-

İki Şair
İki şair, ikisi de veremli Biri evli, biri nedense kederli İkisinin hali de yüzünden belli Öksürükle sarsılıyor bedenleri Yine de yüksek sesle haykırıyorlar şiirleri Gecenin karanlığında inletiyorlar sokakları, evleri Sonra susuyor, önce Muzaffer’in sesi Sonra Rüştü’nün sesi Geriye kalıyor şiirleri, dizeleri, gamları, kederleri Biri 24 diğeri 22… Önce sesleri gitti, sonra nefesleri… Sonra da bedenleri…… Okumaya devam edin
-

Kelebeğe Mektuplar
Sevgili kelebek, Bugün insanların içlerinin aslında ne kadar da boş olduğunu gördüm. Yapılan onca aktivite, geçirilen onca zamandan sonra bazı şeyleri bir çırpıda silebiliyorlar. Görmezden geliyorlar ve de bu sanki benim suçummuş gibi göstermek için can atıyorlar. Gözlerimi kapatıp ne kadar düşünsem de dayanabileceğimi zannetmiyorum. İşkence gibi geliyor hayat, hergün aynı şeyleri yapıp sürekli aynı… Okumaya devam edin
-

Unutmayı Hatırlamak
Tamı tamına 43 yıl 3 ay ve 14 gün yaşamıştı ve hayatının ilk 2 yıl 3 ayını saymazsak gördüğü, hissettiği, tattığı, düşündüğü ve hayal ettiği hiçbir şeyi unutmamıştı. Kimse bu gücünü bilmiyordu. Öğrenciyken notları çok iyiydi, “evde çok çalışıyor ve her şeyi ezberliyor” demişlerdi. Bir kere gördüğü insanların isimlerini asla unutmazdı, “isim hafızası güçlü” demişlerdi.… Okumaya devam edin
-

Merak Ediyorum – Öyleyse Varım
İşte bir güvercin daha geçti. Kaçıncı kuş bu sabahtan beridir geçen? İlk geldiğimde sayma kararı almıştım ama sekizinciden sonra ipin ucunu kaçırdım anlaşılan. Bilmem kaç saattir parkın çimlerinde uzanıyorum. Ne gelen var ne giden. Zaman kavramının ne olduğunu unuttum, böyle çok güzel. Hava da çok güzel. Yaşamak oyun olmuş da zaman durmuş sanki. Çok boş… Okumaya devam edin
-

İçime Kar Yağdırdın
“Bana ateş verir misin?” “Ne!?”“Bana ateş verir misin, lütfen.” Cevap vermeden uzaklaşıyor, ondan öncekiler gibi. Arkasından uzun uzun bakmak istiyorum ama sisin yoğunluğu engel oluyor. Nereye gittiğimi bilemeden, göremeden buna yürümek denirse yürümeye devam ediyorum; bana ateş verebilecek, ısıtabilecek birini arıyorum. Ellerinde mumlarla, meşalelerle, fenerlerle geçen insanlara yaklaşıp bir kıvılcım, sadece tek bir kıvılcım istiyorum.… Okumaya devam edin
-

Tohum
Bir tohum bulmuştum deniz kenarında, Cebime atmıştım adını demeden kimseye. Yemin ederim, çok düşündüm dikmeden önce. Geceler geçti, yer buldum bu tohuma. Diktim ve hatta gösterdim insanlara, Yağmurdan başka yardım eden olmadı sulamaya. Üstüne bastılar, şok oldum Büyüttüm ve daha derine gömdüm. O tohum büyüdü, çiçek oldu Ve kökleri uzandı cebimden içime, Kafesimin içinde yayıldı.… Okumaya devam edin
-
Başlığı farketmez bir mektup
Bugün veya dün veyahut yarın, kavurucu bir güneşin altında sizi unutana dek…
-
Kestaneli Pasta
Soğuktan dolayı, Efsun’un ağzından çıkan duman havaya karıştı. İstanbul sokaklarında dolaşıp duruyor, pastaneyi arıyordu. Sokaklar tabii ki tıklım tıklımdı, etraf insandan geçilmiyordu. Arabaların ve insanların gürültüsü dinmiyor, sokaklar daha da kalabalıklaşıyor, etrafta koşuşturan çoğu insan bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Birkaç saat sonra hem yeni yıla hem de yeni yaşına girecekti Efsun. Sokaklar bu yüzden kalabalıktı:…
-
Yeni Dünya
Az kaldı Paramparça oldum yeni dünya Biliyor musun Neler oluyor duvarın arkasında Neler olmuyor, olamıyor Çünkü bitti Biliyordum, az kalmıştı Bir tek gerçek vardı bildiğim Gerçekliğinden emin olduğum Şimdi binmiş atına geliyor Ne yaparsın yeni dünya Üç kelime kaldı dilimde Onları çevirip duruyorum Diğerleri evimde Evim neredeyse Geri dönemiyorum Dönsem ne olur Kim tutar rüzgara…
-
Yas Üflenmiş Güller
“Kral gibi yaşamak benim için kral olmaktan daha iyi.” (Kral Oidipus) ‘Bir kralın ölüşü sonsuzlukla lanetlenmiş bir yasın doğuşudur.’ Bunu öğrendiğimde henüz yirmili yaşlarımdaydım. Küçük bir demircide çalışıyor, bütün gün karanlığın iz sürdüğü dehlizlerde kızgın demirleri dövüyordum. Ellerim daha nasır tutmamış, sırtım bir dağın tepesi gibi kıvrılmamıştı. Kanım deli akardı ve ben üzerime yüklenen yorgunluğun…
-
Edilmemiş Vedanın Kefareti
Çok iyi tanıdığım bir yabancıya; Gördün mü bak, yine veda edemedik. İlk veda etmeden ayrılışımızı hatırlıyor musun? Sen çok aramıştın, ben çok kaçmıştım sonra da bir anda bambaşka bir yerde ortaya çıkıvermiştim. Veda etmeden çekip gitmiştim ama geri gelecektim ve ben gittiğim gibi geri geldiğimde aramızdaki herşey aynı kalmış olacaktı. Sanki hiç gitmemiş hep var…
-
İkimiz Kaldık
Ellerimin titrediğini hissediyorum. Odam buz gibi. Parmak uçlarım bu odada neye dokunsa soğuktan uyuşmaya başlıyor. Aylar önce siyah astar attığım tuval beni izliyor, “Benden başka kimse yok, biliyorsun değil mi?” diyor. Burada başka kimse yok. Dışarıda da yok. İşin aslı, dünyada benden, bu tuvalden ve içimde büyüyen o alevden başka bir şey var mı emin…
