-

Son Ritüel
Danışmada oturuyorum. İlk günümdü stajyer olarak. Bana eşlik edecek çalışanı bekliyorum. Nöbet listesinde adını gördüm, Nalan’mış. Nasıl görünüyordur ki ismi Nalan olan birisi diye düşünürken kapı açıldı. İçeri orta yaşlı bir kadın girdi, “Günaydıın,” danışmaya geldi esneyerek. “Yeni stajyer sizsiniz değil mi?” “Evet benim. Sen diye de hitap edebilirsiniz.” dedim ama keşke demeseydim. Ben, benden… Okumaya devam edin
-

Papatya Çayı
Kapıdan gelen bir gıcırtı, içeriye dolan taze hava; yeni bir müşteri. İçeriye mavi elbiseli, sabun kokan genç bir kız girdi. Sanki gözleriyle zarar vermekten korkarcasına hafif bakan gözleri; raflardaki eski kitaplarda, yerdeki halının desenlerinde, yarısı erimiş mumlarda dolaştı. Eskimiş bir ahşaba kazınmış cümleyi okudu: Duygularınıza tercüman oluyoruz. Dükkanın arka tarafındaki kapıdan yaşlı bir adam çıktı.… Okumaya devam edin
-

Rüyadaki Kadın
Rüyamda bir kadın gördüm Gözleri yerine tüp boyalar saplanmıştı Kadını soğuk salonda gördüm Parmakları benim gibi buz kesmişti Hareket mi ediyordu? Su dalgalandıkça taştan saçlarını savurdu Rüyamda bir kadın gördüm Bir yabancı kadar tanıdık geliyordu Açık elleri bir şey bekliyordu Kadın önümdeydi Ben kadının önünde Ve ne yaptığımı bilmiyordum Bekledim Onunla beraber ve onun yerine… Okumaya devam edin
-

Mektup
Topladığım deniz kabuklarını saydım Sabit değil mi, gün sonunda yalnızız hepimiz Bu basit mektup, alıcısı yok, bir adrese de ait değil Hayat ellerime çok sebep verdi, ben kendime sus payı bıraktım Anıları doldurduğum bir kutu yaptım İçinde 17 yıl tutsak oldu Hayatıma seni esir seçtim, soluk resimlerin mezarı zihnim Kurtuluş olsa kaçardım, kendimi sigarayla da… Okumaya devam edin
-

Gölgeye Mektuplar – 4
Merhaba Sevgili Gölge, Seni özlemeye başladığımı fark ettim. Neden hala gelmiyorsun? Ortancalarımı almaya gelmiştin, peki neden benim yanıma da gelmiyorsun? Seni göremesem bile, arkamdaki varlığını hissetmeyi beklemeyi seviyorum ben. Tekrar gel olur mu? Bugün işten dönerken bir şey fark ettim; ben sana işimin ne olduğunu hiç anlatmadım. Benim aslında çok monoton bir işim var. Ama… Okumaya devam edin
-

Okyanus Kokusu
Kalkış saati geçmiş bir tramvay Beni kesiyor uzaktan. Binip binmeme kararsızlığı ile Yürüyorum hardal rengi kaldırımlarda. Okyanus kokulu lambalar Hızlandırıyor adımlarımı. Ayrılmak üzereyim Gökyüzü şarkıları söyleyen ağaçlardan. İlelebet akıp gidecekmiş gibi Sonu görülmeyen rayların sonsuzluğu. Çaresizliği yenmek gibi son bir adımla Ya da çaresizce kapılmak akışına Duraksız bir yolculuğun… hpqwkon – Okyanus Kokusu Okumaya devam edin
-
Vicdan Meselesi
Hep merak etmişti Ay ile Güneş iyi anlaşırlar mı ki Ne diye kovalarlar birbirlerini Birinin olduğu göğe Öteki giremezmiş gibi Sonra birine zulüm dedi Diğerine vicdan Kimin kim olduğunu söylemedi Alınmalarını istemezdi Fısıldadı gün batarken ‘Vicdan varsa zulüm girmez içeri Zalim kalp vicdan nedir bilmezken Ay kovalar durur Güneşi’
-
Aldatıcı Sosyallik Algısı
Bazen yıldızları çok uzakta aradığımızı düşünüyorum. Gün geçtikçe dünyanın daha sosyal bir yere dönüştüğünü düşünüyoruz. İnsanlar sosyal platformlarda sosyal etkinliklerini paylaşıp tek tuşla – yüz yüze olsa birden ulaşamayacağı kadar çok bireye ulaşıp – etkileşim alıyor. Her şey fazlasıyla ulaşılabilir; hayatımızla ilgili gelişmeler, detaylar, gereksiz ve özel bilgiler… Yani henüz birkaç yıl önce akılsız telefonla,…
-
Adalet Neden Geç Gelir Veya Hiç Gelmez?
İşleneceğini bildiğiniz bir cinayet olsa siz ne yapardınız? Bugün sizlere Marquez’in 1981’de yayımlanan polisiye romanı Kırmızı Pazartesi’den bahsedeceğim. Orijinal dili İspanyolca’da “İşleneceğini Herkesin Bildiği Cinayetin Öyküsü” olarak yayımlanan roman kısaca: cinayeti önceden duyurulmuş, bir iftira üzerine namus cinayetine kurban gidecek Santiago Nasar’ın öleceği günü, kasaba halkının neler yaptığını, neden engel olmadıklarını, cinayetin neden işlendiğini anlatır…
-
Felaketler İçinde Yeşeren Bir Aşk
Sevgili Maria, Nasılsın? Umarım iyisindir. Beni sorma Maria; şimdi sana bu mektubu darağacına gitmeden hemen önce yazıyorum. Bu bizim kısacık hikâyemiz bana hep ümit oldu. Sen akıllanmaz bir serseriden, vatanperver, aşkı için canını verecek bir adam yaptın ve şimdi en azından ailemi gururlandırarak bir amaç uğruna gidiyorum bu dünyadan. Sakın bu ayrılık için kendini hırpalama;…
-
Kendini İmha Butonu
Çocukken izlediğimiz filmlerde robotların kendini imha etme tuşu vardı. Aklıma yatmıyordu, kontrolden çıkmış bir robotu durdurmak isteyen ikinci bir kişinin o kırmızı butona basmasını anlayabilirim, ama robotun veya herhangi bir sistemin kendini nasıl ve neden yok edebileceğine dair bir cevabım yoktu. Şu sıralar ise bazen kendini imha etmeye çalışan robotlar gibi davrandığımı fark ediyorum. İnsan…
-
İcat
“Bitti!” diye bağırdı elindeki objeyi kaldırıp. Üzerinde aylardır çalıştığı ve sonunda bitirdiği, daha önce ne duyulmuş ne görülmüş bir icattı. Bundan kimseye bahsetmek istemiyordu çünkü illegal olması muhtemeldi. Buluşuna isim koyma işini sonraya bırakabilirdi. Bu icat yaklaşık bir telsiz büyüklüğündeydi, tepesinde iki anteni, bir kulaklık girişi ve eski bir ekranı vardı. Hurdacılardan topladığı eşyalarla ancak…
