-

Hayattan Kısa Bir Kesit
Küçük kızın gülücük sesleri hala kulaklarımda yankılanıyordu. Bugün yürüyüşe çıktığımda oyun alanının yanından geçerken görmüştüm onu. Dört veya beş yaşlarındaydı, uzun sarı saçları rüzgarla uçuşuyor, babası onu yukarı atıp tuttukça gülüşü bütün parkı renklendiriyordu. Güneşin yavaş yavaş battığı sakin bir ikindi vaktiydi. Durup babası ile kızı uzaktan izledim biraz. Babası küçük kızının artık yorulup eve… Okumaya devam edin
-

Sessiz Çığlık: İçsel Arayıştaki Yalnız Yürüyüş
Sol göğsümün hemen altında yer alan armayı parmak uçlarım okşarken yüzümde yer alması gereken bir gülümseme yoktu. Bulunduğum odada yalnız başıma geçirdiğim 19. dakikaya girerken pencereden gelen dalga sesleriyle başımı o tarafa çevirdim. Yıllarca çalışmam ve ardından gelen başarıların beni bu ana bağlaması gerekiyorken ben kendimi bu manzaraya ait hissetmiyordum. Neden bilmiyordum ama içimde çığlık… Okumaya devam edin
-

Umut Hala Var Mıydı?
Ağlamak insanı ne zamandan beri rahatlatıyordu? Dudaklarıma sürdüğüm nemlendiriciyi, parmaklarımla taşan yerleri temizledikten sonra aynadaki yansımama baktım. Karşımda duran kişi ne zamandan beri bana bu kadar yabancı bakar olmuştu? Gözlerindeki karanlık ve yüzüne oturmuş belirsizlikle o kadar umutsuz duruyor ki… Bu durum beni dahi korkutuyordu. Parmak uçlarım dudaklarımdan kayıp aynadaki bana dokunduğunda dudaklarımın arasından belirsiz… Okumaya devam edin
-

Kimden Kaçıyordu?
Kimden kaçıyordu? Bilen yok. Neyden kaçıyordu? Bilen yok. Kendimi bildim bileli kaçıyordu. Nereli olduğunu bırak ismini bile bilmiyorduk. Kıyafetleri hep tozlu, heybesi boş olurdu. Göz göze gelmekten korktuğundan olacak hep yere bakardı, tek kelime ettiğini duyan yoktu. Köyün dışında, dağlarda yaşardı; ayda bir kez çarşıya gelir sonra yine ortadan kaybolurdu. Çocukken sokaklarda oyun oynarken önümden… Okumaya devam edin
-

Tekrar Yıkılana Kadar
Bir el uzandı ve kar küresini salladı. Hayaller ve hayatlar birbirine karıştı. Her şey sallanırken ve tekrar durulurken camların dışından bir çift göz hepsini izledi. Renkler birbiri ardınca önce bulanıp sonra da duruldular. Sonra aradan zaman geçti ve kürenin içinde yeniden yeni bir hayat başladı. Havada savrulup duran o kar taneleri, hayatların üzerine yavaşça indiler.… Okumaya devam edin
-

Madonna İle Akşam Çayı
“Bir cümleyle beni ne hale getirdiğinizin farkında mısınız?” Beni tepki vermeden dinliyordu. Zihnimde karanlık bir odadaydık. Uzun bir masanın iki köşesine oturmuştuk. Ona hesap soran bendim. Tavrım onu şaşırtmıyordu, hatta bu çıkışıma kendim şaşırmıştım. Kitabın içine elime geçen ilk peçeteyi sıkıştırıp masanın üstüne bıraktım. “Birkaç yıl geriye gittiğimi itiraf etmek zorundayım. Hatta üzerine biraz daha… Okumaya devam edin
-
Bre Hasan!
Sular akıyor. Güneşin vurduğu ışıkla yerdeki bulutlar gibi parlıyorlar. Turkuazın üstünde yer yer gri ve yeşil. İç içe akıyor. Birbirini tamamlıyor bir yapboz gibi. Durmuyor, durmadan akıyor. Taşlara vurup sıçrıyor savaş meydanındaki mızraklar gibi! Havada çarpışıyor. Parçalanıp yeniden damlalarına ayrılıyor ve kendini akıntıya bırakıyor. Geldiği yere, memleketine… Birkaç metre ilerde yeniden çalkalanmadan önce sakince ilerliyor.…
-
Plakların İçindeki Renkler
Pazar yeri sabahın serinliğini henüz kaybetmemişti. Tezgâhlar birer birer açılırken küçük kız köşedeki yerini sessizce aldı. Önüne eski plakları dizdi; bazıları çizik, bazıları solgundu. Ama onun gözünde her biri boş bir tuvaldi. Boya kutusunu açtı, fırçasını eline aldı ve ilk plağın üzerine mavi bir gökyüzü işlemeye başladı. Yan tezgâhtaki adam ona bakıp başını salladı. “Yine…
-
Yağmur
Sesini duydum, sabahın beşiydi Annem olsa çamaşırları düşünürdü Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi Aklıma geldi değiştiğim Çünkü eskiden anlamazdım seni Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın Acıtmadan, kaçırmadan, sakince Önümde denizden gelen bir sesti konuşan Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle Sana…
-
Bülbül Sevse De Kurur Gül
Kızıl güz kapıma dayandı; Bir güzel; çiçekli fistanlı. Sormadı; canı verecek misin? Ruhsuz bahara erecek misin? Güzel beklemedi vermemi. Cebren gezdi bahçemi. Tüm gölgeleri, kuytuları Yorgun ustam arandı. Oysa o bir lahza dinlenmedi, Ömrü yekpare feda idi. Ne bir kuytu, ne bir bahçe Durmak derdine değildi çare! Ona veda etmek bana zor geldi. Soldum bir…
-
Sesim Susmuş
Sesim bir yangın alarmı Gri ruhsuz binaları Duvarda çatlağa doluyor Doluyor da kimseye varmıyor Sesim bir buruk türkü Yükseliyor Anadoluda Ala boyandı göğü Sızıyor damarımdan yavaşça Sesim hırçın dalga Irmağı n’apsa aşamıyor Çıkmıyor Atina kıyısına Yolda kimi bulsa yutuyor Sesim bir bebek ağlaması Mavi bayrak kundağı İnletiyor feryadıyla Yalnız ermiyor duymazlara Sesim bir güvercin kanadında…
-
Mavi Duvar
İnsanlar denizleri kışın tanıyamıyor, biliyorum. Yaz mevsimi ikindi vakti kumsalı dolduran cıvıl cıvıl sesler yok. Sıcaklık yok. Susamışlık yok damaklarda. Yalnızlık var. Endişe var ve belirsizlik… Fırtınası var denizin. Her dalgayla yediğin bir tokat var yüzüne doğru. Martılar var insanlar yerine. Belki bir iki balıkçı var. Ses yok, gürültü var. Sessiz evin içinde gereğinden sert…
