• Hiçbir Yere Varamıyorum

    Hiçbir Yere Varamıyorum

    Gerçekler bir kaya gibi Karşımda ama aşamıyorum.Sürekli deniyorum ama Her seferinde başaramıyorum. Sadece yazmak geliyor elimden,Hiçbir faydası olmayan şeyler karalıyorum. Bazen aşk mektupları,Bazen de aşk şiirleri yazıyorum.Sonra her şeyi kilitli bir kapının ardına hapsediyorum. Gecenin alacakaranlığında yürüyorum,Yürüyorum ama hiçbir yere varamıyorum.Önce vazgeçiyorum,Sonra da gidiyorum Geriye bir kırık kalem,Bir veda mektubu,Ve soğuk bir beden bırakıyorum… Büşra Yalman – Hiçbir… Okumaya devam edin

  • Beni Anlamıyor Bu Dünya Anne

    Beni Anlamıyor Bu Dünya Anne

    Derin bir acı yaşarken, her kırılışın sonunda akıl sağlığından uzaklaşmanın eşiğine geldiğini hissedersin. Bu hiçbir şekilde yaşadığın/geçirmiş olduğun acı ve travmanın diğerlerinden daha kötü olduğu anlamına gelmez. Tam aksine, insan kendini yardıma ihtiyacın olduğuna, yardım isteyebileceğine bile ikna edemez çünkü acın, çocuklarını savaşta kaybeden bir anne ve babanın acısı kadar; açlık ve yoksulluktan ölen, her… Okumaya devam edin

  • Unutulmak Üzere

    Unutulmak Üzere

    Cüzdanında saklayıp unuttuğu hissine kapılırsın bazen Hani hep yanında gibisindir ona çok yakın Ama eli gitmez bir türlü sana uzanmaya. Kavuşmak istersin hayallerine Parmaklarına dokunmak… Önemli olmak istersin işte, fark edilmek… Zaman düşmanın olur… Biriktirip durduğun yumak haline gelmiş umut parçalarını, Günlerin senden tek tek kopardığı Bir seremoniye dönüşür çektiğin acı… Uzay boşluğunda kalakalmış Bulunmayı… Okumaya devam edin

  • Palmiyeler Üzerine

    Palmiyeler Üzerine

    Yer var, çocukların ömrü kısa kelebeklerinkinden Delinmiş çöp poşeti gibidir günler; Gerçek kumlar ve yalnız palmiyeler, Kaleli limanın sırtındaki gemiler Yer var, sandalye kapmaca oynar bulutlar Baharda açan çiçekler kar altında kalır Palmiye olmuyor, olsa yaz uğrar aslında Orada güneş ister yönetimi, ayaz alır Yer var, gerçek kürklü sahte palmiyeler Aslında gerçeğini bahçeye dikesim var… Okumaya devam edin

  • İki Şair

    İki Şair

    İki şair, ikisi de veremli Biri evli, biri nedense kederli İkisinin hali de yüzünden belli Öksürükle sarsılıyor bedenleri Yine de yüksek sesle haykırıyorlar şiirleri Gecenin karanlığında inletiyorlar sokakları, evleri Sonra susuyor, önce Muzaffer’in sesi Sonra Rüştü’nün sesi Geriye kalıyor şiirleri, dizeleri, gamları, kederleri Biri 24 diğeri 22… Önce sesleri gitti, sonra nefesleri… Sonra da bedenleri…… Okumaya devam edin

  • Kelebeğe Mektuplar

    Kelebeğe Mektuplar

    Sevgili kelebek, Bugün insanların içlerinin aslında ne kadar da boş olduğunu gördüm. Yapılan onca aktivite, geçirilen onca zamandan sonra bazı şeyleri bir çırpıda silebiliyorlar. Görmezden geliyorlar ve de bu sanki benim suçummuş gibi göstermek için can atıyorlar. Gözlerimi kapatıp ne kadar düşünsem de dayanabileceğimi zannetmiyorum. İşkence gibi geliyor hayat, hergün aynı şeyleri yapıp sürekli aynı… Okumaya devam edin

  • Azdahak: Bir Kuyruklu Yıldız Hikayesi

    Aylarca doğru düzgün kitap okuyamayan ben, bu kitabı iki gün içinde okumadım, yalayıp yuttum resmen. Çok sürükleyici, kendini okutturan, okuması da çok zevkli harika bir kitap. Okurken İskender Pala ile ilk tanıştığım zamanları düşündüm, 12-13 yaşlarındaydım ve İskender Pala’nın o sürükleyici kalemine, daha ilk sayfadan okuru olayların ortasına çekişine ve edebiyatının gücüne hayran olmuştum. Şimdi…

  • Sandukça; Tohum

    Bu, ben olarak yüklendiğim en ağır yük Ve aynı zamanda en hafifi Yarın aynı ben olmayacağım Bir hafta sorna tamamıyla başkası Belki yıllar sorna kendimi tanıyamayacağım  Bu, ben olarak yaşadığım tek kış Bahara kalmaz değişeceğim Belki bende cicekler açarım Belki de açmam Simdi attığım tohum o zamanın toprağını tutacak mı Kim bilir ? Ama kim olursam olayım o tohumu atacağım Belki onu sulamayan da ben olacağım Yaşasın…

  • Sana Şiir Yazmayacaktım

    sana şiir yazmayacaktımoturup kalbimi parçaladımkalın portakal kabuklarına yaptığım gibigüneş battıktan sonrave diş macunundan sonra yediğimizsana şiir yazmayacaktımalışır acı tadına ağzımtıpkı alıştığı gibi dilimin aynı cümlelerehepsi gülemediğim koca bir şakabunu bir hücre biliyor sadeceiçimde unutulmuş herhangi bir köşedebaşka neyi unuttum biliyor musunsana şiir yazmayacaktımkendini şiir sanmasın diye bu alçak yazıbüyük harfleri unuttum diğer sayfadaonlarsız yazmayı sevmem…

  • Bre Hasan!

    Sular akıyor. Güneşin vurduğu ışıkla yerdeki bulutlar gibi parlıyorlar. Turkuazın üstünde yer yer gri ve yeşil. İç içe akıyor. Birbirini tamamlıyor bir yapboz gibi. Durmuyor, durmadan akıyor. Taşlara vurup sıçrıyor savaş meydanındaki mızraklar gibi! Havada çarpışıyor. Parçalanıp yeniden damlalarına ayrılıyor ve kendini akıntıya bırakıyor. Geldiği yere, memleketine… Birkaç metre ilerde yeniden çalkalanmadan önce sakince ilerliyor.…

  • Plakların İçindeki Renkler

    Pazar yeri sabahın serinliğini henüz kaybetmemişti. Tezgâhlar birer birer açılırken küçük kız köşedeki yerini sessizce aldı. Önüne eski plakları dizdi; bazıları çizik, bazıları solgundu. Ama onun gözünde her biri boş bir tuvaldi. Boya kutusunu açtı, fırçasını eline aldı ve ilk plağın üzerine mavi bir gökyüzü işlemeye başladı. Yan tezgâhtaki adam ona bakıp başını salladı. “Yine…

  • Yağmur

    Sesini duydum, sabahın beşiydi Annem olsa çamaşırları düşünürdü Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi Aklıma geldi değiştiğim Çünkü eskiden anlamazdım seni Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın Acıtmadan, kaçırmadan, sakince Önümde denizden gelen bir sesti konuşan Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle Sana…