Zamanı Durduralım

Koşmak ister misin yamaçtan aşağı? Uzun dikenli otların içinden… Belki koşarken dikenlere takılır acılarımız, Esen rüzgar bizden koparıp götürür Oradan geçen başkasına emanet eder Kurtuluruz onlardan.  Yorulur muydun koşarken? Nefesin kesilir miydi? Gökyüzüne bakıp pişman olur muydun? Yoksa zaman dursun ister miydin? Rakamlarla kavga etsek, Kum saatine çakıl taşları doldursak durur mu zaman?  Önümüzden, içimizden akıp gidenler  Acımasız olmasın isterdim. Gökteki ay bile her gün benden kaçarken Ceplerimi dolduran taşları fırlattım güneşe.  Lakin bugün konu sensin. Nefes nefese kalsak … Okumaya devam et Zamanı Durduralım

Çocuğun Üzgün Bakan Gözleri

Ne değiştirdi beni? Ne zaman düştüm  Bir kış masalına ağlayacak duruma? Ne doldurdu gözlerimi? Çocuğun üzgün bakan gözleri, Fark ettim ki zormuş silmesi, Acısını atması yüreğin.  Saatlerce aynaya bakarken Bir kanıttı görmeye çalıştığım: Kış masalı neden mi ağlatır beni? Gelmeyecek günleri başkasından dinlemekten, Hem de en güzel halinin Akmış olmasından avucumdan.  Eline balyozu alacak birini bulsam benim için  Aynaları parçalayabilir miydim? Gerçeği göremediğim aynaları Ve gösteremediğim gerçekleri…  Okumaya devam et Çocuğun Üzgün Bakan Gözleri

Bir Tır Geçti

Bir tır geçti üstümden, Sırtındaki iyi dilekleri okudum.Ayaz esmekteydi penceredenVe ben tavanı unutmuştum.Ağır kar topları doldurdu odamı, Odam beyaza büründü kapattı üstümü.Boşver bedenimi, üşüyen ruhumdu. Bir tır geçti üstümdenGeceler boyuSırtıma kuru yapraklar birikti.Bir ağaç buldum ve seslendim:Nasıl salıveriyorsunuz bu yaprakları?Atıveriyorsunuz sırtınızdan yükü?Bir tır geçti üstümden ve ben yolda kaldım. Çıplak odunların arasında yürürken fark ettim:Ezilip büzülen, kambur gezen bir bendim.Onlar bana sinirlendi, ben yollara.Beyaz örtülü bir yaprak … Okumaya devam et Bir Tır Geçti

Hiçbir Yere Varamıyorum

Gerçekler bir kaya gibi Karşımda ama aşamıyorum.Sürekli deniyorum ama Her seferinde başaramıyorum. Sadece yazmak geliyor elimden,Hiçbir faydası olmayan şeyler karalıyorum. Bazen aşk mektupları,Bazen de aşk şiirleri yazıyorum.Sonra her şeyi kilitli bir kapının ardına hapsediyorum. Gecenin alacakaranlığında yürüyorum,Yürüyorum ama hiçbir yere varamıyorum.Önce vazgeçiyorum,Sonra da gidiyorum Geriye bir kırık kalem,Bir veda mektubu,Ve soğuk bir beden bırakıyorum… Büşra Yalman – Hiçbir Yere Varamıyorum Okumaya devam et Hiçbir Yere Varamıyorum

Unutulmak Üzere

Cüzdanında saklayıp unuttuğu hissine kapılırsın bazen Hani hep yanında gibisindir ona çok yakın Ama eli gitmez bir türlü sana uzanmaya. Kavuşmak istersin hayallerine Parmaklarına dokunmak… Önemli olmak istersin işte, fark edilmek… Zaman düşmanın olur… Biriktirip durduğun yumak haline gelmiş umut parçalarını, Günlerin senden tek tek kopardığı Bir seremoniye dönüşür çektiğin acı… Uzay boşluğunda kalakalmış Bulunmayı bekleyen gümüş renkli bir gemi gibisindir işte. Ya da sarmaşıkların … Okumaya devam et Unutulmak Üzere

Palmiyeler Üzerine

Yer var, çocukların ömrü kısa kelebeklerinkinden Delinmiş çöp poşeti gibidir günler; Gerçek kumlar ve yalnız palmiyeler, Kaleli limanın sırtındaki gemiler Yer var, sandalye kapmaca oynar bulutlar Baharda açan çiçekler kar altında kalır Palmiye olmuyor, olsa yaz uğrar aslında Orada güneş ister yönetimi, ayaz alır Yer var, gerçek kürklü sahte palmiyeler Aslında gerçeğini bahçeye dikesim var Serilirdim altına tüm düşünceler uçar aklımdan İsterse sokağın ortasında olsun … Okumaya devam et Palmiyeler Üzerine

İki Şair

İki şair, ikisi de veremli Biri evli, biri nedense kederli İkisinin hali de yüzünden belli Öksürükle sarsılıyor bedenleri Yine de yüksek sesle haykırıyorlar şiirleri Gecenin karanlığında inletiyorlar sokakları, evleri Sonra susuyor, önce Muzaffer’in sesi Sonra Rüştü’nün sesi Geriye kalıyor şiirleri, dizeleri, gamları, kederleri Biri 24 diğeri 22… Önce sesleri gitti, sonra nefesleri… Sonra da bedenleri… *Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip Uslu anısına* Büşra Yalman – … Okumaya devam et İki Şair

Tohum

Bir tohum bulmuştum deniz kenarında, Cebime atmıştım adını demeden kimseye. Yemin ederim, çok düşündüm dikmeden önce.  Geceler geçti, yer buldum bu tohuma. Diktim ve hatta gösterdim insanlara, Yağmurdan başka yardım eden olmadı sulamaya. Üstüne bastılar, şok oldum Büyüttüm ve daha derine gömdüm. O tohum büyüdü, çiçek oldu Ve kökleri uzandı cebimden içime, Kafesimin içinde yayıldı. Ben çiçekle yaşamaya alıştım Ta ki sert bir kuvvetle çekilinceye … Okumaya devam et Tohum

Kısacası Bana Her Şey Seni Hatırlatıyor

Geceleri yolumu aydınlatan sokak lambalarını görünce aklıma geliyorsun Ya da gitarın tellerine vurunca çıkan tınıda aklıma geliyorsun  Gökyüzüne baktığımda, Toprağa baktığımda birden kafamda beliriyorsun Kelebeğin kanat çırpışı bile bana seni hatırlatıyor. Seni… Henüz hiç görmediğim, dokunamadığım, sarılamadığım seni… Biliyorum saçma ama bazen bir kuşun su içişi  bana seni hatırlatıyor Ya da bir karıncanın yuvasına ekmek kırıntısı taşıyışı. Kısaca her şey bana seni hatırlatıyor  Bulutlar sanki … Okumaya devam et Kısacası Bana Her Şey Seni Hatırlatıyor

Kokusunun Rengi

Gittiğinin normalliği ile bekledim, Dönüşünün sıradanlığını. Zaman bir çocuk gibi oynarken etrafımda Yorgun düştü gözlerim koşarken arkasından. Bir rüyaya uyandım yakamozun sesiyle Kızıla boyandı saçlarım, ışıltısından. Sakladım gözlerimi, korktum Denizin rengine çalarsa diye bakışlarım Döndü işte geliyor sonunda, Geliyor kokusu uzaktan. Kokusunun rengine bürünsün elbisem!Göz kapaklarım! Serbest bırak gözlerimi!.. hpqwkon – Kokusunun Rengi Okumaya devam et Kokusunun Rengi