• Görünmez Olmak

    Görünmez Olmak

    Her gün görmezden geliniyor olmak Nasıl bir histir bilir misin? Kafam düşünceler çöplüğü Ve ben o çöplükte erirken Bazen gülmeyi bile unuturken Zorla gülmeye çalışırken Etrafımda milyon insan Ben o çöplükte erirken Düşüncelerim çöplük, kalbim kör Yanıyor bedenim sanki bir kor Sevilmek istiyor bir yanım, yalansız Kaçmak istiyor diğeri, kalansız. Ayşegül Deniz – Görünmez Olmak Okumaya devam edin

  • Sen, Ben, Roman

    Sen, Ben, Roman

    Arama, bakınma dev rafların arasında, Çünkü en derin roman aynı toprağa basıyor bizimle. Henüz sayfalara ayrılmamış, Nefes alıyor, kalbi atıyor içinde. Derin ki sarnıçlar, tuzlar yanıyor yarasında, İhtimal vermiyor yüzlerce sayfaya dönüşeceğine. Gereken kalem, zaman ve sabır; Zaman durmuyor, kalem sürçtü, Sabır bu, durmaz o romanı yaşatır. Kalbi durunca ayaklı kitapların; Sıkıştıracağız, kaydırıp yer açacağız… Okumaya devam edin

  • Belki Sözüm Vardır

    Belki Sözüm Vardır

    Şehrin en beğenilen piknik alanı bile fırtınalı havada kimseden ilgi görmez. Çok ortada kaldım, kimi ana karakter yapsam? Birini yapsam ötekinin kalbi kırılır. Atmayan kalbi… En iyisi rüzgarla sallanan ağacın tepesinden, kuşlarla beraber izlemek onları. Onları ve inandıklarını… Kim bir akşam üstü sokak köpeklerinin bile saklanacak yer aradığı bu rüzgarlı havada uçuruma gelir? Uçurum dediysem,… Okumaya devam edin

  • Dalgalar Kahramanı

    Dalgalar Kahramanı

    Kıyıda durmuş üstüne doğru gelen dalgalara bakarken kaçmayı düşünmedi bile. Olur da kaçabilse bile sevdiklerini kaçıramazdı. Kendini kurtarsa bile sevdiklerini dalganın kollarında bırakması gerekirdi. O zaman kurtulmuş olmasına nasıl sevinecekti? Kurtulmuş olması neye yarayacaktı?  Kıyıda durup gözlerini kırpmadan dalgalara bakmayı sürdürdü. Büyüyerek, küçülmeden gelmeye devam eden dalgalar… Belgesellerde gördüğü dalgalar gibiydi. Baktığı son şeylerin bu… Okumaya devam edin

  • Çöldeki İlk Tohum

    Çöldeki İlk Tohum

    Yaşlı kadın etrafında oturan torunlarına baktı; kırmızı bir oyuncak için kavga eden ikizler, daha da küçük olan emziğini emen sarışın kız, bebeğin hayatı anlamaya yeni başlayan abisi, okulda sorunları olan kız, kızın şarkı mırıldanarak camdan dışarıya dalmış ablası, en sessiz torun olan siyah saçlı oğlan. Yedi torunu vardı, hepsini birbirinden çok seviyordu. Torunlarına bırakmak istediği… Okumaya devam edin

  • Hissizlik vs. Acı

    Hissizlik vs. Acı

    Yaşadığımız hayattaki her bir şeyden kendimize pay biçerken ister istemez duygularımızı arka planda tutup mantığımızla yok alırdık. Bunu bilinçli olarak yapsak da farkına varmazdık, sadece alışkanlık derdik ama aslında tüm her şey bundan daha da karmaşıktı.  Bir insan ruhsal olarak duygularına sahipken duygularıyla yaşamayı öğrenmesi çocukluğunda başlardı. Onlarla büyür, her türlü olayda kendini duyguları ile… Okumaya devam edin

  • Azdahak: Bir Kuyruklu Yıldız Hikayesi

    Aylarca doğru düzgün kitap okuyamayan ben, bu kitabı iki gün içinde okumadım, yalayıp yuttum resmen. Çok sürükleyici, kendini okutturan, okuması da çok zevkli harika bir kitap. Okurken İskender Pala ile ilk tanıştığım zamanları düşündüm, 12-13 yaşlarındaydım ve İskender Pala’nın o sürükleyici kalemine, daha ilk sayfadan okuru olayların ortasına çekişine ve edebiyatının gücüne hayran olmuştum. Şimdi…

  • Sandukça; Tohum

    Bu, ben olarak yüklendiğim en ağır yük Ve aynı zamanda en hafifi Yarın aynı ben olmayacağım Bir hafta sorna tamamıyla başkası Belki yıllar sorna kendimi tanıyamayacağım  Bu, ben olarak yaşadığım tek kış Bahara kalmaz değişeceğim Belki bende cicekler açarım Belki de açmam Simdi attığım tohum o zamanın toprağını tutacak mı Kim bilir ? Ama kim olursam olayım o tohumu atacağım Belki onu sulamayan da ben olacağım Yaşasın…

  • Sana Şiir Yazmayacaktım

    sana şiir yazmayacaktımoturup kalbimi parçaladımkalın portakal kabuklarına yaptığım gibigüneş battıktan sonrave diş macunundan sonra yediğimizsana şiir yazmayacaktımalışır acı tadına ağzımtıpkı alıştığı gibi dilimin aynı cümlelerehepsi gülemediğim koca bir şakabunu bir hücre biliyor sadeceiçimde unutulmuş herhangi bir köşedebaşka neyi unuttum biliyor musunsana şiir yazmayacaktımkendini şiir sanmasın diye bu alçak yazıbüyük harfleri unuttum diğer sayfadaonlarsız yazmayı sevmem…

  • Bre Hasan!

    Sular akıyor. Güneşin vurduğu ışıkla yerdeki bulutlar gibi parlıyorlar. Turkuazın üstünde yer yer gri ve yeşil. İç içe akıyor. Birbirini tamamlıyor bir yapboz gibi. Durmuyor, durmadan akıyor. Taşlara vurup sıçrıyor savaş meydanındaki mızraklar gibi! Havada çarpışıyor. Parçalanıp yeniden damlalarına ayrılıyor ve kendini akıntıya bırakıyor. Geldiği yere, memleketine… Birkaç metre ilerde yeniden çalkalanmadan önce sakince ilerliyor.…

  • Plakların İçindeki Renkler

    Pazar yeri sabahın serinliğini henüz kaybetmemişti. Tezgâhlar birer birer açılırken küçük kız köşedeki yerini sessizce aldı. Önüne eski plakları dizdi; bazıları çizik, bazıları solgundu. Ama onun gözünde her biri boş bir tuvaldi. Boya kutusunu açtı, fırçasını eline aldı ve ilk plağın üzerine mavi bir gökyüzü işlemeye başladı. Yan tezgâhtaki adam ona bakıp başını salladı. “Yine…

  • Yağmur

    Sesini duydum, sabahın beşiydi Annem olsa çamaşırları düşünürdü Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi Aklıma geldi değiştiğim Çünkü eskiden anlamazdım seni Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın Acıtmadan, kaçırmadan, sakince Önümde denizden gelen bir sesti konuşan Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle Sana…