• Çocuğun Üzgün Bakan Gözleri

    Çocuğun Üzgün Bakan Gözleri

    Ne değiştirdi beni? Ne zaman düştüm  Bir kış masalına ağlayacak duruma? Ne doldurdu gözlerimi? Çocuğun üzgün bakan gözleri, Fark ettim ki zormuş silmesi, Acısını atması yüreğin.  Saatlerce aynaya bakarken Bir kanıttı görmeye çalıştığım: Kış masalı neden mi ağlatır beni? Gelmeyecek günleri başkasından dinlemekten, Hem de en güzel halinin Akmış olmasından avucumdan.  Eline balyozu alacak birini bulsam benim için  Aynaları parçalayabilir miydim? Gerçeği göremediğim aynaları Ve… Okumaya devam edin

  • Çuvaldaki Hikayeler

    Çuvaldaki Hikayeler

    Çuvalın ağırlığı sırtını acıtıyordu acıtmasına ama bu dik yokuşu çıkarken hiç bu kadar güçlü hissetmemişti. Dükkanların yanından geçti. Önünde kalan esnaf sayısı arkasında bıraktığından daha fazlaydı. Henüz hiç hikaye satamamıştı. Ona göre bu satamayacağı anlamına değil, denemeye devam etmesi gerektiği anlamına geliyordu. Yine bir kapının önünde durdu ve çuvalını kapının eşiğine bıraktı, “Hikayelerim var! İlgilenirseniz… Okumaya devam edin

  • Son Küre

    Son Küre

    Günün birinde, şehrin birinde hayallerini kucağında taşıyan bir çocuk varmış. Çocukça heyecanla kurduğu hayallerini kristal kürelere koymuş, kırılmalarından korktuğu için çok dikkatli yürüyormuş.Sokaklarda gezerken her girdiği sokakta yeni hayaller bulmuş. Her girdiği sokaktan kucağı daha dolu çıkmış. Şehrin en kalabalık meydanından geçerken ayağı takılmış, kucağındaki hayalleriyle beraber yere düşmüş. Küreler meydanın tamamına dağılmışlar. Şanslıymış hiçbir… Okumaya devam edin

  • Yarım Yamalak

    Yarım Yamalak

    Bir dakika, bir dakika. Bu evde bir terslik var. İçinde hala yaşayanlar var gibi ama kimse yok. Eve aylardır giren olmadığı belli. Ama evde taşınmaya dair hiçbir iz yok. Raflar dolu, yarım bırakılmış kitap yatağın üstünde duruyor, mutfak masasındaki sürahi bile hala dolu. Neler olmuş bu evde? Kendimi bildim bileli evlerin camlarından, balkonlarından, komşular kapı… Okumaya devam edin

  • Bir Tır Geçti

    Bir Tır Geçti

    Bir tır geçti üstümden, Sırtındaki iyi dilekleri okudum.Ayaz esmekteydi penceredenVe ben tavanı unutmuştum.Ağır kar topları doldurdu odamı, Odam beyaza büründü kapattı üstümü.Boşver bedenimi, üşüyen ruhumdu. Bir tır geçti üstümdenGeceler boyuSırtıma kuru yapraklar birikti.Bir ağaç buldum ve seslendim:Nasıl salıveriyorsunuz bu yaprakları?Atıveriyorsunuz sırtınızdan yükü?Bir tır geçti üstümden ve ben yolda kaldım. Çıplak odunların arasında yürürken fark ettim:Ezilip büzülen, kambur… Okumaya devam edin

  • Kelebeğe Mektuplar – 2

    Kelebeğe Mektuplar – 2

    15 Gün Daha 15 gün olmuştu. Bu şeye hapsolalı daha 15 gün olmuştu. Kalbim kırık bir şekilde her gün aynı yere aynı saatte giderken… Yorulmuştum. Bazen “Artık yeter, bununla da baş etmek zorunda kalmak istemiyorum.” demek istiyordum ama neye yarıyordu ki? Kimse geriye dönüp hatalarının farkına varmak istemezdi sonuçta. Sadece hayatlarını yaşayıp bizleri kendilerine muhtaç… Okumaya devam edin

  • Azdahak: Bir Kuyruklu Yıldız Hikayesi

    Aylarca doğru düzgün kitap okuyamayan ben, bu kitabı iki gün içinde okumadım, yalayıp yuttum resmen. Çok sürükleyici, kendini okutturan, okuması da çok zevkli harika bir kitap. Okurken İskender Pala ile ilk tanıştığım zamanları düşündüm, 12-13 yaşlarındaydım ve İskender Pala’nın o sürükleyici kalemine, daha ilk sayfadan okuru olayların ortasına çekişine ve edebiyatının gücüne hayran olmuştum. Şimdi…

  • Sandukça; Tohum

    Bu, ben olarak yüklendiğim en ağır yük Ve aynı zamanda en hafifi Yarın aynı ben olmayacağım Bir hafta sorna tamamıyla başkası Belki yıllar sorna kendimi tanıyamayacağım  Bu, ben olarak yaşadığım tek kış Bahara kalmaz değişeceğim Belki bende cicekler açarım Belki de açmam Simdi attığım tohum o zamanın toprağını tutacak mı Kim bilir ? Ama kim olursam olayım o tohumu atacağım Belki onu sulamayan da ben olacağım Yaşasın…

  • Sana Şiir Yazmayacaktım

    sana şiir yazmayacaktımoturup kalbimi parçaladımkalın portakal kabuklarına yaptığım gibigüneş battıktan sonrave diş macunundan sonra yediğimizsana şiir yazmayacaktımalışır acı tadına ağzımtıpkı alıştığı gibi dilimin aynı cümlelerehepsi gülemediğim koca bir şakabunu bir hücre biliyor sadeceiçimde unutulmuş herhangi bir köşedebaşka neyi unuttum biliyor musunsana şiir yazmayacaktımkendini şiir sanmasın diye bu alçak yazıbüyük harfleri unuttum diğer sayfadaonlarsız yazmayı sevmem…

  • Bre Hasan!

    Sular akıyor. Güneşin vurduğu ışıkla yerdeki bulutlar gibi parlıyorlar. Turkuazın üstünde yer yer gri ve yeşil. İç içe akıyor. Birbirini tamamlıyor bir yapboz gibi. Durmuyor, durmadan akıyor. Taşlara vurup sıçrıyor savaş meydanındaki mızraklar gibi! Havada çarpışıyor. Parçalanıp yeniden damlalarına ayrılıyor ve kendini akıntıya bırakıyor. Geldiği yere, memleketine… Birkaç metre ilerde yeniden çalkalanmadan önce sakince ilerliyor.…

  • Plakların İçindeki Renkler

    Pazar yeri sabahın serinliğini henüz kaybetmemişti. Tezgâhlar birer birer açılırken küçük kız köşedeki yerini sessizce aldı. Önüne eski plakları dizdi; bazıları çizik, bazıları solgundu. Ama onun gözünde her biri boş bir tuvaldi. Boya kutusunu açtı, fırçasını eline aldı ve ilk plağın üzerine mavi bir gökyüzü işlemeye başladı. Yan tezgâhtaki adam ona bakıp başını salladı. “Yine…

  • Yağmur

    Sesini duydum, sabahın beşiydi Annem olsa çamaşırları düşünürdü Ben bir mevsimi düşündüm, bir kişiyi Aklıma geldi değiştiğim Çünkü eskiden anlamazdım seni Yürürken ıslanmak istemezdim yağmur Eteklerimi düşünürdüm, ıslanan gözlüğümü Şimdi aklımda terasta oturduğumuz gece Hani Ay’ı beklerken senin bizi selamladığın Acıtmadan, kaçırmadan, sakince Önümde denizden gelen bir sesti konuşan Kazınmıştı aklıma kırık bir cümleyle Sana…