-

Bir Tır Geçti
Bir tır geçti üstümden, Sırtındaki iyi dilekleri okudum.Ayaz esmekteydi penceredenVe ben tavanı unutmuştum.Ağır kar topları doldurdu odamı, Odam beyaza büründü kapattı üstümü.Boşver bedenimi, üşüyen ruhumdu. Bir tır geçti üstümdenGeceler boyuSırtıma kuru yapraklar birikti.Bir ağaç buldum ve seslendim:Nasıl salıveriyorsunuz bu yaprakları?Atıveriyorsunuz sırtınızdan yükü?Bir tır geçti üstümden ve ben yolda kaldım. Çıplak odunların arasında yürürken fark ettim:Ezilip büzülen, kambur… Okumaya devam edin
-

Kelebeğe Mektuplar – 2
15 Gün Daha 15 gün olmuştu. Bu şeye hapsolalı daha 15 gün olmuştu. Kalbim kırık bir şekilde her gün aynı yere aynı saatte giderken… Yorulmuştum. Bazen “Artık yeter, bununla da baş etmek zorunda kalmak istemiyorum.” demek istiyordum ama neye yarıyordu ki? Kimse geriye dönüp hatalarının farkına varmak istemezdi sonuçta. Sadece hayatlarını yaşayıp bizleri kendilerine muhtaç… Okumaya devam edin
-

Hiçbir Yere Varamıyorum
Gerçekler bir kaya gibi Karşımda ama aşamıyorum.Sürekli deniyorum ama Her seferinde başaramıyorum. Sadece yazmak geliyor elimden,Hiçbir faydası olmayan şeyler karalıyorum. Bazen aşk mektupları,Bazen de aşk şiirleri yazıyorum.Sonra her şeyi kilitli bir kapının ardına hapsediyorum. Gecenin alacakaranlığında yürüyorum,Yürüyorum ama hiçbir yere varamıyorum.Önce vazgeçiyorum,Sonra da gidiyorum Geriye bir kırık kalem,Bir veda mektubu,Ve soğuk bir beden bırakıyorum… Büşra Yalman – Hiçbir… Okumaya devam edin
-

Beni Anlamıyor Bu Dünya Anne
Derin bir acı yaşarken, her kırılışın sonunda akıl sağlığından uzaklaşmanın eşiğine geldiğini hissedersin. Bu hiçbir şekilde yaşadığın/geçirmiş olduğun acı ve travmanın diğerlerinden daha kötü olduğu anlamına gelmez. Tam aksine, insan kendini yardıma ihtiyacın olduğuna, yardım isteyebileceğine bile ikna edemez çünkü acın, çocuklarını savaşta kaybeden bir anne ve babanın acısı kadar; açlık ve yoksulluktan ölen, her… Okumaya devam edin
-

Unutulmak Üzere
Cüzdanında saklayıp unuttuğu hissine kapılırsın bazen Hani hep yanında gibisindir ona çok yakın Ama eli gitmez bir türlü sana uzanmaya. Kavuşmak istersin hayallerine Parmaklarına dokunmak… Önemli olmak istersin işte, fark edilmek… Zaman düşmanın olur… Biriktirip durduğun yumak haline gelmiş umut parçalarını, Günlerin senden tek tek kopardığı Bir seremoniye dönüşür çektiğin acı… Uzay boşluğunda kalakalmış Bulunmayı… Okumaya devam edin
-

Palmiyeler Üzerine
Yer var, çocukların ömrü kısa kelebeklerinkinden Delinmiş çöp poşeti gibidir günler; Gerçek kumlar ve yalnız palmiyeler, Kaleli limanın sırtındaki gemiler Yer var, sandalye kapmaca oynar bulutlar Baharda açan çiçekler kar altında kalır Palmiye olmuyor, olsa yaz uğrar aslında Orada güneş ister yönetimi, ayaz alır Yer var, gerçek kürklü sahte palmiyeler Aslında gerçeğini bahçeye dikesim var… Okumaya devam edin
-
Vicdan Meselesi
Hep merak etmişti Ay ile Güneş iyi anlaşırlar mı ki Ne diye kovalarlar birbirlerini Birinin olduğu göğe Öteki giremezmiş gibi Sonra birine zulüm dedi Diğerine vicdan Kimin kim olduğunu söylemedi Alınmalarını istemezdi Fısıldadı gün batarken ‘Vicdan varsa zulüm girmez içeri Zalim kalp vicdan nedir bilmezken Ay kovalar durur Güneşi’
-
Aldatıcı Sosyallik Algısı
Bazen yıldızları çok uzakta aradığımızı düşünüyorum. Gün geçtikçe dünyanın daha sosyal bir yere dönüştüğünü düşünüyoruz. İnsanlar sosyal platformlarda sosyal etkinliklerini paylaşıp tek tuşla – yüz yüze olsa birden ulaşamayacağı kadar çok bireye ulaşıp – etkileşim alıyor. Her şey fazlasıyla ulaşılabilir; hayatımızla ilgili gelişmeler, detaylar, gereksiz ve özel bilgiler… Yani henüz birkaç yıl önce akılsız telefonla,…
-
Adalet Neden Geç Gelir Veya Hiç Gelmez?
İşleneceğini bildiğiniz bir cinayet olsa siz ne yapardınız? Bugün sizlere Marquez’in 1981’de yayımlanan polisiye romanı Kırmızı Pazartesi’den bahsedeceğim. Orijinal dili İspanyolca’da “İşleneceğini Herkesin Bildiği Cinayetin Öyküsü” olarak yayımlanan roman kısaca: cinayeti önceden duyurulmuş, bir iftira üzerine namus cinayetine kurban gidecek Santiago Nasar’ın öleceği günü, kasaba halkının neler yaptığını, neden engel olmadıklarını, cinayetin neden işlendiğini anlatır…
-
Felaketler İçinde Yeşeren Bir Aşk
Sevgili Maria, Nasılsın? Umarım iyisindir. Beni sorma Maria; şimdi sana bu mektubu darağacına gitmeden hemen önce yazıyorum. Bu bizim kısacık hikâyemiz bana hep ümit oldu. Sen akıllanmaz bir serseriden, vatanperver, aşkı için canını verecek bir adam yaptın ve şimdi en azından ailemi gururlandırarak bir amaç uğruna gidiyorum bu dünyadan. Sakın bu ayrılık için kendini hırpalama;…
-
Kendini İmha Butonu
Çocukken izlediğimiz filmlerde robotların kendini imha etme tuşu vardı. Aklıma yatmıyordu, kontrolden çıkmış bir robotu durdurmak isteyen ikinci bir kişinin o kırmızı butona basmasını anlayabilirim, ama robotun veya herhangi bir sistemin kendini nasıl ve neden yok edebileceğine dair bir cevabım yoktu. Şu sıralar ise bazen kendini imha etmeye çalışan robotlar gibi davrandığımı fark ediyorum. İnsan…
-
İcat
“Bitti!” diye bağırdı elindeki objeyi kaldırıp. Üzerinde aylardır çalıştığı ve sonunda bitirdiği, daha önce ne duyulmuş ne görülmüş bir icattı. Bundan kimseye bahsetmek istemiyordu çünkü illegal olması muhtemeldi. Buluşuna isim koyma işini sonraya bırakabilirdi. Bu icat yaklaşık bir telsiz büyüklüğündeydi, tepesinde iki anteni, bir kulaklık girişi ve eski bir ekranı vardı. Hurdacılardan topladığı eşyalarla ancak…
