• Kısacası Bana Her Şey Seni Hatırlatıyor

    Kısacası Bana Her Şey Seni Hatırlatıyor

    Geceleri yolumu aydınlatan sokak lambalarını görünce aklıma geliyorsun Ya da gitarın tellerine vurunca çıkan tınıda aklıma geliyorsun  Gökyüzüne baktığımda, Toprağa baktığımda birden kafamda beliriyorsun Kelebeğin kanat çırpışı bile bana seni hatırlatıyor. Seni… Henüz hiç görmediğim, dokunamadığım, sarılamadığım seni… Biliyorum saçma ama bazen bir kuşun su içişi  bana seni hatırlatıyor Ya da bir karıncanın yuvasına ekmek… Okumaya devam edin

  • Kokusunun Rengi

    Kokusunun Rengi

    Gittiğinin normalliği ile bekledim, Dönüşünün sıradanlığını. Zaman bir çocuk gibi oynarken etrafımda Yorgun düştü gözlerim koşarken arkasından. Bir rüyaya uyandım yakamozun sesiyle Kızıla boyandı saçlarım, ışıltısından. Sakladım gözlerimi, korktum Denizin rengine çalarsa diye bakışlarım Döndü işte geliyor sonunda, Geliyor kokusu uzaktan. Kokusunun rengine bürünsün elbisem!Göz kapaklarım! Serbest bırak gözlerimi!.. hpqwkon – Kokusunun Rengi Okumaya devam edin

  • Nötr Adamlar

    Nötr Adamlar

    “Ne yani, şimdi kelimeleri hecelersek o kelimeler yok mu oluyor?” “Evet.” Bunu bana dedikten sonra elindeki torbayı sallayarak uzaklaşan adama güvenmek daha doğrusu inanmak için hiçbir sebebim yoktu. Tesadüfen aynı duraktan aynı otobüse binmiş ve yan yana oturmuştuk. Yolun yarısında bir anda kelimeleri heceleyerek yok etmekle ilgili bir şeyler anlatmaya başlamıştı. Anlattıkları çok gerçek dışıydı,… Okumaya devam edin

  • Kayda Değer

    Kayda Değer

    Semineri dinleyip not tutarken gözlerimin önünde ‘kayda değer’ kelimesi canlandı birden. Kelimelerin köküne inmenin, önüne veya arkasına bir şeyler eklemenin o kelimenin gerçekliğini daha iyi anlamaya yardımcı olduğunu düşünüyorum. Düşünmeden konuşuyoruz. Kaçımız ‘ayraç’ kelimesini düşünürken ‘ayırmak’ fiilini aklından geçiriyor? Doğru olsun ya da olmasın ağzımızdan binlercesi çıkıyor ve kendi kulağımıza gerçekten varamadan uçup kayboluyorlar. Not… Okumaya devam edin

  • Bilmiyordum

    Bilmiyordum

    Bilmiyordum… Sessiz bir uğultuyla başladı ilk olarak. Hiç fark etmedim oysaki sebebini. Her zamanki gibi ertelemiştim belki de. Bilmiyordum… İkinci günün sabahı bir mesaj geldi telefonuma. Daha önce hiç kimse bana böyle konuşmamıştı. Üzüldüm ama çok da uzun sürmedi sanki içten içe bu anın geleceğini biliyormuşum gibi hissettim. Gözlerimi telefondan çekip tavana diktim ve o… Okumaya devam edin

  • Anlarsın Değerini

    Anlarsın Değerini

    Bir uçurumun kenarında anlarsın bu hayatı, eğer tüm hayatın boyunca anlamayı becerememiş isen. Biz insanlar böyleyiz. Elimizdeki en değerli şeylerin değerini ancak onları kaybetme riski ile göz göze geldiğimizde anlıyoruz. Her aldığımız nefes, her yaşadığımız an o kadar değerli ki… Bu hayattan sonrası hakkında neye inanırsan inan, şu yaşadığın anın yani “şimdi” nin tekrar gelmeyeceğini… Okumaya devam edin

  • Başlığı farketmez bir mektup

    Bugün veya dün veyahut yarın, kavurucu bir güneşin altında sizi unutana dek…

  • Kestaneli Pasta

    Soğuktan dolayı, Efsun’un ağzından çıkan duman havaya karıştı. İstanbul sokaklarında dolaşıp duruyor, pastaneyi arıyordu. Sokaklar tabii ki tıklım tıklımdı, etraf insandan geçilmiyordu. Arabaların ve insanların gürültüsü dinmiyor, sokaklar daha da kalabalıklaşıyor, etrafta koşuşturan çoğu insan bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Birkaç saat sonra hem yeni yıla hem de yeni yaşına girecekti Efsun. Sokaklar bu yüzden kalabalıktı:…

  • Yeni Dünya

    Az kaldı Paramparça oldum yeni dünya Biliyor musun Neler oluyor duvarın arkasında Neler olmuyor, olamıyor Çünkü bitti Biliyordum, az kalmıştı Bir tek gerçek vardı bildiğim Gerçekliğinden emin olduğum Şimdi binmiş atına geliyor Ne yaparsın yeni dünya Üç kelime kaldı dilimde Onları çevirip duruyorum Diğerleri evimde Evim neredeyse Geri dönemiyorum Dönsem ne olur Kim tutar rüzgara…

  • Yas Üflenmiş Güller

    “Kral gibi yaşamak benim için kral olmaktan daha iyi.” (Kral Oidipus)  ‘Bir kralın ölüşü sonsuzlukla lanetlenmiş bir yasın doğuşudur.’  Bunu öğrendiğimde henüz yirmili yaşlarımdaydım. Küçük bir demircide çalışıyor, bütün gün karanlığın iz sürdüğü dehlizlerde kızgın demirleri dövüyordum. Ellerim daha nasır tutmamış, sırtım bir dağın tepesi gibi kıvrılmamıştı. Kanım deli akardı ve ben üzerime yüklenen yorgunluğun…

  • Edilmemiş Vedanın Kefareti

    Çok iyi tanıdığım bir yabancıya; Gördün mü bak, yine veda edemedik. İlk veda etmeden ayrılışımızı hatırlıyor musun? Sen çok aramıştın, ben çok kaçmıştım sonra da bir anda bambaşka bir yerde ortaya çıkıvermiştim. Veda etmeden çekip gitmiştim ama geri gelecektim ve ben gittiğim gibi geri geldiğimde aramızdaki herşey aynı kalmış olacaktı. Sanki hiç gitmemiş hep var…

  • İkimiz Kaldık

    Ellerimin titrediğini hissediyorum. Odam buz gibi. Parmak uçlarım bu odada neye dokunsa soğuktan uyuşmaya başlıyor. Aylar önce siyah astar attığım tuval beni izliyor, “Benden başka kimse yok, biliyorsun değil mi?” diyor. Burada başka kimse yok. Dışarıda da yok. İşin aslı, dünyada benden, bu tuvalden ve içimde büyüyen o alevden başka bir şey var mı emin…