• Karşımdaki Yabancı

    Karşımdaki Yabancı

    Botlarımın yerle buluşup çıkardığı garip ses, gecenin bu vaktinde yankılanıyordu. Yağmakta olan karın havayı yumuşatması gerekirken öylesine üşüyordum ki birazdan buz kesebilirdim. Başıma geçirmemekte ısrar ettiğim şapkam parmaklarım arasında ezilirken caddenin köşesindeki binanın kapısı hızlı açıldı. İçerden çıkan kişi paltosunu düzeltip atkısını boynuna doladığında adımlarını yürüdüğüm yola çevirmişti. Omuzlarımla başımı sıkıştırmış bir halde burnumu çekerken… Okumaya devam edin

  • Soğuk Bank

    Soğuk Bank

    Yazıyorum yine boş kağıtlara kendimiBoşluğa düşüyorum tutsun istiyorum birisiNe tutan var elimden ne soran halimiSorsa da anlamaz ki halimdenNereden bilsin beni Oturuyorum soğuk bankta  Üşümüyorum aslında  İçimdeki soğukluk olmasaBakıyorum aynaya görüyorum kendimiAcaba gören olur mu halimi, benim gibi  Yürüyorum yürüyorum yürüyorumVarabilir miyim diye bir yereOtur sen soğuk banktaGidemezsin hiçbir yere Ayşegül Deniz – Soğuk Bank Okumaya devam edin

  • Zamanı Durduralım

    Zamanı Durduralım

    Koşmak ister misin yamaçtan aşağı? Uzun dikenli otların içinden… Belki koşarken dikenlere takılır acılarımız, Esen rüzgar bizden koparıp götürür Oradan geçen başkasına emanet eder Kurtuluruz onlardan.  Yorulur muydun koşarken? Nefesin kesilir miydi? Gökyüzüne bakıp pişman olur muydun? Yoksa zaman dursun ister miydin? Rakamlarla kavga etsek, Kum saatine çakıl taşları doldursak durur mu zaman?  Önümüzden, içimizden akıp gidenler  Acımasız olmasın isterdim. Gökteki ay bile her gün benden kaçarken Ceplerimi… Okumaya devam edin

  • Kelebeğe Mektuplar – 3

    Kelebeğe Mektuplar – 3

    Bugün yine gözlerimden bir damla yaş aktı sevgili kelebek. İnsanların düşündükleri beni o kadar bunalttı ki en sonunda dayanamayıp yatağımda ağladım. Ufacık hissettim kocaman bedenimi birden bire. Birisi gelse beni görmeyip fark edemeyecek zannettim. Kendimi o kadar soyutlanmış hissettim ki bu dünyadan kendi varlığımın gerçekliğini sorgulamak bile zor geldi. Perdeleri kapalı karanlık odamın içinde sessizce… Okumaya devam edin

  • Umutlar Balonu

    Umutlar Balonu

    Hayatta kısa süreliğine de olsa yaptığımız bazı şeyler vardır. Bazen bunlar bizim kurtuluşumuz olurken, bazen de asla başımıza gelmemesi gereken hatalara yol açarlar. Peki ya bunların olmasını nasıl engelleriz, ya da asıl soru bunları engellemek istiyor muyuz? İnsanı insan yapan içinde sürekli savaştığı iki yönüdür. Bir tarafımız iyiliğin getirdiği mutlulukla sefa sürerken diğer tarafımız kendisini… Okumaya devam edin

  • Frida ve Güneş

    Frida ve Güneş

    “Uyandın mı?”  Hemşirenin soğuk ve hiç de cana yakın olmayan ses tonunu duymak gözlerini açmak için yeterli bir sebep değildi. Hem uyanmış olmasının ona ne faydası vardı, yataktan çıkamadıktan sonra. “Ne tuhaf” diye düşündü, herkes uyanıp uyanmadığımı soruyor ama nasıl hissettiğimi soran yok. Samimi bir sesin yanağını okşayarak ve tatlı cümleler mırıldanarak onu uyandırmasını ne… Okumaya devam edin

  • Vicdan Meselesi

    Hep merak etmişti Ay ile Güneş iyi anlaşırlar mı ki Ne diye kovalarlar birbirlerini Birinin olduğu göğe  Öteki giremezmiş gibi Sonra birine zulüm dedi Diğerine vicdan Kimin kim olduğunu söylemedi Alınmalarını istemezdi Fısıldadı gün batarken ‘Vicdan varsa zulüm girmez içeri Zalim kalp vicdan nedir bilmezken Ay kovalar durur Güneşi’

  • Aldatıcı Sosyallik Algısı

    Bazen yıldızları çok uzakta aradığımızı düşünüyorum. Gün geçtikçe dünyanın daha sosyal bir yere dönüştüğünü düşünüyoruz. İnsanlar sosyal platformlarda sosyal etkinliklerini paylaşıp tek tuşla – yüz yüze olsa birden ulaşamayacağı kadar çok bireye ulaşıp – etkileşim alıyor. Her şey fazlasıyla ulaşılabilir; hayatımızla ilgili gelişmeler, detaylar, gereksiz ve özel bilgiler… Yani henüz birkaç yıl önce akılsız telefonla,…

  • Adalet Neden Geç Gelir Veya Hiç Gelmez?

    İşleneceğini bildiğiniz bir cinayet olsa siz ne yapardınız? Bugün sizlere Marquez’in 1981’de yayımlanan polisiye romanı Kırmızı Pazartesi’den bahsedeceğim. Orijinal dili İspanyolca’da “İşleneceğini Herkesin Bildiği Cinayetin Öyküsü” olarak yayımlanan roman kısaca: cinayeti önceden duyurulmuş, bir iftira üzerine namus cinayetine kurban gidecek Santiago Nasar’ın öleceği günü, kasaba halkının neler yaptığını, neden engel olmadıklarını, cinayetin neden işlendiğini anlatır…

  • Felaketler İçinde Yeşeren Bir Aşk

    Sevgili Maria, Nasılsın? Umarım iyisindir. Beni sorma Maria; şimdi sana bu mektubu darağacına gitmeden hemen önce yazıyorum. Bu bizim kısacık hikâyemiz bana hep ümit oldu. Sen akıllanmaz bir serseriden, vatanperver, aşkı için canını verecek bir adam yaptın ve şimdi en azından ailemi gururlandırarak bir amaç uğruna gidiyorum bu dünyadan. Sakın bu ayrılık için kendini hırpalama;…

  • Kendini İmha Butonu

    Çocukken izlediğimiz filmlerde robotların kendini imha etme tuşu vardı. Aklıma yatmıyordu, kontrolden çıkmış bir robotu durdurmak isteyen ikinci bir kişinin o kırmızı butona basmasını anlayabilirim, ama robotun veya herhangi bir sistemin kendini nasıl ve neden yok edebileceğine dair bir cevabım yoktu. Şu sıralar ise bazen kendini imha etmeye çalışan robotlar gibi davrandığımı fark ediyorum. İnsan…

  • İcat

    “Bitti!” diye bağırdı elindeki objeyi kaldırıp. Üzerinde aylardır çalıştığı ve sonunda bitirdiği, daha önce ne duyulmuş ne görülmüş bir icattı. Bundan kimseye bahsetmek istemiyordu çünkü illegal olması muhtemeldi. Buluşuna isim koyma işini sonraya bırakabilirdi.  Bu icat yaklaşık bir telsiz büyüklüğündeydi, tepesinde iki anteni, bir kulaklık girişi ve eski bir ekranı vardı. Hurdacılardan topladığı eşyalarla ancak…