• Çöldeki İlk Tohum

    Çöldeki İlk Tohum

    Yaşlı kadın etrafında oturan torunlarına baktı; kırmızı bir oyuncak için kavga eden ikizler, daha da küçük olan emziğini emen sarışın kız, bebeğin hayatı anlamaya yeni başlayan abisi, okulda sorunları olan kız, kızın şarkı mırıldanarak camdan dışarıya dalmış ablası, en sessiz torun olan siyah saçlı oğlan. Yedi torunu vardı, hepsini birbirinden çok seviyordu. Torunlarına bırakmak istediği… Okumaya devam edin

  • Hissizlik vs. Acı

    Hissizlik vs. Acı

    Yaşadığımız hayattaki her bir şeyden kendimize pay biçerken ister istemez duygularımızı arka planda tutup mantığımızla yok alırdık. Bunu bilinçli olarak yapsak da farkına varmazdık, sadece alışkanlık derdik ama aslında tüm her şey bundan daha da karmaşıktı.  Bir insan ruhsal olarak duygularına sahipken duygularıyla yaşamayı öğrenmesi çocukluğunda başlardı. Onlarla büyür, her türlü olayda kendini duyguları ile… Okumaya devam edin

  • Yarım Senaryo

    Yarım Senaryo

    Düşlerde görüyorum birilerini. Donmuş karelerin canlı renkleri, Ve sürekli aynı veda sahnesi. Birleşmeden ayrılmak komikmiş, Hepsi zihnimde dönmüş durmuş. Boş koridorda akşam güneşi. Soldaki son kez bakıyor, Sağdaki kederli. Son kez bakanın sırtında canavarlar varmış. Karanlıklar ayağına prangalar vurmuş. El sallayışıyla kısıldı gözleri  Bozuk fotoğrafların sahte gülüşleri. Birazdan sona eriyor bu sessiz veda. Dili tutuluyor… Okumaya devam edin

  • Bir Haber …

    Bir Haber …

    Tanımadığımız birisinden duyduğumuz bir haber bile ne kadar sevindiriyordu bizi. Umut oluyor, tutunacak bir dal gösteriyordu. İçine hapsolduğumuz belirsizlik kavramından tutup çıkarıyordu biz farkında olmadan. Gülümsetiyordu, geçmişte kalan üzüntülü günlerimize inat olarak. Ama bunlar da gelip geçiciydi. Gelen başka bir haberle bu sefer yerle bir oluyor bütün duygularımız, yaşanmışlıklarımız. Parmaklarımız arasındaki kırmızı balonumuz uçuveriyordu birden.… Okumaya devam edin

  • Fırtınada Okuduğun Şiir

    Fırtınada Okuduğun Şiir

    Kendimizi öyle bir dalgalı denizin ortasında, öyle bir fırtınanın içinde bulduk ki sona geldiğimizi sandık. Sevdiğimiz, istediğimiz, alıştığımız ve beklediğimiz ne varsa unutmak zorunda kaldığımıza inandık. Sonra öyle bir noktaya geldik ki neye neden inandığımızı da hatırlayamaz olduk. Dalgalar aldı götürdü sanki duygularımızı ve biz sadece izledik. Tuzlu sulara düştü hayallerimiz. Bir zamanlar mutluluk gözyaşlarıyla… Okumaya devam edin

  • Gecenin Rengi

    Gecenin Rengi

    En başından beri güzellikleri gösterdiler sana, Daha yürüyemezken yüzüne güldüler. Sevgi ne idi? Renklerini öğrettiler. Tüm renkler güzeldi. Hayat renkli güzeldi. Topla hepsini dediler. Üzerine al ki canlansın hayatın. Eline bir palet verdiler, Oysa ki sözlerinden anlaşılan Bir boya kutusuna ihtiyacın olduğuydu. Başladın güzellikleri toplamaya, Yaşadıkça rengarenk boyandın. Alkışlara tutup daha fazlasını istediler. Neydi hedefleri? … Okumaya devam edin

  • Başlığı farketmez bir mektup

    Bugün veya dün veyahut yarın, kavurucu bir güneşin altında sizi unutana dek…

  • Kestaneli Pasta

    Soğuktan dolayı, Efsun’un ağzından çıkan duman havaya karıştı. İstanbul sokaklarında dolaşıp duruyor, pastaneyi arıyordu. Sokaklar tabii ki tıklım tıklımdı, etraf insandan geçilmiyordu. Arabaların ve insanların gürültüsü dinmiyor, sokaklar daha da kalabalıklaşıyor, etrafta koşuşturan çoğu insan bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Birkaç saat sonra hem yeni yıla hem de yeni yaşına girecekti Efsun. Sokaklar bu yüzden kalabalıktı:…

  • Yeni Dünya

    Az kaldı Paramparça oldum yeni dünya Biliyor musun Neler oluyor duvarın arkasında Neler olmuyor, olamıyor Çünkü bitti Biliyordum, az kalmıştı Bir tek gerçek vardı bildiğim Gerçekliğinden emin olduğum Şimdi binmiş atına geliyor Ne yaparsın yeni dünya Üç kelime kaldı dilimde Onları çevirip duruyorum Diğerleri evimde Evim neredeyse Geri dönemiyorum Dönsem ne olur Kim tutar rüzgara…

  • Yas Üflenmiş Güller

    “Kral gibi yaşamak benim için kral olmaktan daha iyi.” (Kral Oidipus)  ‘Bir kralın ölüşü sonsuzlukla lanetlenmiş bir yasın doğuşudur.’  Bunu öğrendiğimde henüz yirmili yaşlarımdaydım. Küçük bir demircide çalışıyor, bütün gün karanlığın iz sürdüğü dehlizlerde kızgın demirleri dövüyordum. Ellerim daha nasır tutmamış, sırtım bir dağın tepesi gibi kıvrılmamıştı. Kanım deli akardı ve ben üzerime yüklenen yorgunluğun…

  • Edilmemiş Vedanın Kefareti

    Çok iyi tanıdığım bir yabancıya; Gördün mü bak, yine veda edemedik. İlk veda etmeden ayrılışımızı hatırlıyor musun? Sen çok aramıştın, ben çok kaçmıştım sonra da bir anda bambaşka bir yerde ortaya çıkıvermiştim. Veda etmeden çekip gitmiştim ama geri gelecektim ve ben gittiğim gibi geri geldiğimde aramızdaki herşey aynı kalmış olacaktı. Sanki hiç gitmemiş hep var…

  • İkimiz Kaldık

    Ellerimin titrediğini hissediyorum. Odam buz gibi. Parmak uçlarım bu odada neye dokunsa soğuktan uyuşmaya başlıyor. Aylar önce siyah astar attığım tuval beni izliyor, “Benden başka kimse yok, biliyorsun değil mi?” diyor. Burada başka kimse yok. Dışarıda da yok. İşin aslı, dünyada benden, bu tuvalden ve içimde büyüyen o alevden başka bir şey var mı emin…