• Kahraman

    Kahraman

    Hep çok korkmuştum bu sorunun cevabından. Korkulası soruymuş hakikaten. Yazarken bile ellerim titriyor ya beni yanlış anlarlar da hızlı bir kararla hapis hayatı yaşamaya başlarsam diye. Aynı Eski Zaman Adamı’na yaptıkları gibi. Ben koydum ona bu ismi. Sebebi sanki eski zamanlardan fırlamış gibi giyinmesi, klas şapkaları ve krem rengi mantosudur. Arkadaşlarla binadan çıkışını izlemeyi çok… Okumaya devam edin

  • Tam Kıvamında

    Tam Kıvamında

    Bu beş kişilik ne küçük ne büyük, ne mutlu ne üzgün bir ailenin kahvaltı sofrasının birkaç cümleye indirgenmiş halidir. Ben AnneDünden makarna arttı. Yanına fasulye yapsam Meryem sevmez ama fasulyeyi de artık pişirmeliyiz, çürüyecek yoksa. Sahi Meryem neden bu kadar sessiz bugün. Acele acele yiyor yumurtasını. Şu kızı bir anlayabilsem. Gönlünü birine kaptırdı da bize… Okumaya devam edin

  • Mavi Boncuklar – 1

    Mavi Boncuklar – 1

    Anılar…Anılar…Anılar… Zihnimde dönüp duran anılar ve yerde yatan ben. Umutsuzluğun açmış olduğu yollar bu sefer farklı kollara ayrılmıştı. Ne yapacaktım bilmiyordum. Sol tarafımda kapısı açık olan balkondan soğuk hava belime vururken içim titredi. Ağlamamak için sıktığım dişlerimi sigara içmek için serbest bıraktığımda gözümden bir damla yaş yanağımdan süzülmüştü. Çaresizliği en derinlerimde hissederken olayların nasıl oldu… Okumaya devam edin

  • Ben De Seni Anneciğim

    Ben De Seni Anneciğim

    Sevgili anneciğim, Adımı duyduğunda aklından ne geçer acaba ? Ben senin adını duyduğumun her seferi En güzel anılarımızı ezberlerim Böyle unutkanlıklar genetik olur dedi doktorlar Beni de unutacaksam eğer Senden evvel kendimi unutmak isterim Ondan seni boyna hatmederim Kışları sırtına hep bir soğuk vurur Camları kapıları ört yine seni bulur Baharda mevsimsel egzama olursun Doktorun… Okumaya devam edin

  • Kimsesizler Durağı

    Kimsesizler Durağı

    Kimsesizler durağında bekliyorum Amansız, Bir otobüs kalkar belki diye Zamansız Kimsenin gelip gittiği yok Neden? Bir ben miyim yalnız kalıp, Kendini kaybeden Eğer öyleyse mutluyum ben halimden Uzaktayım yalan sevgilerden Bir ben varım bir de durak Beklerim yine de kalbim acıyarak Ayşegül Deniz – Kimsesizler Durağı Okumaya devam edin

  • Kelebeğe Mektuplar – 6

    Kelebeğe Mektuplar – 6

    Sevgili Köpük, Sana bunları yazarken ellerimin titriyor olmasını görmezden gelemiyorum. Yutkunuyorum, belki boğazımda oluşan yumru gider diye. Ama fayda etmiyor, sessizce devam ediyorum sana yazmaya. Bugün, bu zamana kadar verdiğim savaşta yenildim. Her ne kadar sana iyi olduğumu hissettirmeye çalışıyor olsam da… Bugün kaybettim. Bu hayata devam edebilmek için insanın tutunabilmesi gereken şeyler olurdu demiştim… Okumaya devam edin

  • Azdahak: Bir Kuyruklu Yıldız Hikayesi

    Aylarca doğru düzgün kitap okuyamayan ben, bu kitabı iki gün içinde okumadım, yalayıp yuttum resmen. Çok sürükleyici, kendini okutturan, okuması da çok zevkli harika bir kitap. Okurken İskender Pala ile ilk tanıştığım zamanları düşündüm, 12-13 yaşlarındaydım ve İskender Pala’nın o sürükleyici kalemine, daha ilk sayfadan okuru olayların ortasına çekişine ve edebiyatının gücüne hayran olmuştum. Şimdi…

  • Sandukça; Tohum

    Bu, ben olarak yüklendiğim en ağır yük Ve aynı zamanda en hafifi Yarın aynı ben olmayacağım Bir hafta sorna tamamıyla başkası Belki yıllar sorna kendimi tanıyamayacağım  Bu, ben olarak yaşadığım tek kış Bahara kalmaz değişeceğim Belki bende cicekler açarım Belki de açmam Simdi attığım tohum o zamanın toprağını tutacak mı Kim bilir ? Ama kim olursam olayım o tohumu atacağım Belki onu sulamayan da ben olacağım Yaşasın…

  • Sana Şiir Yazmayacaktım

    sana şiir yazmayacaktımoturup kalbimi parçaladımkalın portakal kabuklarına yaptığım gibigüneş battıktan sonrave diş macunundan sonra yediğimizsana şiir yazmayacaktımalışır acı tadına ağzımtıpkı alıştığı gibi dilimin aynı cümlelerehepsi gülemediğim koca bir şakabunu bir hücre biliyor sadeceiçimde unutulmuş herhangi bir köşedebaşka neyi unuttum biliyor musunsana şiir yazmayacaktımkendini şiir sanmasın diye bu alçak yazıbüyük harfleri unuttum diğer sayfadaonlarsız yazmayı sevmem…

  • Bre Hasan!

    Sular akıyor. Güneşin vurduğu ışıkla yerdeki bulutlar gibi parlıyorlar. Turkuazın üstünde yer yer gri ve yeşil. İç içe akıyor. Birbirini tamamlıyor bir yapboz gibi. Durmuyor, durmadan akıyor. Taşlara vurup sıçrıyor savaş meydanındaki mızraklar gibi! Havada çarpışıyor. Parçalanıp yeniden damlalarına ayrılıyor ve kendini akıntıya bırakıyor. Geldiği yere, memleketine… Birkaç metre ilerde yeniden çalkalanmadan önce sakince ilerliyor.…

  • Plakların İçindeki Renkler

    Pazar yeri sabahın serinliğini henüz kaybetmemişti. Tezgâhlar birer birer açılırken küçük kız köşedeki yerini sessizce aldı. Önüne eski plakları dizdi; bazıları çizik, bazıları solgundu. Ama onun gözünde her biri boş bir tuvaldi. Boya kutusunu açtı, fırçasını eline aldı ve ilk plağın üzerine mavi bir gökyüzü işlemeye başladı. Yan tezgâhtaki adam ona bakıp başını salladı. “Yine…

  • Yağmur

    Sesini duydum, sabahın beşiydi Annem olsa çamaşırları düşünürdü Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi Aklıma geldi değiştiğim Çünkü eskiden anlamazdım seni Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın Acıtmadan, kaçırmadan, sakince Önümde denizden gelen bir sesti konuşan Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle Sana…