-

Dalgalar Kahramanı
Kıyıda durmuş üstüne doğru gelen dalgalara bakarken kaçmayı düşünmedi bile. Olur da kaçabilse bile sevdiklerini kaçıramazdı. Kendini kurtarsa bile sevdiklerini dalganın kollarında bırakması gerekirdi. O zaman kurtulmuş olmasına nasıl sevinecekti? Kurtulmuş olması neye yarayacaktı? Kıyıda durup gözlerini kırpmadan dalgalara bakmayı sürdürdü. Büyüyerek, küçülmeden gelmeye devam eden dalgalar… Belgesellerde gördüğü dalgalar gibiydi. Baktığı son şeylerin bu… Okumaya devam edin
-

Çöldeki İlk Tohum
Yaşlı kadın etrafında oturan torunlarına baktı; kırmızı bir oyuncak için kavga eden ikizler, daha da küçük olan emziğini emen sarışın kız, bebeğin hayatı anlamaya yeni başlayan abisi, okulda sorunları olan kız, kızın şarkı mırıldanarak camdan dışarıya dalmış ablası, en sessiz torun olan siyah saçlı oğlan. Yedi torunu vardı, hepsini birbirinden çok seviyordu. Torunlarına bırakmak istediği… Okumaya devam edin
-

Hissizlik vs. Acı
Yaşadığımız hayattaki her bir şeyden kendimize pay biçerken ister istemez duygularımızı arka planda tutup mantığımızla yok alırdık. Bunu bilinçli olarak yapsak da farkına varmazdık, sadece alışkanlık derdik ama aslında tüm her şey bundan daha da karmaşıktı. Bir insan ruhsal olarak duygularına sahipken duygularıyla yaşamayı öğrenmesi çocukluğunda başlardı. Onlarla büyür, her türlü olayda kendini duyguları ile… Okumaya devam edin
-

Yarım Senaryo
Düşlerde görüyorum birilerini. Donmuş karelerin canlı renkleri, Ve sürekli aynı veda sahnesi. Birleşmeden ayrılmak komikmiş, Hepsi zihnimde dönmüş durmuş. Boş koridorda akşam güneşi. Soldaki son kez bakıyor, Sağdaki kederli. Son kez bakanın sırtında canavarlar varmış. Karanlıklar ayağına prangalar vurmuş. El sallayışıyla kısıldı gözleri Bozuk fotoğrafların sahte gülüşleri. Birazdan sona eriyor bu sessiz veda. Dili tutuluyor… Okumaya devam edin
-

Bir Haber …
Tanımadığımız birisinden duyduğumuz bir haber bile ne kadar sevindiriyordu bizi. Umut oluyor, tutunacak bir dal gösteriyordu. İçine hapsolduğumuz belirsizlik kavramından tutup çıkarıyordu biz farkında olmadan. Gülümsetiyordu, geçmişte kalan üzüntülü günlerimize inat olarak. Ama bunlar da gelip geçiciydi. Gelen başka bir haberle bu sefer yerle bir oluyor bütün duygularımız, yaşanmışlıklarımız. Parmaklarımız arasındaki kırmızı balonumuz uçuveriyordu birden.… Okumaya devam edin
-

Fırtınada Okuduğun Şiir
Kendimizi öyle bir dalgalı denizin ortasında, öyle bir fırtınanın içinde bulduk ki sona geldiğimizi sandık. Sevdiğimiz, istediğimiz, alıştığımız ve beklediğimiz ne varsa unutmak zorunda kaldığımıza inandık. Sonra öyle bir noktaya geldik ki neye neden inandığımızı da hatırlayamaz olduk. Dalgalar aldı götürdü sanki duygularımızı ve biz sadece izledik. Tuzlu sulara düştü hayallerimiz. Bir zamanlar mutluluk gözyaşlarıyla… Okumaya devam edin
-
Bre Hasan!
Sular akıyor. Güneşin vurduğu ışıkla yerdeki bulutlar gibi parlıyorlar. Turkuazın üstünde yer yer gri ve yeşil. İç içe akıyor. Birbirini tamamlıyor bir yapboz gibi. Durmuyor, durmadan akıyor. Taşlara vurup sıçrıyor savaş meydanındaki mızraklar gibi! Havada çarpışıyor. Parçalanıp yeniden damlalarına ayrılıyor ve kendini akıntıya bırakıyor. Geldiği yere, memleketine… Birkaç metre ilerde yeniden çalkalanmadan önce sakince ilerliyor.…
-
Plakların İçindeki Renkler
Pazar yeri sabahın serinliğini henüz kaybetmemişti. Tezgâhlar birer birer açılırken küçük kız köşedeki yerini sessizce aldı. Önüne eski plakları dizdi; bazıları çizik, bazıları solgundu. Ama onun gözünde her biri boş bir tuvaldi. Boya kutusunu açtı, fırçasını eline aldı ve ilk plağın üzerine mavi bir gökyüzü işlemeye başladı. Yan tezgâhtaki adam ona bakıp başını salladı. “Yine…
-
Yağmur
Sesini duydum, sabahın beşiydi Annem olsa çamaşırları düşünürdü Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi Aklıma geldi değiştiğim Çünkü eskiden anlamazdım seni Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın Acıtmadan, kaçırmadan, sakince Önümde denizden gelen bir sesti konuşan Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle Sana…
-
Bülbül Sevse De Kurur Gül
Kızıl güz kapıma dayandı; Bir güzel; çiçekli fistanlı. Sormadı; canı verecek misin? Ruhsuz bahara erecek misin? Güzel beklemedi vermemi. Cebren gezdi bahçemi. Tüm gölgeleri, kuytuları Yorgun ustam arandı. Oysa o bir lahza dinlenmedi, Ömrü yekpare feda idi. Ne bir kuytu, ne bir bahçe Durmak derdine değildi çare! Ona veda etmek bana zor geldi. Soldum bir…
-
Sesim Susmuş
Sesim bir yangın alarmı Gri ruhsuz binaları Duvarda çatlağa doluyor Doluyor da kimseye varmıyor Sesim bir buruk türkü Yükseliyor Anadoluda Ala boyandı göğü Sızıyor damarımdan yavaşça Sesim hırçın dalga Irmağı n’apsa aşamıyor Çıkmıyor Atina kıyısına Yolda kimi bulsa yutuyor Sesim bir bebek ağlaması Mavi bayrak kundağı İnletiyor feryadıyla Yalnız ermiyor duymazlara Sesim bir güvercin kanadında…
-
Mavi Duvar
İnsanlar denizleri kışın tanıyamıyor, biliyorum. Yaz mevsimi ikindi vakti kumsalı dolduran cıvıl cıvıl sesler yok. Sıcaklık yok. Susamışlık yok damaklarda. Yalnızlık var. Endişe var ve belirsizlik… Fırtınası var denizin. Her dalgayla yediğin bir tokat var yüzüne doğru. Martılar var insanlar yerine. Belki bir iki balıkçı var. Ses yok, gürültü var. Sessiz evin içinde gereğinden sert…
