ki birazdan buz kesebilirdim. Başıma geçirmemekte ısrar ettiğim şapkam parmaklarım arasında ezilirken caddenin köşesindeki binanın kapısı hızlı açıldı. İçerden çıkan kişi paltosunu düzeltip atkısını boynuna doladığında adımlarını yürüdüğüm yola çevirmişti. Omuzlarımla başımı sıkıştırmış bir halde burnumu çekerken karşımdaki yabancının bakışları benimle buluşmuştu. O an gökten düşen kar tanecikleri havada asılı kalmıştı sanki. Esmekte olan rüzgâr daha sıcak gelirken adımlarımı istemsizce yavaşlatmıştım. Hissettiğim sıcaklık dayanılmaz bir seviyeye varırken yabancının bakışları keskinleşmiş ve benim aksime adımları hızlanmıştı. Sakin kalmak için kendimi zorlarken neden sakin kalmaya çalıştığımı da bilmiyordum. Kalbime avuçları arasına alıp sıkan duygu neydi? Korku muydu yoksa ne yapacağını bilememek mi? Arkamı dönüp koşarak oradan uzaklaşmalı mıydım ya da yanından geçme cesaretinde mi bulunmalıydım? Ölümüm bu kadar yakın mıydı bana? Gecenin bu vaktinde yağan kar taneciklerinin altında mı saklıydı?
Ben ne yapacağımı bilemeyecek olduğum yerde dururken yabancı çoktan yanıma kadar gelmişti. Nefesimi tutup yaşanacakları kabullenirken kulaklarıma dolan sesle buz kesmiş vücudumu zorladım.
“Şapkanızı düşürmüşsünüz.”
Yabancının eldiven takmış avucunda duran benim şapkamken hangi ara onu düşürdüğümü bile bilmiyordum. Karşımdaki benden bir cevap beklediğini sabırsızca alıp verdiği nefeslerle belli ederken “Teşekkürler.” diyerek cebimdeki elimi titremesine rağmen çıkardım.
“Önemli değil, bir dahakine daha dikkatli olun.”
Ve yanımdan yürüyüp geçti.
Bu gece bir katil yanımdan geçmiş ve benimle direk olarak bir konuşmaya girmişti.
Bu gece uzun zamandır aranan bir seri katil bana düşürdüğüm için şapkamı uzatmıştı.
Bu gece ben yağan karın altında donup kalırken beni öldürmemiş, sadece yanımdan geçip gitmişti.
Bu gece ben hayatımın en büyük korkusunu, ölüm korkusunu, iliklerime kadar hissederken o bundan faydalanmamıştı.
Ve ben belki de hayatımdaki en büyük şansı bu gecede kullanmıştım.
