• İstanbul’a

    İstanbul’a

    İstanbul, cümleye nereden başlayacağını bilemediğin anlar olur. Bu bana mevzu çok derin olduğu zaman çok sık oluyor. Ama edebiyatım kuvvetlidir. Bir şekilde bulurum bir yolunu cümleye başlamanın. Ama konuşamadığım, söze başlayamadığım tek bir konu var: sen İstanbul. Sen kimsin İstanbul? Neden mevzu sana geldiği zaman dilim tutuluyor? Bebekliğim misin? Çocukluğum musun? Yuvam mısın? Saçımı okşayanım… Okumaya devam edin

  • Beklentiler Kapıya Durmuş

    Beklentiler Kapıya Durmuş

    Kapı çalıyor, ayrılanlar geldi Ve ayrılamayanlar, bekleyenler, Sahi, nedir beklemek? Pencereden ayrılamayanlar Ve ayıramayanlar gözlerini Boğazdaki tekneden Kapı çalıyor, ne kadar bekledin? Tek başına kalmışlıklar Unuttuğun bir yüzü aramak Soğuk ve boş sularda, Haksızca ama inatla Beklemeye durmuş beklentiler Kapı çaldı, üçüncü kez Onu arıyordum, hiç gördünüz mü? Baktınız ve görmediniz Arıyorum, ama açmıyor Ve… Okumaya devam edin

  • Sanki Öyle Gibi

    Sanki Öyle Gibi

    Kapıyı yavaşça kapatıp çıktı. Sanki hiç yaşanmamış gibi. Eğilip bağcıklarını bağladı. Yıllardır aynı kelebek şeklini veriyordu bağcıklarına, yine aynısını yaptı. Parmaklarıyla ipleri döndürüp düğüm atarken onu kapının öbür tarafına, kapının arkasına bağlayan ipleri ve boğazındaki düğümü düşünmedi. Sanki hiç yaşanmamış gibi.  Bir kaç adım attı, asansörün kırmızı düğmesine bastı. Beklemeye başladı. Üst katlardan birinde bir… Okumaya devam edin

  • Keki Yakmak

    Keki Yakmak

    Fırından yeni çıkardığım yanmış keke bakarken sorular kafamın içinde dönmeye başlamıştı. Ne zaman doğum günümüzde büyümeyi bırakıp yaşlanıyoruz? Ham mıyım, piştim mi, yandım mı? Sırf gözümü 32 yıl önce bugün açtım diye pasta yapmak zorunda mıyım? Ben niye kendi doğum günü pastamı kendim yapıyorum? Kendime sürpriz bir kutlama da mı ayarlasaydım? Hayatım elimden kayıp gidiyordu,… Okumaya devam edin

  • Sonbaharım Gibisin

    Sonbaharım Gibisin

    Camdan dışarı bakıyorum ne kadar güzel bir gün var dışarıda. Bir sonbahar günü süslüyor bu güneşli günü adeta. Ağaçlardan dökülen yapraklar rüzgarla dans ediyorlar yere düşene kadar. Derin bir nefes alıyorum, ne tatlı bir hava. Az ileride ağaçların arasında bir göl var ki, ağaçların güzelliğini kıskanıyor sanki. Üzerine baktıkça bir de onun yansımasından izliyorum bu… Okumaya devam edin

  • Acemborusu

    Acemborusu

    “İçeriyi biraz havalandırayım hemen geliyorum.” Çalışma odasının kapısı cereyanla çarpmasın diye kapıyı tutan tahtayı altına sıkıştırdım. Daktilo seslerinin eksik olmadığı ortamdan ayrıldım ve merdivenlere yöneldim. Bugün pazartesiydi. Her zamankinden yoğun bir iş günü başlamıştı. Hafta sonu aynı kışın olduğu gibi uykuya dalan şehir, pazartesi yeniden ayağa kalkıyordu. Baharın gelmesiyle ve pencerelerden içeri sızan güneşin kemiklerimizi… Okumaya devam edin

  • Bre Hasan!

    Sular akıyor. Güneşin vurduğu ışıkla yerdeki bulutlar gibi parlıyorlar. Turkuazın üstünde yer yer gri ve yeşil. İç içe akıyor. Birbirini tamamlıyor bir yapboz gibi. Durmuyor, durmadan akıyor. Taşlara vurup sıçrıyor savaş meydanındaki mızraklar gibi! Havada çarpışıyor. Parçalanıp yeniden damlalarına ayrılıyor ve kendini akıntıya bırakıyor. Geldiği yere, memleketine… Birkaç metre ilerde yeniden çalkalanmadan önce sakince ilerliyor.…

  • Plakların İçindeki Renkler

    Pazar yeri sabahın serinliğini henüz kaybetmemişti. Tezgâhlar birer birer açılırken küçük kız köşedeki yerini sessizce aldı. Önüne eski plakları dizdi; bazıları çizik, bazıları solgundu. Ama onun gözünde her biri boş bir tuvaldi. Boya kutusunu açtı, fırçasını eline aldı ve ilk plağın üzerine mavi bir gökyüzü işlemeye başladı. Yan tezgâhtaki adam ona bakıp başını salladı. “Yine…

  • Yağmur

    Sesini duydum, sabahın beşiydi Annem olsa çamaşırları düşünürdü Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi Aklıma geldi değiştiğim Çünkü eskiden anlamazdım seni Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın Acıtmadan, kaçırmadan, sakince Önümde denizden gelen bir sesti konuşan Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle Sana…

  • Bülbül Sevse De Kurur Gül

    Kızıl güz kapıma dayandı; Bir güzel; çiçekli fistanlı. Sormadı; canı verecek misin? Ruhsuz bahara erecek misin? Güzel beklemedi vermemi. Cebren gezdi bahçemi. Tüm gölgeleri, kuytuları Yorgun ustam arandı. Oysa o bir lahza dinlenmedi, Ömrü yekpare feda idi. Ne bir kuytu, ne bir bahçe Durmak derdine değildi çare! Ona veda etmek bana zor geldi. Soldum bir…

  • Sesim Susmuş

    Sesim bir yangın alarmı Gri ruhsuz binaları Duvarda çatlağa doluyor Doluyor da kimseye varmıyor Sesim bir buruk türkü Yükseliyor Anadoluda Ala boyandı göğü Sızıyor damarımdan yavaşça Sesim hırçın dalga Irmağı n’apsa aşamıyor Çıkmıyor Atina kıyısına Yolda kimi bulsa yutuyor Sesim bir bebek ağlaması Mavi bayrak kundağı İnletiyor feryadıyla Yalnız ermiyor duymazlara Sesim bir güvercin kanadında…

  • Mavi Duvar

    İnsanlar denizleri kışın tanıyamıyor, biliyorum. Yaz mevsimi ikindi vakti kumsalı dolduran cıvıl cıvıl sesler yok. Sıcaklık yok. Susamışlık yok damaklarda. Yalnızlık var. Endişe var ve belirsizlik… Fırtınası var denizin. Her dalgayla yediğin bir tokat var yüzüne doğru. Martılar var insanlar yerine. Belki bir iki balıkçı var. Ses yok, gürültü var. Sessiz evin içinde gereğinden sert…