• Gün Batarken

    Gün Batarken

    Bugün de gün batıyor, günün birini sevmek için en güzel zaman dilimi gün batımı bence. Hafif esen bir rüzgar, insanların içini yumuşatan bir serinlik ve biz kuşların hayatın güzelliklerine övgüler dizdiğimiz akşam sohbetleri. İnsanların bizim ne dediğimizi anlayamamaları onlar için çok büyük bir kayıp. Çoğu kafasını kaldırıp bulutlara bile bakmıyor, bizse bulutların altından ve üstünden… Okumaya devam edin

  • Her Şeyi Saklamalı

    Her Şeyi Saklamalı

    Ah işte yine geldiler, apartman boşluğunda yankılanan seslerini duyuyorum. Sinsi adımlarla kapıma doğru yaklaşıyorlar. Çok vaktim yok her şeyi saklamalı. Ne diyordu dün okuduğum kitap; “Her şeyi, her şeyi, bilhassa ruhumu hiç bulunmayacak yerlere saklamalı.”* Bende mi saklasam ruhumu, sahi ben nereye koydum yarım bıraktığım kitabımı. O kitabı bitirmeden saklamak istemiyorum. Ayak sesleri kapıma gelene… Okumaya devam edin

  • Kelebek

    Kelebek

    Gözlerim senin o güzel kahverengi gözlerinle buluştuğunda, Zaman duruyordu adeta. Küçük bir çocuk gibi, Her geçen gün daha çok bağlanıyordum sana. İçimdeki sonsuz sevgiyi, Sen bitirdin ikimizi. Zor oldu ama alışıyorum, Günler geçtikçe öldürüyorum içimdeki seni. Aslında her şey bir oyunmuş, Ben ise bu oyunun başrol karakteri. Bir zamanlar seninle anlam bulan hayatım, Şimdilerde anlamsız… Okumaya devam edin

  • Cevher Balığı

    Cevher Balığı

    Nereden geliyordu bu serinlik, Kum üstündeki bu hareketlilik İtina ile inceledim Vardı sana karşı endişelerim Parlıyordun bir cevher gibi Belli ettin gölün üstünde kendini Lakin yüzüyordun yanlış sularda  Birçok soru var kafamda Ah şu uçurumdan düşse Davranıyordu kafasına göre  Akıntı seni aldırmasın Sen bambaşka bir diyardasın Aldatan bir dünya Cezbeder seni çokça  Uçta rengarenk bir… Okumaya devam edin

  • Sessizlik

    Sessizlik

    Kafamda uğuldamalar var Uyutmuyorlar, Beynimdeki insanlar Koşturuyorlar, Sahi, Nereden çıkıyor onlar Herkes bana odaklanmışken Nasıl da dikkatimi dağıtıyorlar Vücudumu ele geçiriyorlar Kim olduğunu bilmediğim insanlar Sükunetine saklanmışken kimsesizliğin Neden bu kadar gürültü yapıyorlar? Ayşegül Deniz – Sessizlik Okumaya devam edin

  • Hasret Ağaçları

    Hasret Ağaçları

    Hasret ağaçları sararmış dökülüyor Ümitsiz bir yaprak dalından düşüyor Akıbeti bir esintiye, bir üfürtüye dönüşüyor Rüzgarın nazıyla süzülüp toprağı öpmekte Hasret dağlarına kar yağmış Toprak umutlarına, toprak bulutlarına dokunmuş Ağaçlar görmüş, dalları donmuş Damla damla hüznünü ifade etmekte   Hasret şekil değiştiriyor Kartalın yuvasında, yılanın deliğinde Dili tutuluyor, inzivaya çekiliyor Baharda yeniden canlanmayı beklemekte Okumaya devam edin

  • Başlığı farketmez bir mektup

    Bugün veya dün veyahut yarın, kavurucu bir güneşin altında sizi unutana dek…

  • Kestaneli Pasta

    Soğuktan dolayı, Efsun’un ağzından çıkan duman havaya karıştı. İstanbul sokaklarında dolaşıp duruyor, pastaneyi arıyordu. Sokaklar tabii ki tıklım tıklımdı, etraf insandan geçilmiyordu. Arabaların ve insanların gürültüsü dinmiyor, sokaklar daha da kalabalıklaşıyor, etrafta koşuşturan çoğu insan bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Birkaç saat sonra hem yeni yıla hem de yeni yaşına girecekti Efsun. Sokaklar bu yüzden kalabalıktı:…

  • Yeni Dünya

    Az kaldı Paramparça oldum yeni dünya Biliyor musun Neler oluyor duvarın arkasında Neler olmuyor, olamıyor Çünkü bitti Biliyordum, az kalmıştı Bir tek gerçek vardı bildiğim Gerçekliğinden emin olduğum Şimdi binmiş atına geliyor Ne yaparsın yeni dünya Üç kelime kaldı dilimde Onları çevirip duruyorum Diğerleri evimde Evim neredeyse Geri dönemiyorum Dönsem ne olur Kim tutar rüzgara…

  • Yas Üflenmiş Güller

    “Kral gibi yaşamak benim için kral olmaktan daha iyi.” (Kral Oidipus)  ‘Bir kralın ölüşü sonsuzlukla lanetlenmiş bir yasın doğuşudur.’  Bunu öğrendiğimde henüz yirmili yaşlarımdaydım. Küçük bir demircide çalışıyor, bütün gün karanlığın iz sürdüğü dehlizlerde kızgın demirleri dövüyordum. Ellerim daha nasır tutmamış, sırtım bir dağın tepesi gibi kıvrılmamıştı. Kanım deli akardı ve ben üzerime yüklenen yorgunluğun…

  • Edilmemiş Vedanın Kefareti

    Çok iyi tanıdığım bir yabancıya; Gördün mü bak, yine veda edemedik. İlk veda etmeden ayrılışımızı hatırlıyor musun? Sen çok aramıştın, ben çok kaçmıştım sonra da bir anda bambaşka bir yerde ortaya çıkıvermiştim. Veda etmeden çekip gitmiştim ama geri gelecektim ve ben gittiğim gibi geri geldiğimde aramızdaki herşey aynı kalmış olacaktı. Sanki hiç gitmemiş hep var…

  • İkimiz Kaldık

    Ellerimin titrediğini hissediyorum. Odam buz gibi. Parmak uçlarım bu odada neye dokunsa soğuktan uyuşmaya başlıyor. Aylar önce siyah astar attığım tuval beni izliyor, “Benden başka kimse yok, biliyorsun değil mi?” diyor. Burada başka kimse yok. Dışarıda da yok. İşin aslı, dünyada benden, bu tuvalden ve içimde büyüyen o alevden başka bir şey var mı emin…